GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:78
Tarih:07.04.2026

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sayın Başkanım...

VEYSAL TİPİOĞLU (Kocaeli) - Direkt bana karşı sataşma var Sayın Başkan.

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Neyine cevap verecek Başkanım? Gayet yapıcı bir uyarı oldu. Neyine cevap verecek? Her şeye de cevap mı verilir!

BAŞKAN - Buyurun.

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Sayın Başkanım, öncelikle buradaki hiçbir milletvekilinin diğeriyle bir husumeti yok. Sayın hatiple de biz Grup Başkan Vekillerinin de buradaki milletvekillerimizin de kişisel bir husumet yok. Mesleki onur ve şerefine kendi bölgemizde nasıl bir mesleği icra ettiğini bilmiyoruz ama bugün karşımızda milletvekili olarak duruyor. Milletvekili olarak durduğuna göre de onuruyla, şerefiyle mesleğini icra ettiğinin bir tezahürüdür. Dolayısıyla o mesleği onuruyla, şerefiyle, haysiyetiyle icra ettiği için de bugün bu sıralarda milletin vekili olarak duruyor. Milletin vekili olduğu kadar kendi geldiği meslek grubuna olan düşkünlüğüne de ben kendim şahidim. Burada da "O meslek grubunun sorunlarını konuşalım." diyoruz. Bununla ilgili hem milletin vekili gibi davranmak hem de mensup olduğu Türk polis teşkilatının sorunları için burada muhalefetin ortaya koyduğu çabaya destek vermesi gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Bunun adı "popülizm" değil. Kim polise taş attıysa bununla ilgili yargı mercileri, adli ve idari kolluk birimleri gereğini yapar; bu, hukukun problemi. Burada bununla ilgili polisin derdini, tasasını, sorununu çözmekle ilgileniyoruz. Yoksa şöyle bir zihniyetle hareket edemeyiz Değerli Başkanım, değerli arkadaşlar: Orman yangınları oluyor, bunun üzerinden siyaset olmaz. Deprem oluyor, bunun üzerinden siyaset olmaz. Sel oluyor, bunun üzerinden siyaset olmaz. Memleketi adam gibi yönetin biz de hiçbir şey üzerinden siyaset yapmayalım. 2025 yılında, 2023 yılında, 2022 yılında insanlar selden ölüyor ya. 2020, 2021, 2022, 2023, 2024 yılında ormanlarımız yanıyor, oralara oteller dikiliyor. Bütün bu felaketler sizin de gözünüzün önünde oluyor. Sizin içinizin yanmıyor olması mümkün mü? Her birinizin duyarlılığına biz şahidiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

UĞUR POYRAZ (Antalya) - Ama kurban olayım ya, başkalarının yedikleri haltlarla ilgili burada müdafaada bulunmak zorunda değilsiniz, bununla ilgili yürütmeyi siz götürmüyorsunuz. Yürütme kararlar alıyor, uyguluyor; sizler de burada bizim gibi... Sizlerin de mağduriyetini biliyoruz, biliyoruz bu mağduriyeti, o yüzden bu nezaketi elden bırakmamaya çalışıyoruz ama yürütmenin aldığı ve uyguladığı kararlar... Beşinci yargı paketi geliyor, altıncı yargı paketiyle mülga oluyor; yedinci yargı paketi geliyor, beşinci yargı paketini mülga ediyor. Ya, bu, kanun yapma tekniği falan değil, Parlamentonun özelliğini, niteliğini ve gücünü yıpratıyorsunuz. Böyle bir niyetiniz ve amacınız olmadığını biliyoruz ama buna vesile oluyorsunuz. Burada sözlerimizin hiçbirini kişiselleştirmeyin, bizim kimsenin şahsıyla bir problemimiz yok, burada kurumsal bir zihniyetle mücadele ediyoruz. Bu, sizin şahsınızın zihniyeti değil, yürütmenin zihniyeti. Siz burada milletin vekilleri olarak bir mücadele veriyorsunuz; elimizi tutun, polisin, yargının üzerindeki baskıyı beraber kaldıralım. O yargı hepimizi yargılayacaksa o yargının adil olmasını sağlayalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

UĞUR POYRAZ (Antalya) - O polis hepimize işlem yapacaksa o polisin vicdanlı, mesleğin onuruna yakışır bir şekilde hayatta ve ayakta kalmasını sağlayalım.

Teşekkür ediyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)