| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 76 |
| Tarih: | 01.04.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA ERHAN USTA (Samsun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, İYİ Parti Grubu olarak bizim bugünkü önerimiz bu enerji meselesinde küresel enerji krizinin Türkiye ekonomisine yansımaları, artan enerji fiyatlarının bizde yaratacağı tahribatlara ilişkin.
Şimdi, hatırlarsanız geçen hafta enerji arz güvenliğiyle ilgili grup önerimiz vardı. Burada dikkati çektik yani arz güvenliği açısından hemen kısa vadede değil ama anlaşmaların yenilenmemesi, uzun vadeli anlaşmaların... Mavi Akım bitti, TürkAkım bitti, İran'la olan da temmuzda bitiyor fakat bu anlaşmalar hâlâ yenilenmedi. Hiçbir şey olmasa, spottan alıyor olsak bile çok yüksek enerji fiyatlarından alacağız. Hâlbuki bunlar bir yıl öncesinden yenilenmesi gereken anlaşmalardı. 2021'de yapılan hatayı Enerji Bakanlığı tekrar yaptı ve Türk milleti ciddi bir fiyat artışıyla, hatta bir enerji arz güvenliği sıkıntısıyla karşı karşıya. Şimdi, artık bu kısım geçti ama bugün bu artan fiyatların ekonomiye yansımaları var. Çok net bir şekilde artık bunları görüyoruz.
Şimdi, burada bir yandan doğal gaz fiyatları artıyor, akaryakıt fiyatları artıyor. Mesela, çok detay bir konu gibi gözükecek bir konuyu söyleyeceğim: Evvelsi gün bir yatırımcı anlattı; güneş enerjisinden elektrik üretiyor, kendisine bir fiyat listesi verilmiş saatlere göre yani oradaki listede günün üçte 2'lik kısmındaki ürettiği enerjinin satış fiyatı enerjiyi sisteme verdiğindeki dağıtım bedelinin daha altında. "'Kapatın sistemi, enerji vermeyelim.' dedim." diyor. Ya, kurulmuş bir şey, yatırım yapılmış; siz bir yatırımcıya enerji fiyatlarının bu kadar yükseldiği bir dönemde dağıtım bedelinin altında fiyat teklif ediyorsunuz yapılmış yatırım için üstelik. Böyle bir şey olmaz, böyle bir saçmalık olmaz; bunlardan vazgeçmek lazım.
Şimdi, enerji fiyat artışları bütün dünyada ciddi bir enflasyona neden olacak ama bakın, dünyada genel olarak bir enflasyon artışı bizim gibi ülkelere 5 ve 7 katı şeklinde yansıyor; bunu görmemiz gerekiyor. Bunun bir defa gıda fiyatları üzerindeki artışlarını zaten görmeye başladık, önümüzdeki dönemde daha da fazla görme riskiyle karşı karşıyayız. Bir defa belki başta şunu söylememiz lazımdı: Bu savaşın ne zaman biteceğini bilmiyoruz ama bir ülkeyi yönetenler en kötü senaryoya hazır olmak durumundalar. Belki bir ay sonra bitecek, onu bilemiyoruz, belki bir yıl sürecek, belki daha fazla sürecek, dolayısıyla risk almamak adına en kötüye göre ülke tedbirlerini almak durumundadır; bu Meclis araştırması önergesini vermemizin temel nedeni de bu.
Şimdi, bakın, bizde gıda enflasyonunun yüzde 25 genelde payı ama alt gelir gruplarında yüzde 40, gıdadaki fiyat artışının insanların alım gücü üzerinde yapacağı olumsuz etkiyi varın, siz hesap edin. Gübre konusu ortada, bakın gübre bulamıyoruz, gübre gelmiyor, gübre fiyatları arttı. Tarımdan sorumlu Genel Başkan Yardımcımızın açıklamaları var, gübre koridorunun açılması konusunda Hükûmetinizin girişimlerde bulunması lazım, bu konuda henüz bir şey yapılmadı. Taşımacılık üzerinden bütün sektörler olumsuz şekilde etkilenecek, dolayısıyla Türkiye'de ciddi bir enflasyon artışına neden olacak, bu alım gücünü düşürecek. Tarımda gübre kaynaklı ve diğer kaynaklı olarak üretim olumsuz etkilenecek, esnafı zora girecek, şimdi enflasyon kısmı bu. Bu şimdi ciddi bir faiz oranı artışına neden olacak. Geçen gün tekrar bir vesileyle söyledik, dünyada politika faizini artıran tek ülkeyiz, daha 3 puan artırdık, 37'den 40'a çıktı zımni olarak. İlk şeyde bu artış olacak, dolayısıyla politika faizinin artması, piyasada faizi yükseltecek, dünyada faiz artışı beklentileri var. Tabii, oralarda bizdeki gibi değil, çok daha düşük miktarlarda gidiyor, dolayısıyla bizim giderlerimiz artacak. Arkadaşlar, hiç borçlanmasak bile bizim TÜFE'ye endeksli yani enflasyona endeksli iç borç senetlerimiz var, durduğu yerde faizlerimiz artıyor. Değişken faizli senetlerimiz var, faiz arttığı anda yeni borçlanma yapmanıza bile gerek yok, faiz giderlerimiz artıyor, dış faizlerimiz de artıyor, bütün kanallardan ciddi bir faiz gider artışıyla karşı karşıya kalacağız. Bütçe dengesi sadece faizden dolayı bozulacak, artı ekonomik yavaşlamadan kaynaklanan vergi geliri azalışlarımız olacak. Ondan sonra, petrole dayalı harcamalar petrol fiyatlarının artması nedeniyle artacak. Dolayısıyla, bütçe dengesinde ciddi bir bozulma kapıda bekliyor. Ticaret dengemiz bozulacak değil mi? Yani yüzde 35'lik bir ticari alanımız ateş altında şu anda, sadece İran değil, Körfez ülkeleriyle olan ticaretimiz, hepsinde sıkıntı var. Dış faiz ödemelerimiz artacağı için cari açığımız artacak, enerji ithalat faturamızın yüzde 50 civarında artma ihtimali var, 30 milyar dolara kadar bir artma riskiyle karşı karşıyayız. Navlun fiyatları arttı, buradan dolayı giderlerimiz artacak ve turizm gelirlerimiz düşecek. Dolayısıyla buradan da sıkışacağız. Üretim kayıpları olacak. Bu kadar belirsizlik ortamında sanayici üretim yapabilir mi? Kur baskı altında, zaten ihracatçı zorda, üretimde, ihracatta zorluklar, belirsizlikler, bir yandan faiz artışı ilave iflasları getirecek, ilave konkordatoları getirecek.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Usta, lütfen tamamlayın.
ERHAN USTA (Devamla) - Tabii, bütün bu süreçler istihdam kayıplarına neden olacak, özellikle sanayide istihdam kayıpları oluşacak.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bütün bu şeyler altında tabii, bir kısım risklerden kaçamayız, yapamayacağımız şeyler var ama kendi yönetebileceğimiz, kendi minimize edebileceğimiz riskleri minimize etmek durumundayız. Hükûmete iki tane önerimiz var -kabaca söylüyorum, vaktim çok sınırlı- bir, ivedilikle bir acil eylem paketi açıklamak durumundadır. Bakın yani iş bittikten sonra bunu açıklamanın kimseye bir faydası yok. Bunun içerisinde pandemi dönemindeki kısa çalışma ödeneğinin hemen getirilmesi gerekir. İş yerlerinde kira, stopaj indirimi yapılmalı, nakliyede ve tarımda mazot KDV indirimi desteği getirilmeli, gübre tedarikinin yolu açılmalı, ihracatçıya KDV indirimi getirilmeli ve döviz dönüşüm desteği de yüzde 3'ten yüzde 8'e çıkarılmalıdır. Hemen yapılması gereken diğer bir husus, yapısal bir reform paketi açıklanmak durumundadır. Bunun başlı başına piyasaya olumlu bir etkisi olacaktır. Bunun içerisinde Kamu İhale Yasası, Sayıştay Yasası, kamu mali yönetimi, kit yönetişimi, iş ortamı ve mülkiyet, hukuk güvencesi...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ERHAN USTA (Devamla) - Bakın, insanların bu ülkede bir hukuk güvencesi yok, mülkiyet güvencesi yok; bundan dolayı şikâyet ediyorlar. Hükûmet bunu yapar mı, bilmiyorum çünkü buradan besleniyor, yapacağını zannetmiyorum ama bir mülkiyet güvencesinin, hukuk güvencesinin bu ülkede tesis edileceğine ilişkin de yapısal adımların atılması gerekir diyorum ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)