| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 74 |
| Tarih: | 26.03.2026 |
MEHMET MUSTAFA GÜRBAN (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanunun 7'nci maddesiyle iktisadi işletmelerin konutlarının kiralanması işlemlerinin KDV'den istisna tutulması isteniyor. İktidar, bu düzenlemeyi konut arzını teşvik etmek veya kira fiyatlarındaki artışı dizginlemek gerekçesiyle sunuyor. Bu gerekçe, ekonomik gerekçelerle ve vergi adaletinin temel ilkeleriyle uyuşmuyor. Bu düzenleme konut krizine çözüm üretmez. Bu, elindeki konut stoku olan belirli sermaye gruplarına ve iktisadi işletmelere yönelik vergi kıyağıdır. Vergi hukukunun en temel prensiplerinden biri olan ayrımcılık yapılmaması ve eşitlik ilkesi bu maddeyle açıkça çiğnenmektedir. Mevcut sistemde şahısların konut kiralamaları KDV'nin konusuna girmiyor ancak iktisadi işletme ve bu faaliyeti yürüttüğüne dair KDV'ye dahil olmaktadır. Getirilmek istenen istisnayla ticari amaçla konut kiralayan işletmeler vergi dışı bırakılıyor. Devletin vergi gelirlerinden vazgeçerek sağladığı bu avantaj, kiracılarımıza nasıl yansıyacak? Genel itibarıyla bu tür vergi istisnaları kiracıya indirim olarak değil, işletmenin kâr marjına ilave olarak dönmektedir. Ülkemizdeki konut ve kira krizi dolaylı vergilerle, muafiyetlerle çözülebilecek aşamayı çoktan geçmiştir. Enflasyonun kontrol altına alınamadığı, inşaat maliyetlerinin öngörülemediği ve vatandaşın alım gücünün olmadığı ortamda hiçbir düzenleme konut fiyatlarını aşağıya çekmez. Aksine bu durum bütçe gelirlerinin azalmasına ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına sebep olacaktır. İktidar barınma hakkını anayasal sorumluluk olarak ele almak yerine sektörel teşvik mantığıyla çözmeye çalışmaktadır.
Düzenlemenin teknik boyutu da soru işaretleri barındırmaktadır. İktisadi işletmelerin konut alımı veya inşası sırasında KDV'lerde de indirim yapılacak mıdır? Vergi sistemindeki plansız müdahaleler verginin nötrlüğü ilkesini bozup vergi uyumunu zorlaştırmaktadır. Mevcut düzenleme sonrasında vazgeçilecek KDV hangi toplumsal önceliğe hizmet edecektir? KDV istisnası itirazlarımızın temelinde yıllardır süregelen ve artık tıkanan inşaata dayalı ekonomi modeli vardır. Ülkemizin kaynakları teknolojiye, inovasyona ve katma değerli üretime gitmeli, paralarımız buralara harcanmalı ancak konu dönüyor, dolaşıyor, konuta geliyor, teşvik edilen endüstri yine konut sektörü oluyor. O zaman işletmelerimiz kendi alanında yatırıma değil vergi avantajından dolayı sürekli konuta yatırım yapıyor. Bu durum iktisadi bir akıl tutulmasıdır. Bugüne kadar alınan KDV'den dahi vazgeçiliyor. Bu istisnadan dolayı inovatif yatırımlar yerine gayrimenkul odaklı bir modele zorlanıyoruz. Geleceğimiz konut stoklarında değil teknolojik dönüşümdedir. Ticari işletmeleri asli işlerinden uzaklaştırıp gayrimenkul piyasasına çeken her türlü teşvik ülke ekonomisinin orta ve uzun vadeli çıkarlarına aykırıdır. Ayrıca bu düzenleme kayıt dışılığı teşvik etme riski de taşımaktadır. Ticari nitelikteki kiralama faaliyetlerinin istisna kapsamına alınması vergi denetimini de zorlaştıracaktır. İktisadi işletme çatısı altında yürütülen pek çok lüks kiralama faaliyetinin vergiden kaçmasına zemin hazırlayacaktır. İYİ Parti olarak kira fiyatlarının düşürülmesi için yapılması gerekenin arz güvenliği, sosyal konut projelerinin hayata geçirilmesi ve ekonomik istikrarın sağlanması olduğunu savunuyoruz. Sermaye sahiplerine sağlanan bu tür istisnalar vatandaşlarımızın kira yükünü hafifletmez; aksine, vergi adaletine duyulan güveni bir kez daha sarsılacaktır. İtirazlarımız sonucu iktidar grubu bu hatalı uygulamadan dönerek ilgili bölümü teklif metninden çıkarmıştır.
Muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabilmek her bulduğumuz yeri betonlaştırarak değil, bilgi ekonomisi yüksek, katma değerli üretim, inovasyon ve bilimsel ilerlemeyle olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle Gazi Meclisi ve yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)