| Konu: | Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 77 |
| Tarih: | 02.04.2026 |
MEHMET ZEKİ İRMEZ (Şırnak) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Ekranları başında bizleri takip eden Türkiye halklarını ve cezaevlerindeki tüm tutsak yoldaşlarımı saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Kanun teklifinin 15'inci maddesinde şans ve bahis oyunlarına yönelik reklam harcamalarının kurum kazancından indirilmesinin önüne geçilmesi öngörülüyor. Maksat ne? Sektörün ticari cazibesini mali politikalarla kısıtlama. Hele ki sektörün iktidar eliyle en büyük yandaşlarına armağan edildiği ortadayken bu en büyük çelişki değil mi?
Tabii, buradan yurttaşlara seslenmek istiyorum: İktidarın yarattığı ve politikalarıyla daha da körüklediği ekonomik kriz yetişkinleri, özellikle de işsiz, umutsuz gençleri bahis bataklığına doğrudan maalesef sürüklüyor. Sonuç ortada; hayatlar sönüyor, aileler dağılıyor, toplumsal çürüme derinleşiyor. İktidarın bu konudaki cılız ve caydırıcılıktan uzak tedbirleri toplumu avutmak dışında bir işleve sahip değil. Konuya ciddiyetle ve yapısal bir çerçevede yaklaşılmadığı sürece olumlu sonuç beklemek gerçekçi olmayacaktır. Acilen bahis ve şans oyunları üzerindeki yetki özel şirketlerden alınmalıdır, sıkı ve bağlayıcı limitler getirilmelidir, hızlı ve sürekli oynatmayı teşvik eden tüm mekanizmalar kaldırılmalıdır, uluslararası deneyimler dikkate alınarak kapsamlı bir yasal çerçeve kurulmalıdır ve en önemlisi, yurttaşı, gençleri bu bataklığa iten ekonomik koşullar ortadan kaldırılmalıdır. Bu saydıklarım hayata geçirilmediği sürece atılacak her adım tali ve aldatıcı nitelikte olacaktır.
Değerli milletvekilleri, bu elimde resmini gördüğünüz çocuğun adı Bişeng Anık, henüz 17 yaşında bir lise öğrencisi iken 1992 yılında Şırnak'taki "Nevroz" kutlamalarına katıldığı gerekçesiyle gözaltına alındı, günlerce ağır işkence gördü; sonrasında, gözaltındayken kafasına kurşun sıkılarak katledildi, 28 Mart 1992 günü ölü bedeni dedesi Ahmet Anık'a teslim edildi. Vücudunda çok sayıda sigara yanığı, işkence izi bulunuyordu. Dönemin Valisi Mustafa Malay sorumluluğu önce garnizon komutanlığına attı, sonrasında Bişeng'in intihar ettiğini kamuoyuna açıklamak zorunda kaldı. Sorumluları temize çıkardı, işkencecileri ve katilleri akladı. Kimse yargılanmadı, ceza almadı. Bir cinayet daha faili meçhul bırakıldı. Söylenecek çok şey, anlatılacak benzeri binlerce kaybetme ve katledilme hikâyesi var. Bir kez daha Bişeng'in anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Bu anlattığım olay 1992 Şırnak "Nevrozu"nun ardından yaşandı.
Aradan tam otuz dört sene geçti, yer yine Şırnak, hedefte yine çocuklar ve yurttaşlar, hedefte yine "Nevroz" kutlamaları var. Sadece Şırnak değil birçok ilde "Nevroz" kutlamalarına katılan çocuklardan ve yetişkinlerden oluşan yüzlerce yurttaş Kürt hukuksuz ve hasmane bir biçimde gözaltına alındı, işkenceye uğradı. Sebep? Sarı, kırmızı, yeşil renkler. Sebep? Federe Kürdistan bayrağı taşıma. Sebep? Kürtlerin ulusal kıyafetlerini giyme. Sebep? Sayın Öcalan'ın resmini taşıma.
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Bebek katili o, bebek katili! Yeter artık ya!
MEHMET ZEKİ İRMEZ (Devamla) - Yani otuz dört yılda neredeyse değişen bir şey görmüyoruz. Hem de ortada yaşanmış o kadar hukuksuzluk, katliam, acı ve gözyaşı var ki tam da barış ve demokratik toplum sürecine girişmişken, tam da kardeşlik söylemi en yüksek tonda söylenmişken, tam da iki halk arasındaki tarihsel bağların önemi tekrar tekrar vurgulanıyorken ne yazık ki söylem ile eylem birbirini tutmuyor. Gelişmeler sürece olan güvene sekte vuruyor. Amacımız, geçmişte yaşananları dile getirerek açık yaraları kanatmak değil, geçmiş hatalara düşmeden barış ve demokratikleşmeyle taçlanabilecek bir sürecin önüne engel oluşturabilecek pratikleri sonlandırmaktır. Orta Doğu yangın yeriyken tarihten doğru dersi çıkarmak hepimizin boynunun borcudur. Bu bir gereklilikten ziyade zorunluluğun bize dayattığıdır. Baskı, zulüm yok saymayla süren geçmiş yüzyıl, gelecek barış yüzyılını daha fazla gölgelemesin. Barış söyleminin zemini daha fazla boşaltılmasın diyoruz.
Teşekkürler. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)