| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 72 |
| Tarih: | 24.03.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün burada demokrasinin temel taşlarından bir tanesi olan basın ve yayın özgürlüğünün önündeki tehlikeleri konuşmak için bir aradayız çünkü basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin mesleki hakkı değil, aynı zamanda halkın bilgiye doğrudan ulaşma hakkıdır. Gerçeklerin özgürce ifade edilemediği, sorgulanamadığı, takip edilemediği bir toplumda ne adaletten ne de demokrasiden bahsetmek mümkün olabilir. Basın, toplumun gözü, kulağı ve vicdanıdır, gazeteciler ise bu görevi yerine getirirken çoğu zaman büyük riskler alırlar. Onlar kamu adına soru sorar, araştırır ve gerçeği ortaya çıkarmaya çalışırlar. Gazeteci mutlak bir gerçeği haber yapmak için faaliyet gösteren bir kişi değildir, tıpkı Cumhuriyet savcıları gibi kamu adına, bir şüphe üzerine harekete geçer, o şüphesini haberleştir, işin sonunda o şüphe mutlak bir gerçeğe dönüşür; ya şüphe duyulan şey doğru değildir, gazeteci kamu adına o işi yapmış olur ya da hakikattir, o zaman da gereği yapılır yani gazeteci mutlak gerçeği haberleştirmek için değil, kamuda oluşan şüpheyi takip etmek için vardır.
Bizim Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda 47 milletvekilinin "evet" oyuyla, büyük çoğunlukla, Cumhur İttifakı ve muhalefet partilerinin önemli bir kısmıyla birlikte raporu kabul ettik. Daha mürekkebi kurumadı Sayın Başkan bu raporun. O raporda en fazla üzerinde durduğumuz konulardan bir tanesi düşünce ve ifade özgürlüğü ve basın hürriyetinin önündeki engelleri kaldıracak mevzuattaki düzenlemeleri yapmak ve uygulamadaki aksaklıkları kaldırmak. Dünyanın en iyi kanununu yapsanız da kötü hakimlerin elinde o kanunlar hiçe dönüşür, dünyanın en kötü kanunu bile adil bir hâkimin elinde bir vicdana dönüşür. Dolayısıyla, bugün burada üzerinde durmak istediğimiz konu şu: Ceza Kanunu'nun 213 ve 217'nci maddesine kadar olan kısımların üst başlığı, bölümü "Kamu Barışına Karşı Suçlar". Bu maddeler, kamu barışına karşı suç işleyen kişileri cezalandırmak ve kamu barışını tesis etmek için getirilmişken bugün, iktidar eliyle bu maddeler âdeta kamu barışını bozmak için kullanılıyor. Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdidi engellemek için bu kanun maddeleri getirilmişken, bugün bu maddeler üzerinden insanları tutuklayarak âdeta kamuyu ve insanları tehdit ediyorsunuz. Yani, bu kanunun getiriliş amacı halkın özgürlüğünü sağlamak, siz ise bu kanunlarla halkı konuşmaya, itiraz etmeye, vicdanlarının sesini yükseltmeye korkar hâle getiriyorsunuz. Bu ne vicdana sığar ne demokrasiye sığar ne de insanlığa sığar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT KAYA (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
BÜLENT KAYA (Devamla) - Dolayısıyla, yapmamız gereken şey şudur: Düşünce ve ifade özgürlüğü insanların onurudur, namusudur ve bu onura ve namusa hep beraber sahip çıkmamız lazım. Bugün başka bir toplumsal kesime lazım olan düşünce ve ifade özgürlüğü yarın bize, size, diğerlerine de lazım olabilir. Onun için, gelin, sarı öküzü vermeme mücadelesini, kavgasını hep birlikte yapalım. Kaldı ki, 217/(1) diye, dezenformasyon yasası diye 2022'de Cumhur İttifakı olarak getirmiş olduğunuz bu yasayı Anayasa Mahkemesi de iptal etmediği zaman iki gerekçe ortaya koydu, dedi ki: "Ya, kanunun belirlilik ilkeleri var çünkü madde açıkça şunu söylüyor: 'Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle.' Buradaki amaç nettir. Dolayısıyla özel bir kasıt vardır, toplum arasında endişe ve korku var mı, ona bakılır. Bir diğeri nedir? 'Acaba bu yapılan düşünce açıklaması ya da haber kamu barışını bozmaya elverişli mi?'" Ya, bunlar yokken de insanları tutukluyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT KAYA (Devamla) - Dolayısıyla, gelin, bundan vazgeçelim ve Meclis olarak hep birlikte Komisyon raporunda da altına imza attığımız düşünce ve ifade özgürlüğünün ve basın hürriyetinin önündeki engelleri hep beraber tartışalım diyor, Cumhuriyet Halk Partisinin önerisine destek veriyoruz.
Teşekkür ederim. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar)