GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:72
Tarih:24.03.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA ÖMER KARAKAŞ (Aydın) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; evet, özgürlük... Çok önemli bir kelime özgürlük; bakıldığında herkese lazım olan ama maalesef bu ülkede sadece iktidar ve yandaşları için var olan, diğer insanlar için zulüm olan bir durum söz konusu.

Peki, bu özgürlük gazeteciler için nasıl? Gazeteciler içinse maalesef Türkiye'de artık gazeteci olmak riskli bir meslek hâline gelmiştir; kalem tutmak, mikrofon uzatmak, soru sormak suç gibi algılanır hâle gelmiştir.

Adına "dezenformasyonla mücadele yasası" dediğimiz yasaya dayanarak önünüze geleni tutukluyorsunuz. Aslında, bu dezenformasyon yasası çıkarken doğru iş yapıyordunuz yani doğru bir yasaydı ancak maalesef içerisine kattığınız 29'uncu maddeyle balın içerisine zehir kattınız ve tamamen zehirlediniz. Hatta, o zamanlar bu yasa çıkarken "Bu, basın mensuplarına uygulanmayacak, basına zararı olmayacak." demiştiniz ancak maalesef basını susturur hâle getirdi. Bugün gerçeği koruyan bir mekanizma değil gerçeği cezalandıran bir araca dönüşmüştür ve bu baskı sadece belli bir kesime değil bu ülkede kalem tutan herkese yönelmiştir. Bakınız, Sedef Kabaş, Barış Terkoğlu, İsmail Saymaz, İsmail Arı, Alican Uludağ farklı görüşlerden, farklı çizgilerden ama aynı akıbete maruz kalan gazeteciler ve sadece bunlar mı? Murat Ağırel yaptığı haberler nedeniyle gözaltı soruşturmasına maruz kalan bir arkadaşımız, Fatih Altaylı kaleminin sivriliği ve açık sözlülüğü nedeniyle baskıya maruz kalan, yargı süreçleriyle karşı karşıya bırakılan bir başka gazeteci. Kimisi yazdıklarıyla, kimisi söyledikleriyle, kimisi duruşuyla yargılandı, hedef alındı, özgürlüğünden edildi. Soruyorum size: Bu isimlerin ortak noktası nedir? Aynı görüşten olmaları mı? Tabii ki hayır. Ortak noktaları şudur: Bu düzenin hoşuna gitmeyen bir söz söylemiş olmaları.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ÖMER KARAKAŞ (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, bugün bu ülkede artık gazetecinin kimliği önemli olmaktan çıkmıştır. Sağcı mısın, solcu musun, muhalif misin, iktidara yakın mısın hiç fark etmiyor, eğer bir gün gerçeği söylersen, eğer bir gün çizilen sınırın dışına çıkarsan o baskı malzemesi dönüp seni de buluyor. İşte, tehlike tam da budur. Bu yasa bir kesimi değil, herkesi susturmak için var.

Bir de yerel medyaya değinmek istiyorum. Yerel medya kan ağlıyor. Basın İlan Kurumunun şantajlarıyla, ilanları durdurma şantajlarıyla can çekişiyor. Bunlar ekonomik sıkıntı altında özgürlükleri tamamen ellerinden alınmış durumda.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)