| Konu: | Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 73 |
| Tarih: | 25.03.2026 |
CHP GRUBU ADINA CEVDET AKAY (Karabük) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Genel kabul görmüş yasama ilkelerine ve kanun yapma teamüllerine aykırı 19 maddelik yine bir torba yasayı konuşuyoruz. 14 farklı kanunda değişiklik yapıyor birbirinden bağımsız, farklı ve tali komisyonlarda ve -hatta bazı komisyonların ana komisyon olması lazım- buralarda konuşulmadan Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülüp siz değerli milletvekillerimizin huzuruna geliyor. Etki analiziyle ilgili yeterli değerlendirmelerin yapılmadığını görüyoruz ve yine Anayasa'ya aykırılık hususunda Meclis İçtüzüğü'nün 38'inci maddesini tatbik etmeden, Anayasa'ya aykırı maddeler olduğu hâlde görüşmeden buraya getiriyoruz. 9'uncu, 10'uncu ve 14'üncü maddeler Anayasa’nın 2, 7, 87 ve 161'inci maddelerine aykırı maalesef.
Bazı kanunlarla ilgili görüşümü belirteceğim. Burada 9'uncu madde, İşsizlik Sigortası Fonu'yla ilgili bir madde. Burada devlet katkı payı yüzde 1, yarıya kadar indirmeye veya yarı miktarda artırmaya Cumhurbaşkanına yetki veriyoruz. Bakın, İşsizlik Sigortası Fonu'nda biriken para 656 milyar civarında -varlık büyüklüğü açısından bahsediyorum- önümüzdeki dönemde de artarak devam edecek, 2026 yılı için de 151 milyar daha gelir. Şu ana kadar da 2024 ve 2025 yılında birikmiş 431 milyar bir geliri var. Şimdi, ekonomik konjonktürde, etrafımızdaki çatışmalarda, ortamda işsizliğin artması muhtemel. Bu Fon'da biriken paranın işsizler için kullanılması lazım. Bakın, kuruluşundan bu yana 22,7 milyon müracaat var, buradan ödenen kişi sayısı -bu müracaattan- 12,1 milyon; bu çok ciddi düşük bir rakam. Demek ki hem miktar olarak az bir ödeme var -13.111 lira dendi az önce Sayın Bakırlıoğlu tarafından- hem kişi sayısı olarak düşük hem de süre olarak kısıtlı ve şartları da çok ağır; buradan yararlanmak mümkün değil, bunun düzenlenmesi gerekiyor. Bırakın düşürmeyi, buradaki prim miktarının artırılması lazım. Bakın, 2026 Ocak ayında 10,6 milyar devlet katkı payı olmuş burada yani yıla yayarsak da 130 milyar civarında bir devlet katkısı olacak bu Fon'a. Şimdi binde 5'e indirirseniz 65 milyarlık bir rakam çıkacak burada. Manisa Milletvekilimiz Sayın Bakırlıoğlu bahsetti, bir sürü kaynaklardan emekliye aktarılması gereken tutarları tek tek saydı; hepsine katılıyoruz. Bakın, buradaki bu kanun çıkacak çıkmayacak, bu madde geçecek -çıkmamasını istiyoruz ama- geçtiği zaman 65 milyarlık bir rakam; burada emeklilere verseniz her 1 emekliye 4 bin TL para verebilirsiniz. Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri burada, vekiller burada, 16 kişi şurada önergeyle beraber hazır olup iktidar önergeyi verdiği takdirde madde ihdasıyla her 1 emekliye en azından 4 bin TL verebiliriz. (CHP sıralarından alkışlar) Bizim teklifimiz, önergemiz neydi? Biz de madde ihdası istedik. En düşük -biliyorsunuz- net asgari ücret 28.075 TL. Bayram ikramiyelerinin her bir bayramda 28.075 TL net ücret şeklinde ödenmesini istedik. Onu yapamıyorsunuz ama bunu yapmak şu anda elimizde.
Teklifin 10'uncu maddesi BOTAŞ'la ilgili. Bakın, geçmişte BOTAŞ'la ilgili, vergi borçlarıyla ilgili -yani şimdi BOTAŞ gaz ithalatı yapıyor, bunun için gümrük vergisi ve KDV ödüyor- 3 kez 2021 yılında, 2022 yılında ve 2024 Temmuzunda vergi borçlarını görevlendirme giderleriyle ilgili olan devletten yani hazineden olan alacaklarından mahsup etmişiz, silmişiz 334 milyar. Bu çok ciddi bir rakam. Özellikle 2022'nin Şubat ayından itibaren doğal gaz fiyatlarında 10 kat civarında bir artış olduğu için ve BOTAŞ bazı hanelere, bazı küçük kullanıcılara düşük fiyatla destek verdiği için çok ciddi görev zararları oluşuyor. Buradan bu görev zararlarını mahsup ediyorsunuz. BOTAŞ'ın bu yapısının düzeltilmesi gerekiyor. Şimdi, 500 milyar daha silinecek, bunun 165 milyarı 2026 yılındaki KDV ve şimdi, önümüzde yine böyle bir yük var ve her ay sonu itibarıyla mahsuplaşılıcak, BOTAŞ 35 milyar faizden kurtulacak. Peki, ben buradan soruyorum: Geçmiş dönemde hazine, görevlendirme giderleriyle ilgili BOTAŞ'a ödemesi gereken tutarları ödemediği için BOTAŞ ne kadar faiz ödemek zorunda kaldı? Bu rakamı biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Bu, BOTAŞ'ın zararının artmasına sebep teşkil eden bir durum. Buradan bütün bu müsebbiplerin de bunun hesabını vermesi gerekiyor, sorumluların hesabını vermesi gerekiyor. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, fiyat artışlarıyla ilgili kısa vadeli kontratlar yapıldı, spot alımlar yapılıyor ve spot alımlarla ilgili olarak da doğal gaz ücretleri yüksek tutarlara ulaşıyor. Uzun vadeli kontratlar zamanında yenilendi mi örneğin? Biliyor muyuz, bilmiyor muyuz? Siyasiler ve bürokratlar bu konuda sorumlu mu, değil mi? Bu konuyla ilgili Meclise hiçbir açıklama şu ana kadar yapılmadı. Dolayısıyla, bu söz konusu madde çok kritik bir madde, çok yakından takip edilmesi gereken bir olay ve faiz ödemeleriyle ilgili de geçmiş yılda ben çok ciddi zararları olduğunu biliyorum. Türkiye Varlık Fonunun bünyesinde BOTAŞ'ın çok ciddi zararları var, değil mi? İşte, bu görev zararlarından dolayı var. 2026 bütçesinde 1 trilyon 389 milyar görev zararı tahmin ediliyor, bunun büyük bir bölümü BOTAŞ'la ilgili. Şimdi, siz karşılıklı mahsuplaştığınız zaman gayrisafilik ilkesine de aykırı hareket ediyorsunuz. Bütçe kanununun da gerekli maddelerinde belirtildiği şekliyle gelirlerin ayrı, giderlerin ayrı muhasebeleştirilmesi lazım. Sileceksiniz, bütçe kesin hesabında bu görünmeyecek ve Anayasa’nın da 87'nci ve 161'inci maddelerine de aykırı bir durum söz konusu; bu maddeye bu yüzden biz karşıyız.
Önemli maddelerden biri de yine burada 17'nci madde, bu da deprem bölgesiyle ilgili bir madde. Bayındırlık ve İmar Komisyonunda da görüşülmesi gereken bir maddeydi. Şimdi burada imkân sağlanıyor, devletin, kamunun yaptığı konutlarla ilgili olarak indirim hakkı veriliyor. Konutlarla ilgili yüzde 74, iş yerleriyle ilgili de yüzde 48; böyle bir imkânın sunulması tabii ki iyidir ama şu yüksek enflasyon ortamında iki yıl ödemesiz, yirmi yıl vadeyle ödenebilecek bir tutarın defaten ödenmesiyle ilgili de konut sahiplerinin düşünmesi gerektiğini ifade ediyorum, enflasyon oranını dikkate almaları gerekir. Burada sıkıntı şu değerli milletvekilleri: Şimdi, depremle ilgili bir sürü harcanan para var; 3,6 trilyon civarında para harcandı; 91,5 milyar dolar civarında olduğu söyleniyor. 2026 bütçesinde de depremle ilgili 653 milyarlık bir harcama yapılacak. Bu harcamaların biz nasıl yapıldığını bilmiyoruz, nelere yapıldığını bilmiyoruz, hangi projelere aktarılıyor, hangi müteahhitlere aktarılıyor, bu paralar nasıl kullanılıyor?
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı... Kentsel Dönüşüm Başkanlığına da kamu bankalarından borçlanma yetkisi verildi vadeli alacaklarının dörtte 1'i kadar. Biz sorduğumuz zaman vadeli alacakları 96 milyardı, 24 milyar civarında kamu bankalarından kredi kullanılacak. Bunlar hangi bankalardan, hangi fiyatlamayla, hangi faiz oranıyla kullanılacak, kimlere aktarılacak; bunu bilmiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Meclis tarafından gerekli denetleme yapılmıyor ve Meclise şeffaf şekliyle hesap verilmiyor.
Şimdi, hiç gündeme getirilmemiş bir konuyu daha söyleyeceğim burada. Olay sadece gelen, toplanan vergilerden aktarılan paralarla ilgili değil; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, örneğin, 2025 yılında depremle ilgili 200 milyon avro kredi kullandı. Siz bunun nasıl kullanıldığını biliyor musunuz değerli milletvekilleri? Ben nerelere aktarıldığını bilmiyorum. Nereden kullanıldı? IBRD'den, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankasından kullanıldı; depremin hasarlarının tamiriyle ilgili kullanıldı. Buradaki proje maliyetlerini, kimlere kullanıldığını, buradaki projelerin tamamlanma oranlarını bilmiyoruz.
Bir örnek daha vereyim: Millî Eğitim Bakanlığı depremde zarar gören okulların tamiriyle ilgili de İslam Kalkınma Bankasından 165 milyon dolar kredi kullanacak.
Bunların nasıl kullanıldığını, hangi illere, nasıl dağıtıldığını ve buradaki projelerin nasıl bitirildiğini görmüyoruz; dolayısıyla, içinde kabul edebileceğimiz maddeler olmasına rağmen, az önce saydığım sebeplerden dolayı Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu kanun teklifinin buradan bu şekliyle geçmesine karşıyız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
CEVDET AKAY (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Hele hele içinde bulunduğumuz ekonomik kriz ortamında; dar gelirlilerin, emeklilerin, asgari ücretlilerin, çiftçilerin çok zor durumda olduğu bir ortamda bu ayarlamalar yapılmadan, en düşük emekli aylığıyla ilgili, asgari ücretle ilgili ara zamlar yapılmadan bu kanun teklifinin buradan geçirilmesini Cumhuriyet Halk Partisi olarak kabul etmediğimizi ifade ediyorum.
Her birinize sevgi ve saygı sunarken Ömer Fethi Vekilimi gördüm, çiftçilerle ilgili de bir önerge vermiştik -maddelerde konuşulacak- mazotla ilgili ödedikleri vergilerin, ÖTV ve KDV'lerin iadesiyle ilgili, Strateji ve Bütçe Başkanlığından para aktarımıyla ilgili, vergi iadesiyle ilgili önerge verdik -madde ihdasıyla ilgili- kabul edilmedi. Onun da kabul edilmesini talep ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)