| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 78 |
| Tarih: | 07.04.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada sadece taşınmaz bir mülkün el değiştirmesini değil İzmir'in tarihsel kimliğine, cumhuriyet mirasına ve yerel demokrasinin en temel ilkelerine yönelik açık bir müdahaleyi konuşmak için söz almış bulunuyorum.
İzmir Halkapınar'da 1908 yılında inşa edilen ve 1926 yılında bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün imzasıyla İzmir halkının kullanımına sunulmak üzere belediyeye devredilen tarihî un fabrikası bugün "meslek fabrikası" adıyla gençlerimize ve kadınlarımıza umut olan bir eğitim yuvasıdır. Ancak ne yazık ki bu yaşayan endüstriyel miras hukuksuz bir mülkiyet operasyonuyla karşı karşıyadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü vakıf eseri olduğunu iddia ettiği bu binayı 7565 sayılı Kanun'un getirdiği muğlak "vakıf kültür varlığı" tanımına sığınarak tek taraflı bir idari işlemle kendi üzerine geçirmiştir. Vakıflar Yasası'nda bu düzenleme Meclisten geçerken özellikle uyarmıştık, "Burada keyfîliğe yol açacaksınız, bu Vakıf Kanunu'ndaki düzenleme keyfî tutum ve davranışlara sizi sevk edecek." demiştik ve çok geçmeden bunun bir örneğini İzmir'de görüyoruz. Bu kanunla getirilen genişletilmiş tanım vakfedenin iradesini koruma amacını çoktan aşmış, yerel yönetimlerin elindeki tarihî yapıları merkezî idareye aktaran bir varlık transferi mekanizmasına dönüşmüştür. Ve devam eden yargı sürecinde de hiç bekleme gibi bir lüksünüz yok çünkü yangından mal kaçırıyorsunuz ve hukuk, yargı kararı olmadan, keyfî bir davranışla belediyenin uhdesindeki bir varlığı genel yönetime devrederek bir nevi kendi tasarrufunuz altında hüküm sürmek istiyorsunuz. İzmir örneği bu tehlikeli yasal kılıfın sahaya yansıyan ilk ve en acı sonucudur. Vakıflar Yasası'nda yaptığınız bu değişiklikle şöyle geçmişe bir dönüp bir bakalım. Yusuf Beyazıt Bey biraz önce buradaydı, AK PARTİ iktidarının ilk yıllarında vakıfların elinde bulunan bu tür eserler belediyelere tahsis edilmek suretiyle milletin hizmetine sunuluyordu ama 24'üncü yılın sonunda ne yapıyorsunuz? Belediyelerin elinde olan ve milletin hizmetine sunulan varlıklar muhalif siyasilerdeyse bir keyfî kararla kendi uhdenize geçiriyorsunuz. Yapmayın arkadaşlar bunu, özellikle ifade ediyorum, iktidar sıralarına sesleniyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
İDRİS ŞAHİN (Devamla) - Bakınız, 1926'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk burayı belediyelere tahsis etmiş, hiç olmazsa onun iradesine saygı gösterin. Gazi Mustafa Kemal'in dediği gibi, aradaki geçen bunca sürede değişen ne var biliyor musunuz? Atatürk diyor ki: "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." Oysa siz yüz yıl sonra onun eserine karşılık "Biz varsak bu memleket var. Biz varsak bu hizmetler var. Biz yoksak hiçbir şey yok." diyorsunuz, her şeyi kendinize bağlıyorsunuz, işte, yüz yıl sonra aradaki farkı net olarak ortaya koyuyorsunuz. Dolayısıyla sizi bir kez daha buradan uyarıyoruz: Geçmişte çok güzel örneklerini verdiğimiz vakıf çalışmalarını devam ettirmek istiyorsanız önce vakıf senedinde beyan edilen hususlara saygı gösterin, Gazi Mustafa Kemal'in emanetine saygı gösterin, İzmir halkının iradesine saygı gösterin diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)