GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:75
Tarih:31.03.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA CEMALETTİN KANİ TORUN (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Tekrar tekrar konuşmaktan hem üzüntü hem de hicap duyduğumuz bir konuyla heyetinizin ve vatandaşlarımızın karşısındayız maalesef. 2016 yılında başlanan ve on yıldır devam eden kayyum uygulamaları son yapılan yerel seçimlerin ardından kendini yine gösterdi. Ne garip bir tesadüftür ki on yıldır hem kayyum atamaları kurumsallaşıyor hem de ülkemizde millî irade bayramı kutlanıyor. Öncelikle şunu açıkça söylemeliyim ki kayyum atamaları, her şeyden önce, vatandaşlarımızın tercihlerini yok sayan, onların iradelerine ket vuran bir uygulamadır. İktidar, kayyum ataması yaparken o seçim bölgesindeki insanları büyük bir tehlikeden kurtarmış gibi, onlara harika hizmetler götürecek bir adım atmış gibi kamuoyuna açıklamalar yapıyor. Peki, sizlere soruyorum: Kayyum atamalarının ardından kaç belediyeyi tekrar kazandınız? Üstüne üstlük, kayyumların yaptıkları gayrihukuki işlemlere de defalarca şahit olduk.

Değerli arkadaşlar, ben belediye başkanları dokunulmazdır demiyorum; suçsuzdur, yargılanamaz da demiyorum. Gerçekten ortada bir suç iddiası varsa tutuksuz yargılaması yapılır, aldığı ceza üst mahkemelerce onanırsa belediye meclisi tarafından yeni bir başkan seçilir. Ancak, ne hikmetse Valiler kararnamesi hazırlanırken bile "Nasıl olsa kayyum atanır." diye belli illere gitmek isteyen idareciler olduğunu duyuyoruz. Süreçlerin böyle işlememesi ve beraat eden belediye başkanlarının dahi görevlerine iade edilmemesi, bunun bir adli mesele olmadığını, başka saiklerle kayyum atamaları yapıldığını ortaya koyuyor.

Sayın milletvekilleri, Meclisin kahir ekseriyetinin desteğiyle bir barış ve kardeşlik süreci yürütmeye gayret ediyoruz. Herkes yapıcı adımlar atmaya çalışıyor, Sayın Cumhurbaşkanı da süreci sahiplendiğini her fırsatta dile getiriyor ancak kalıcı bir barış hedefi ile kayyum atamaları ve iadelerin yapılmamasını açıkça ben bağdaştıramıyorum. Vatandaşlarımız, bu adımlar atılmadıkça sürecin bir oyalama olduğunu düşünmekten kendilerini alıkoyamıyorlar. Ahmet Özer neden görevde değil, Ahmet Türk neden görevde değil? Bu insanları "suçlu" diyerek görevlerinden aldınız ve beraat ettiler, neyi bekliyorsunuz? Gündelik adımlarda böyle zorlanan bir iktidardan yüz yıllık meselenin çözümünü nasıl bekleyeceğiz?

Bu vesileyle tekrar dile getireyim, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarını uygulama konusunda artık bir adım atılmalıdır. Sayın Selahattin Demirtaş'ın tahliye edilmesi konusunda son itiraz yapıldı ve artık karar kesinleşti. Sabık Adalet Bakanı "Karar elimize ulaşacak, tercüme edilecek." gibi açıklamalar yaptı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Torun, lütfen tamamlayın.

CEMALETTİN KANİ TORUN (Devamla) - Ancak aradan aylar geçti, bir bayram bitti, diğeri geldi; koskoca Bakanlık aylardır bir karar metnini tercüme ettirmekten âciz mi? Bölgemizde savaş var, etrafımız ateş çemberi; bu durumda en önemli şey iç cepheyi sağlamlaştırmaktır. İktidar; ayrımcı, gönül kırıcı uygulamalardan vazgeçmelidir.

En küçük hukuksuzluğun bile bizi güçsüz kılacağını, ancak hukukun üstünlüğüyle iç tahkimatı sağlayabileceğimizi tekrar ifade ediyor, heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından