| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 73 |
| Tarih: | 25.03.2026 |
EJDER AÇIKKAPI (Elâzığ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; (2/3560) esas numaralı Kanun Teklifi üzerine söz almış bulunuyorum. Öncelikle, Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, dijitalleşen dünyaya uyum sağlayan, vergi adaletini güçlendiren ve kamu maliyesini daha rasyonel hâle getiren bir düzenleme getiriyoruz. Bakınız, 1'inci, 3'üncü, 4'üncü, 5'inci ve 7'nci maddelerde yer alan kripto varlıklara ilişkin düzenlemelerle artık ciddi miktarda işlem hacmine ulaşmış bir alanı hukuki zemine oturtuyoruz. Vergilendirme getiriyoruz, evet ama bunun ötesinde bir tanım getiriyoruz, bir sistem getiriyoruz ve güven getiriyoruz. Biz, bu düzenlemeyle piyasayı daraltmıyoruz, aksine sağlıklı büyümenin önünü açıyoruz.
Bir kısım değerli milletvekilleri burada şunları ifade ettiler: "Piyasa özgürlüğü kısıtlanıyor." denildi. Hayır, biz, özgürlüğü değil, kuralsızlığı sınırlandırıyoruz. "Küçük yatırımcı zarar görür." denildi. Tam tersine, "Kuralsız piyasa ezer, düzenli piyasa korur." anlayışındayız. "Devlet ya hiç müdahale etmesin ya da tamamen yasaklansın." denildi bir kısım arkadaşlar tarafından. Bu bir çelişkidir; biz dengeyi temsil ediyoruz, ne başıboşluk ne baskı, burada akıl ve ölçüyle gitmek lazım. "Bu düzenlemelerle yatırımcı kaçar." denildi. Değerli arkadaşlar, yatırımcı belirsizlikten kaçar, kuralsızlıktan kaçar; hukuki güvenliğin olduğu yere gelir. Yine "Kripto merkeziyetsizdir, vergilendirilmemeli." denildi. Bu, teknik bir kavramın aslında yanlış bir şekilde yorumlanmasıdır. Devlet, blok zinciriyle değil, kazançla ilgilenir. Kazanç varsa vergi vardır; bu kadar açık.
Değerli milletvekilleri, 2'nci madde de şans ve bahis reklam giderlerinin vergi matrahından indirilmemesine ilişkin düzenleme. Bu sadece mali bir tedbir değil, aynı zamanda bu bir duruştur. Devlet burada açıkça şunu söylemektedir: "Toplumsal risk barındıran, bağımlılık oluşturan alanları dolaylı olarak teşvik etmem." diyor. Bu, vergi sistemi üzerinden bu alanlara avantaj sağlanmamasına yönelik bir adımdır; bu, mali disiplin olduğu kadar sosyal bir sorumluluktur.
Yine, vakıf üniversiteleriyle ilgili, vakıf üniversitelerine bağlı sağlık kuruluşlarına ilişkin bir düzenleme var. Burada yaptığımız şey çok nettir; aynı alanda faaliyet gösteren kurumlar arasında vergi eşitliğini sağlıyoruz. Rekabette adaleti güçlendiriyoruz ayrıcalıkları değil, burada eşitliği esas alıyoruz.
Yine, bir diğer düzenleme de serbest bölgelerle alakalı. Burada yapılan düzenleme teknik gibi görünür ama stratejiktir. Üretim tek noktada yapılmıyor, tedarik zinciri parçalı, üretim çok merkezli. Biz de bu gerçeğe uygun olarak serbest bölgelerden yurt dışına yapılan satışlar dışında serbest bölgeler arası ticareti ve aynı bölge içindeki satışları da destekliyoruz, üretim zincirini güçlendiriyoruz. Ama burada altını çizmekte fayda var; yurt içine satışlar vergilendirilmeye devam ediyor yani sınırsız bir muafiyet yoktur, hedefli ve kontrollü bir teşvik söz konusudur.
Değerli milletvekilleri, bir diğer maddemizde, 9'uncu maddede işsizlik sigortasında devlet katkısına ilişkin yetki düzenlemesiyle ekonomik dalgalanmalara hızlı cevap verebilen bir yapı kuruyoruz. Fon güçlü ve esnek bir hâle getiriliyor.
10'uncu madde de BOTAŞ'a ilişkin mahsuplaşma düzenlemesiyle ilgili. Kamu alacaklarının tahsilini de daha etkin hâle getiriyoruz. "Enerjide liyakat yok." denilmişti. Oysa Türkiye enerjide yerli üretimi artırmış, yenilenebilir enerjide Avrupa'nın en ön sıralarına yükselmiş, ekonomide mali disiplini korumuştur.
Bizim yaklaşımımız nettir; kayıt dışılığı değil şeffaflığı, ayrıcalığı değil adaleti önceliyoruz ve Gazi Meclisimizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)