GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:75
Tarih:31.03.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA CELAL FIRAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 31 Mart 2024 yerel seçimleri bu ülkenin halklarının iradesinin açık ve güçlü bir biçimde sandığa yansıdığı tarihsel bir açık olmuştur. Türkiye nüfusunun çok büyük bir kısmının muhalefet partilerinin yönettiği belediyelerde yaşıyor olması yalnızca bir seçim sonucu değildir. Aynı zamanda merkeziyetçi ve tekçi yönetim anlayışına karşı yerel demokrasinin güçlendirilmesi yönünde verilmiş açık bir uyarıydı. Ama belli ki iktidar bu uyarıyı mesaj olarak değil bir tehdit olarak okumuştur ve tehdide karşı yaptığı şey halkın iradesini büyütmek değil onu daraltmak olmuştur. Aslında bu durum bizler açısından yeni de değildir. Yıllardır özellikle Kürt illerinde halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanları yerine kayyımlar atanarak yerel demokrasi askıya alınmıştır. 2016'dan bu yana 3 dönemdir partimizin kazandığı belediyelerde halkın iradesi gasbedilmiştir ve şimdi aynı yöntem, aynı anlayış, aynı akıl batıya doğru genişletilmektedir. Hakkâri'de, Van'da, Mardin'de, Esenyurt'ta, Şişli'de karşımıza çıkıyorsa artık mesele bir ülkenin hepten karanlığa sürüklenmesidir. Üstelik bu yalnızca bir idari tasarruf değildir; bu, seçmenin iradesine atanmış bir kayyımdır, sandıkta yenemediğini masa başında yenmeye çalışmaktır, halkın verdiği yetkiyi yargı eliyle geri almaktır. Bu, açıkça seçme seçilme hakkına yönelik bir müdahaledir.

Değerli milletvekilleri, yargının siyasallaştırılması yoluyla belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması, tutuklanması, yerlerine kayyım atanması hukukun üstünlüğü ilkesini açıkça ihlal etmektir. Gizli tanık beyanlarıyla, somut delilden yoksun dosyalarla seçilmişlerin tasfiye edilmesini kabul etmiyoruz çünkü adalet gizli tanıkların arkasına saklanmaz. Adalet güneş gibidir, herkesin yüzüne eşit olmalıdır. Eğer bir ülkede adalet, karanlık odalarda yazılan senaryolara teslim edilmişse orada artık hukuk değil yalnızca karar vardır. Öte yandan, belediyelerin mali olarak kuşatılması da bu sürecin bir parçasıdır.

Bu tablo bize şunu söylüyor: Halkın oyuyla kazanan belediyeler mali ablukayla cezalandırılmak isteniyor. Bu, yalnızca belediyeleri değil bu belediyelerde yaşayan milyonlarca yurttaşı cezalandırmaktır yani mesele sadece yönetim değil doğrudan doğruya halkın günlük hayatıdır.

Değerli milletvekilleri, bugün yaşadığımız tablo bize açık bir gerçeği gösteriyor. Yerel demokrasi zayıflarsa demokrasi bütünüyle zayıflar. Yerel irade gasbedilirse halkın tamamının iradesi tartışmalı hâle gelir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Fırat, lütfen tamamlayın.

CELAL FIRAT (Devamla) - Çünkü demokrasi yalnızca sandık korumak değildir, demokrasi sandıktan çıkan sonuca tahammül edebilmektir. Biz DEM PARTİ olarak yerel demokrasinin güçlendirilmesini, halkın yönetime doğrudan katılımını ve kent uzlaşısını savunuyoruz, savunmaya devam edeceğiz. Kent uzlaşısı farklı kimliklerin, inançların, siyasi görüşlerin bir arada yaşama iradesidir. Bu iradeye müdahale etmek yalnızca belediyelere değil toplumsal barışın kendisine müdahale etmektir.

Bugün yapılması gereken açıktır, kayyım rejimine son verilmelidir, seçilmişler görevlerine iade edilmelidir, yerel yönetimlerin yetkileri genişletilmelidir çünkü halkın iradesi devredilecek bir yetki değil emanet edilecek bir sorumluluktur. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi tarafından verilen bu öneriyi destekliyoruz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)