GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:73
Tarih:25.03.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce geçmiş bayramınız mübarek olsun diyorum ve bayramın 2'nci gününe denk gelen Nevruz kutlamalarının teröristbaşı ve teröristlerin, terörist sevicilerin Türkiye Cumhuriyeti devletini âdeta bir meydan okuma şovuna çevirmelerini kınıyorum, hatta reddediyorum. Buna nasıl müsaade edildi, anlamak mümkün değil. Türk milleti doğulusu batılısıyla, kuzeylisi güneylisiyle meydanlarda paçavra açmayı ve Türk milletinin evlatlarını katledenlerin posterlerini gurur belgesi gibi meydanlarda göstermeyi ya da yine, meydanlarda Türk evlatlarını yakanlarla ateş yakmayı kesinlikle kabul etmemektedir, bundan rahatsızdır. Adını "terörsüz Türkiye" olarak süsleyip teröristlere yol verenlere, bebek katilini kurucu önder ilan edenlere ve bu teröristlere yaptıklarının hesabını sormak yerine yaptıklarını büyük Türk milletinin gözüne intikam alırcasına sokmalarına müsaade edenlere bu büyük millet hesabını sandıkta soracaktır. Unutmayalım, ihanetin zaman aşımı yoktur.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin birinci bölümü üzerinde İYİ PARTİ Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Birinci bölüm 10 maddeden oluşmaktadır, bu 10 maddenin de neredeyse yaklaşık yarısı kripto varlıklarla ilgili yapılan vergi düzenlemelerini içermektedir. Kripto piyasanın kayıt altına alınması ve hukuki belirsizliğin giderilmesi elbette çok önemlidir ancak söz konusu teklifte kripto varlıklarda vergilendirmelerde aceleci bir tavır içinde olunduğu ve yeteri kadar üzerinde çalışılmadığı da gayet açıktır. Mesela, bu düzenleme yapılırken sektör kuruluşlarına, şirketlere, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine, bu konunun uzmanlarına danışılmamış, fikir alınmamıştır. Bu hem doğru bir uygulama değildir hem de sağlıklı bir hukuki düzenleme yapılmasının önündeki en büyük engeldir. İlk husus olarak belirtmek isterim ki ilgili maddelerde bu varlıklardan elde edilen getirilerin faiz ya da menkul sermaye iradı yerine kira olarak tanımlanması başta hukuki uyuşmazlıklara zemin hazırlamaktadır.

Gelelim bu teklifin ne içerdiğine. Öncelikle, Türkiye içindeki borsalarda kripto paranız var ise alımda, satımda ve transferde on binde 3 vergi getiriyor ve bunu Cumhurbaşkanı kararıyla sonradan 5 katına çıkarabilme yetkisi veriyor Cumhurbaşkanına. Belki bu alım satımda yapılan işlemlerden vergi almak kabul edilebilir yani normaldir ama burada alınacak oran gerçekten önemlidir. Türkiye içindeki borsalarda kripto varlıklarda şimdilik hiç stopaj yokken yine Cumhurbaşkanı kararıyla sonradan neredeyse yüzde 20'lere çıkabilecek bir oran yetkisi veriliyor Cumhurbaşkanına. Soğuk cüzdanlarda veya yabancı borsalarda duran kripto paralar için beyan zorunluluğu ve yüzde 40'a varan gelir vergisi öngörülüyor. Bu biraz ilginç bir düzenleme. Neden "İlginç bir düzenleme." diyorum? Yani soğuk cüzdanda ya da yabancı borsada duran paraya vergi uygulamak sanki ATM'den para çekilince vergi almak gibi bir şey, bunun pek bir mantığı yok işin açıkçası; bu tekrar değerlendirilmeli diye düşünüyoruz. Bu teklif nisan ayında kanunlaşırsa da muhtemelen geriye doğru işleyecek şekilde bir vergilendirme de konuşuluyor, bu da geçmişte uygulanan bir durum değil. Yine, üç ayda bir değerlendirme yapılıp değer kazancından gelir vergisi alınması düşünülüyor. Böyle volatilitesi çok, dalgalanması çok olan piyasalarda üç ayda bir değerlendirme yapmanın ne kadar doğru olduğundan da emin değiliz.

Burada en çok dikkat çeken ve belirsizlik ya da soru işareti yaşatan konu bu vergi oranlarının Cumhurbaşkanının takdirine bırakılmasıdır çünkü bu yapılan düzenlemeyle ilgili öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik açısından ciddi soru işaretleri oluyor yatırımcının kafasında. Ayrıca, lisanslı platformlarda stopaj yoluyla nihai vergilendirme öngörülürken platform dışı işlemlerin beyana bırakılması işlemlerin yurt dışına kayma riskini beraberinde getiriyor. Bu riskin de bize en büyük maliyeti terörizmin finansmanı ve kara para konularını takip etmek. Devletin bu konuda kontrolünün olması o kontrol gücünü bayağı düşürebilir, bu hesaplanmalı. Yine, bir vekil söyledi, Hindistan bunu tecrübe etti, 2022'de benzer vergiler geldi ve kripto yatırımların yüzde 95'i ülkeyi terk etti. Bu önemli bir başlık.

Yine, OECD bünyesinde yürütülen, 2027 başında yürürlüğe girmesi planlanan vergi değişim anlaşması var; en azından onun yürürlüğe girmesi beklenmeliydi bizce. Bu tarz uygulamaları takip etmek önemli. Hatta öyle ki, bu uygulama bize bu konulardaki ülkeler arası yatırımların bilgisini otomatik verme ya da onlara sahip olma yetkisi veriyor ama bu uygulama olsa bile bu anlaşma soğuk cüzdanları raporlayamıyor ve göremiyor. Blok zincirlerde mikser yani karıştırıcı denilen yapılar paranın milyonlarca değişik cüzdana dağılmasını sağlayarak bilgiyi koruyor. O yüzden bu anlaşma olsa bile çoğu kişi buradaki yatırımlarını beyan etmeyecek yani yastıkaltı altın tutma mantığı gibi yastıkaltı soğuk cüzdan yatırımcıları çoğalacak. Lokal borsalarda çok küçük yatırımcılar kalacak, onlar da finansal okuryazarlıkları az olduğundan zamanla eriyecek. Türkiye'de kurulan ve blok zincir üzerinden hizmet veren bilgisayar ve oyun sektörü ciddi boyutta, soğuk cüzdan kullandıkları için bunlar da ülke dışına çıkmak zorunda kalacak, buradaki istihdam da eriyecek. Lokal borsalardaki para eriyince lokal borsalar gerçek potansiyeline ulaşamayacak yani Türkiye normalde milyarlarca dolar vergi toplayabileceği bir alandan yabancı platform, soğuk cüzdan ve lokal borsa ayrımı yapmadığı için adamakıllı vergi toplama kapasitesini kaybedecek.

Bir diğer değerlendirilmesi gereken nokta da, AK PARTİ Hükûmeti neredeyse göreve başladığı ilk günden beri İstanbul'u bir finans merkezi yapmak istediğini hep vurguladı ama bir türlü öyle bir finans merkezine dönüşemedi. Gerçekçi analiz etmek gerekirse de bizim İstanbul'u New York gibi bir hisse senedi piyasası, Londra'daki gibi bir tahvil piyasası yapmamız da pek mümkün gözükmemekte ama bu yenilikçi finanslarda bir sıçrama yapılabilir, kripto da bunlardan biri. O yüzden, daha böyle yeni olan bir enstrümanda dünyada da çok uygulaması yokken -öncülük yapıp- bunun baştan hesabını kitabını yapmadan, yeteri kadar hazırlık yapmadan ürkütmek de İstanbul'un bu açılardan da önemli bir potansiyelini direkt kapatmak anlamına gelmektedir.

Kısacası, kripto varlıkları Türkiye için büyük bir fırsata dönüştürme imkânını biz bu düzenlemelerle bir kalemde silme riskiyle karşı karşıya kalıyoruz. Gerçek aslında çok basit; insanlar yatırım yapıyor. Niye? Para kazanmak istiyor. Para kazanıyor, niye? Çünkü o kazandığı parayı harcamak istiyor. O parayı da harcamak için ne yapması lazım? Ülkedeki bir bankaya çekip onu nakde çevirip harcaması lazım. İşte, çözüm de tam burada. İşlem başına ağır vergiler koyarak yatırımcıyı kaçırmak yerine sadece paranın yerel borsa üzerinden bankaya çekildiği anda makul bir stopaj almak hem daha adil ve hem daha etkilidir diye düşünüyoruz. Yüksek vergi sermayeyi kaçırıyor, makul ve basit vergiyse sermayeyi çekiyor. Bu da klasik bilinen bir gerçek. Bugün dünyada ciddi bir kripto sermaye hareketi var. Özellikle Ortadoğu'daki belirsizlikler nedeniyle bu para yeni limanlar arıyor. Türkiye turizmiyle, hizmet kalitesiyle, finans altyapısıyla bu sermaye için cazip bir merkez olabilir ama biz yüzde 40'lara varan vergilerle bu kapıyı kapatırsak bu para Türkiye'ye gelmez. Bizim görüşümüze göre doğru politika şudur: İşlemi değil çıkışı vergilendirmek. Böylece hem yatırımcıyı kaçırmayız hem de ciddi vergi geliri elde ederiz. Aksi hâlde, sadece bir sektörü değil, büyük bir fırsatı da kaybederiz ki gerçekten Türkiye fırsat yaratmaya çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde.

Yine, aynı bölümde, teklifin 2'nci ve 15'inci maddelerinde düzenlenen bahis ve şans oyunlarına ilişkin reklam giderlerinin vergilendirilmesiyle ilgili yapılan düzenlemeyi de, tamam, doğru buluyoruz ama bu kadar darbe yenilen ve bundan bayağı bir maddi, manevi yıkıma uğranılan bir şeyde bu zamana kadar devlet eliyle niye bu teşvik edildi ya da niye bu kadar geç bu konuda böyle bir tedbir alındı? Onu da merak ediyoruz.

Birkaç konuya daha değinmek istiyorum ama maalesef sürem kalmadı.

Burada bizim asıl değinmek istediğimiz şeylerden biri, yine hazırlıksız yapılmış bir kanun teklifi olduğunu görüyoruz. Mesela, 7'nci madde -bu şirketlerin konut kirasının KDV meselesi- bizim itirazımızla çekildi ve Cumhurbaşkanına bu vergi oranlarında yetki verilmesini yatırımcı açısından da hukuk açısından da mali düzenleme açısından da doğru bulmuyoruz.

Bu konuları tekrar değerlendirmenizi rica ediyoruz diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)