GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:73
Tarih:25.03.2026

CHP GRUBU ADINA KADRİ ENİS BERBEROĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; âdettendir, cenazeyi yakınlarına kaldırtırlar, medyayla ilgili bir konu açıldığı zaman da genellikle aranızda bulunan emeklileri göreve çağırıyorlar konuşmak üzere. Cengiz Çandar meslek büyüğümdür, kendisi tarafından dile getirilen gerekçelere aynen katılıyorum, önergeye sadece partim adına değil kişisel olarak da büyük bir coşkuyla katılıyorum, önce bunu söyleyeyim. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Ama kendisinin iflah olmaz iyimserliğini paylaşıyor değilim. Yani ne AK PARTİ bu önergeyi kabul edecek ne medyanın sorunları AKP'de katlanarak... En azından devam etmese bile, maalesef, ne biz ne AKP görecek bu kısmını işin. Çünkü bakın, hukuk devletine veda edeli çok oldu, kanun devleti uygulanmıyor bu ülkede. Uygulanan 217/A'nın 5 tane şartı var. Orada da ben konuştum, o yüzden söylüyorum "Cenaze namazına mı davet ediyorsunuz beni?" diye. Bana cevap veren Hükûmet sözcüleri, daha doğrusu, Cumhur İttifakı sözcüleri dediler ki: "Beşte 5 olmazsa, 5 şart yerine gelmezse bunun bir gazeteciye uygulanması ve kendisinin tutuklanması mümkün değildir." Olan aynen bu ama. Hangi madde beşte 5 olmuş? Bırakın yani... Haber yalan mı? Değil. Haberi yapan kasten mi yapmış, bunu yanıltmaya çalışmış? Hayır. Halkta panik mi var? Hayır. Bakın, daha ileri gitmeden burada şu detayı vermek istiyorum, belki AKP sıralarını ilgilendirebilir: Alican Uludağ çok iyi bir yargı muhabiridir ve bir yargı muhabirine iktidardayken pek ihtiyacınız olmaz ama başınız belaya girerse yanınızda Alican gibilerin olması çok iyidir, tecrübeyle sabittir beyler. (CHP sıralarından alkışlar)

Benim içeride olduğum dönemde Alican'a olan muhabbetim sadece bir meslektaşa olan sevginin çok ötesine geçti, yaptığı haberlerle, aileme verdiği destekle kendisine minnet duydum; burada açıklamaktan şeref duyarım. Diğer gazeteci arkadaşımız daha 30 yaşında, İsmail Arı; ödüllerle donatılmış bir arkadaş.

Hapishaneye girdiğinizde o rutinde şu da sorulur size: "Vücudunda bir faça var mı?" Son zamanlarda bunu "dövme" diye soruyorlar yani "Bir yara izin var mı, bir şeyin var mı?" diye. İkinci soru olarak da "Husumetli olduklarını sayar mısın? Aynı koğuşa koymayalım." derler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KADRİ ENİS BERBEROĞLU (Devamla) - Devam edebilir miyim?

BAŞKAN - Buyurun, buyurun, devam edin.

KADRİ ENİS BERBEROĞLU (Devamla) - İsmail duyduğum kadarıyla Menzilden bahsetmiş, Ayhan Bora Kaplan'dan bahsetmiş, kendisini içeri atanları saymamış bile. E, arkadaşlar, onların düşmanı sizin de mi düşmanınız oluyor? Ya, bakın, gidiyorsunuz, korkunun ecele faydası yok, giderken de yarın öbür gün sizi savunacak tek mesleği, gazetecileri beraber götürmeye çalışıyorsunuz. Hevesiniz kursağınızda kalacak, kusura bakmayın. (CHP sıralarından alkışlar)