GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:74
Tarih:26.03.2026

CHP GRUBU ADINA ALİ GÖKÇEK (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, malumunuz bir yılı aşkın bir süredir seçeninden seçilenine yaptığınız hukuksuzlukları konuşup duruyoruz. Gazeteciler anlıyoruz; sizin foyanızı ortaya çıkarttığı için, yaptıklarınızı korkmadan halka anlattığı için tutukluyorsunuz. Belediye başkanlarını da anlıyoruz; onlar da seçimlerde sizi yendiği ve önümüzdeki seçimlerde de yine sizi yeneceği için tutukluyorsunuz. Yahu, peki, bu vatandaşla sizin derdiniz ne kardeşim ya? Ne istiyorsunuz bu vatandaştan? Size oy vermedi diye de vatandaşı mı cezalandırmaya çalışıyorsunuz?

MUSTAFA HAKAN ÖZER (Konya) - Bize oy verdi, bak biz buradayız; bize oy verdi.

ALİ GÖKÇEK (Devamla) - Bir kanun çıkardınız; plakaya ceza yazıyorsun, ekrana ceza yazıyorsun, janta ceza yazıyorsun, hoparlöre ceza yazıyorsun. Yetmedi, artık gözünüz döndü yahu, telefon tutacağına bile ceza yazmak istiyorsunuz. Kanun görüşülürken hem komisyonda hem Genel Kurulda dedik ki: "Yapmayın, etmeyin, vatandaş zaten zar zor geçiniyor, bu kadar yüklenmeyin." Yine, her zamanki gibi bizi dinlemediniz, vatandaşın tepesine çöktünüz.

Şimdi, Cumhurbaşkanı iki gün önce akşam bir açıklama yaptı, der ki: "Uygulamanın yeni mağduriyetlere yol açmadan çok dikkatli yönetilmesi noktasında İçişleri Bakanlığımızı talimatlandırdık." Ne zaman? 24 Martta. Peki, o İçişleri Bakanı 13 Martta ne demiş? "Vatandaşlarımıza tavsiyem eğer araçlarında sonradan taktırılmış ekran varsa veya ses sistemi varsa bir an önce söktürmeleri ve kanuna uygun hâle getirmeleri..." Tam da bayramdan önce, bayram boyunca ailesinin yanına giden, yakınını gören, bayramlaşmaya giden vatandaşlara ceza yazdınız siz. Ben 4 Martta bu Mecliste Cumhurbaşkanının yani talimatlarından yirmi gün önce dedim ki: Gelin, bu işi çözelim, bu insanları daha fazla mağdur etmeyelim. Kanun yapılırken dinlemediğiniz gibi o konuşmayı da dinlemediniz. Madem bu uygulamayı durduracaktınız İçişleri Bakanı neden böyle bir açıklama yaptı da polise vatandaşı hedef gösterdi? Yazık değil mi bu sürede ceza yazılan insanlara, arabası trafikten men edilen insanlara, yazık değil mi İçişleri Bakanının tavsiyesine uyarak gidip arabasına bir daha işlem yaptıran insanlara! Ya, bunu sökmesi de masraf, takması da masraf, yazık değil mi! Arkadaşlar, devlet yönetimi ciddiyetle olur, böyle ciddiyetsiz iş yapılmaz. Şimdi, o ceza yazılan insanların mağduriyetini ne yapacağız? Bunu burada bir an önce gidermek zorundayız.

Bakın, şimdi, bu işlemleri arabasına yaptıranların bir kısmı hobi olarak yaptırıyor, bu da gayet normal. Kimseyi rahatsız etmediği sürece, kuralları çiğnemediği sürece suç değil ama bir kısmı da bunu zorunluluktan yapıyor. Mesela, siz, bir yere gideceğiniz zaman ne yapıyorsunuz? Konumu giriyorsunuz, navigasyonu açıyorsunuz. Şimdi, vatandaş da zaten yeni araba alacak derman bırakmadınız, eski arabasında da ekran yok, adam alıyor ekran taktırıyor arabasına ki yolu takip etsin, "Olmaz, ekran taktırmışsın, biz sana ceza yazarız, arabanı menederiz trafikten." diyorsunuz. Şimdi, bu vatandaş sizin elinizde kalmış da bir şeyi merak ediyorum, 2026 Türkiyesinde fakirlere navigasyonu yasaklamak kimin aklına geldi ya, bu kimin fikriydi gerçekten merak ediyorum. Hepimiz biliyoruz, hepimiz biliyoruz ki bu işin trafik güvenliğiyle alakası yok. Bütün Avrupa, insanları telefon yerine ekran kullanmaya teşvik ediyor, siz ekran yerine telefona yönlendirmeye çalışıyorsunuz.

Peki, bu kadar dile getirdik diye, vatandaş bu kadar isyan etti diye geri adım attığınız bu uygulamayı trafik güvenliği için getirmediyseniz niye getirdiniz? O da ayrı bir beceriksizliğinizin sonucu, bütçeyi yönetemediğiniz için, ekonomiyi bitirdiğiniz için vatandaşa yükleniyorsunuz. 2020 yılında tahsil edilen trafik cezası tutarı 5 milyar lira, 2025 yılında ne kadar olmuş, 70 milyar lira ya; şimdi, bu uygulamalarla da 100 milyarın üstüne çıkartmaya çalışıyorsunuz. 5 milyar lira nere, 100 milyar lira nere? Beş senede cezaları 20 kat artırmayı iyi beceriyorsunuz da bu iş emeklinin, asgari ücretlinin maaşına gelince orada aynı performansı göremiyoruz sizden.

Tabii, trafik cezalarına yüklenmenizin bir nedeni daha var çünkü vatandaş bunu eli mahkûm ödeyecek diye bakıyorsunuz. Niye? Adamın 5 bin lira trafik cezası borcu olsa bankalardaki hesaplarına bloke koyduruyorsunuz. Bir de zaten iki senede bir muayene işi var. "Borcu yoktur." yazısı almadan muayeneden geçirmiyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ALİ GÖKÇEK (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Muayenede iki senede bir nasıl olsa bu parayı el mahkûm verecek diye vatandaşa yükleniyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, sözün özü, vatandaş zaten zor durumda, zaten 80 liraya arabasına mazot koyuyor. Bakın, seçimlerde çalışma yapıyoruz, bir kahvede sohbet ediyoruz insanlarla, dedim ki: "Seçimden sonra mazot 25 lira olacak." Sizi destekleyen vatandaşlardan birisi dedi ki: "Yahu, kardeşim, bize olmayacak işi söyleme, o kadar da değil." Bu insanlar size mazotun 25 lira olmayacağını düşünerek oy verdi, bugün 80 lira oldu, 20 liradan 80 liraya, üç senede 4 katına çıkarttınız. Yazık yahu, el insaf! Daha fazla bu insanlara yüklenmeyin.

Gelin, vatandaş daha fazla mağdur olmasın, bu yasal düzenlemeyi bir an önce yapalım. Siz de yaptığınız bu yanlıştan geri dönmüş olun. İthalatçısından üreticisine, perakendecisinden sanayi esnafına kadar bu işten evine ekmek götüren insanlar da rahat bir nefes alsın, vatandaş da arabasına rahat binsin.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)