GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:76
Tarih:01.04.2026

GÜLCAN KIŞ (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 12'nci maddesi üzerine söz aldım.

Önce, ülkemizin gerçeğini görelim: Mazot 75 lirayı aşmış, biberin kilosu 250 lira, kiralar almış başını gitmiş; açlık sınırı 32 bin lirayı, yoksulluk sınırı 106 bin lirayı geçmiş durumda; memura, asgari ücretliye, emekliye yaptığınız zam daha ikinci ayda erimişken biz burada yırtık cebi yamamak için vatandaşa getirdiğiniz yeni vergi yüklerini konuşuyoruz. Allah aşkına vatandaşın nefes almasını sağlayacak tek bir düzenlemeniz olmayacak mı? Bir kez de "Nasıl alırım?" yerine "Vatandaşı nasıl rahatlatırım?" diye bir teklif getirin. Ülkemizde tablo çok net: Vatandaş borçla yaşıyor, icra dosyaları patlamış, milyonlarca insan geçinemiyor ama siz vergi üstüne vergi getiriyorsunuz. İlk 2 ayda faize 640 milyar lira ödediniz. Vatandaşa gelince de "Kaynak yok." diyorsunuz.

Değerli milletvekilleri, AKP 12'nci maddeyle doğal inciyi, elması, kıymetli veya yarı kıymetli taşları yüzde 20 ÖTV kapsamına alıyor. Cumhurbaşkanına da bu oranı 0'a indirme ya da yüzde 25'e kadar artırma yetkisi veriyor. Buradan da 1,9 milyar lira gelir bekliyor ama Komisyonda sektör temsilcilerimiz çok net uyardılar. "Ham maddeye vergi koyarsanız üretim düşer, ihracat zarar görür, sistem kayıt dışına kayar." dediler. Yani siz bu düzenlemeyle sadece vergi getirmiyorsunuz, sektörü de riske atıyorsunuz. Elbette ki biz lüks tüketimin vergilendirilmesine karşı değiliz ama siz vergi adaletini kurmadan sadece vergi alanını genişletiyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Komisyonda bunun için açık bir önerge verdik. Saatin kordonundan vergi alıyorsunuz ama saatin kendisinden almıyorsunuz. Lüksü vergilendirecekseniz kol saatini de kapsama alın dedik, Komisyonda reddettiniz. Şimdi, önergemizi burada yineliyoruz ve birazdan oylayacağız ve oyunuzun da rengini göreceğiz ama sizin zihniyetinizi çok iyi biliyoruz; vergi vatandaşa, muafiyet lükse.

Diğer bir önemli düzenleme de ise İşsizlik Sigortası Fonu'yla ilgili. Cumhurbaşkanına yüzde 1 olan devlet katkısını artırma ya da yarıya indirme yetkisi veriyorsunuz. Arttırmayacağını da çok iyi biliyoruz. Bu yetki işçiye destek için değil, gerektiğinde fondan çekilmek içindir. 628 milyar liralık fonu tek imzaya bağlıyorsunuz. Bu, emeğin güvencesini belirsizliğe teslim etmektir.

Bir de depremzedeler için getirdiğiniz madde ilk başta destek gibi görünse de değil, tam bir müflis tüccar işi. 2046'ya kadar 594 milyar lirayı beklemek yerine 152 milyar liraya razı oluyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Neden? Çünkü ekonomiyi yönetemiyorsunuz, çünkü faize para yetiştiremiyorsunuz. Depremzedelerin evi üzerinden bütçe açığını kapatmaya çalışırken "İndirim yaptık." diyorsunuz. Aslında bu, ölümü gösterip sıtmaya razı etmektir. (CHP sıralarından alkışlar) Vatandaşın çaresizliğini fırsata çeviriyorsunuz; ayıptır, günahtır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak depremin hemen ardından kanun teklifi verdik, "Depremzede borçlandırılamaz, ilk konut bedelsiz olmalıdır." dedik ama bunu reddettiniz. "Bedelsiz verilsin." dediğimiz o evleri vatandaşa satıp adına da destek diyorsunuz. Vatandaşa vergi getirirken, depremzedeye konut satarken ama BOTAŞ'ın da borçlarını siliyorsunuz, kamu zararını hazineye yüklüyorsunuz.

Özelleştirme maddesi zaten tam bir facia. Kasada para kalmayınca kamu kurumlarının, üniversitelerin, SGK'nin taşınmazlarını sabıkalı Özelleştirme İdaresine devrediyor, sonra da satışa çıkarıyorsunuz. Bu düzenlemeyle 35-45 milyar lira gelir bekliyorsunuz. Aslında mesele kamu yararı değil, günü kurtarmak. Bu teklifinizde devletin mallarını parsel parsel satışa çıkarıyorsunuz, bu da sizin ihtisas alanınız olmuş. Geçen hafta 55 kamu sağlık alanını satışa çıkardınız, bunların 3'ü seçim bölgem Mersin'de. Yapmayın arkadaşlar, bu ülkenin geleceğini satmayın, bu ülkenin varlıklarını tüketmeyin.

Sonuç olarak bu kanun, çaresizliğinizin ve battığınızın itirafıdır. Ekonomiyi yönetemeyen AKP iktidarının...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Kış, lütfen tamamlayın.

GÜLCAN KIŞ (Devamla) - ...boşalan kasayı doldurma girişimidir ama bilin ki bu ülkenin insanı artık bu kara düzeni görüyor, vergiye boğulan, borçlarla yaşayan bir Türkiye'yi de kabul etmiyor. Türkiye'nin ihtiyacı olan daha fazla vergi değil, daha fazla adalet, daha fazla üretim, daha fazla refahtır. İşte tüm bu nedenlerle kanun teklifine karşı olduğumuzu ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)