GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:72
Tarih:24.03.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA ERHAN USTA (Samsun) - Necmettin Bey tempoyu çok yükseltti, ben o tempoda konuşamayacağım ama mesele, önemli bir mesele değerli arkadaşlar.

Şimdi, AK PARTİ deyince nasıl tanımlarsınız, aklınıza ne gelir denirse bir, yolsuzluk; iki, hukuksuzluk; bu konumuzla bağlantılı olarak, en önemlisi belki de hazırlıksızlık. AK PARTİ yirmi beş yıllık bir iktidar yani Türkiye'yi hiçbir dış şoka karşı, içerideki siyasi dalgalanmaya, şuna buna karşı hazırlıklı hâle getiremedi maalesef. Hazırlıksızlık, AK PARTİ'nin en önemli özelliklerinden bir tanesi. Peki, "Niye böyle diyorsunuz?" diye söylerseniz, hani hazırlıklı olup olmadığını nereden anlarız? Bir ekonominin, bir ülkenin dışarıya olan bağımlılığından anlarız değil mi? Bağımsız bir politika üretebiliyor mu veya bağımlılığı var mı, yok mu diye bakarsınız. Eğer ülkenin bağımlılığını, herhangi bir konudaki bağımlılığını azalttıysa ülkeyi dış şoklara karşı veya bir kısım siyasi çalkantılara karşı hazırlıklı hâle getirdiğini düşünürsünüz.

Şimdi, bakıyorsunuz arkadaşlar, dış finansman açısından Türkiye geçmişte de evet, dışarıya bağımlıydı; yirmi dört, yirmi beş yıllık bir Hükûmetten bahsediyoruz. Peki, dış finansman açısından Türkiye'nin bağımlılığı azaldı mı? Azalmadı, tam tersine arttı. Rakamlarla vakit harcamak istemiyorum ama Hazinenin sayfasındaki rakamlara bakarsanız, Türkiye'nin önümüzdeki dönemdeki ödeme projeksiyonlarına bakın, bir de bunun geçmiş yıllarına bakın, oradaki bağımlılığın ne kadar arttığını görürsünüz.

Enerjide bağımlılığımız devam ediyor mu? Bakmayın siz işte "Doğu Akdeniz..." deniliyor, "Karadeniz gazı" deniliyor, "Gabar petrolü" deniliyor; Türkiye doğal gazda yüzde 98 dışarıya bağımlı, ham petrolde yüzde 90'ın üzerinde dışarıya bağımlı. Bu bağımlılıkta bir azalma oldu mu? Olmadı. Dolayısıyla hem gazı, petrolü bulamama riskiyle karşı karşıyasınız hem de fiyat dalgalanmalarına maruz kalacaksınız ister istemez çünkü bağımlılığınızı azaltamamışsınız.

İşte, gündem olduğu için söylüyorum, gübrede dışarıya bağımlı mıyız? Geçmişten daha fazla bağımlıyız. Bu ülke geçmişte daha fazla ihtiyacını karşılayabiliyordu içeride, şu anda içeriden ihtiyacını karşılayamıyor, tamamen dışarıya bağımlı. Buna karşı bir hazırlığı var mı ülkenin? Yok. Şu anda toprağa atılacak gübre bulunamıyor değerli arkadaşlar, böyle bir şey olabilir mi? Yani bu savaş göz göre göre geldi.

Teknoloji ürünlerinde dışarıya bağımlıyız, akaryakıtta -zaten söyledim- dışarıya bağımlıyız, gıdada dışarıya bağımlıyız ya. Biz geçmişte ilkokulda işte "Kendi kendine yeten 7 ülkeden bir tanesiyiz." diye övünürdük, şu anda yurt dışından buğday alamadığımız zaman içeride ekmek yapamayan bir ülke hâline getirdiniz bu ülkeyi.

Hani buğday bulamıyoruz da, efendim, teknolojik ürün mü üretiyoruz? Değil. Teknolojik ürünlerin payı OECD sınıflandırmasına göre 2002'de yüzde 6,2'ydi, ihracattaki payı şu anda yüzde 3,9'a düştü. Dolayısıyla burada da bağımlı hâle getirmişsiniz.

Şimdi, hazırlıksızlık... Makro olarak bakıyorsunuz, dünyanın en yüksek enflasyonlarından bir tanesi bizim ülkemizde mi arkadaşlar? Enflasyonda bir alanımız var mı? Hadi dünyada bu çalkantılar oldu "Ya, 2 puan enflasyon yükselirse ne yapalım." diyebilecek durumda mısınız? Değilsiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ERHAN USTA (Devamla) - Faizimiz... Dünyanın en yüksek faizini veriyor muyuz, veriyoruz değil mi? 37'ydi politika faizi, fonlama faizi. Bakın, hiç çaktırmadan 3 puan Türkiye'de faiz arttı. 3 puan faiz artıran bir başka ülke var mı bu İran savaşından sonra? 37'den 40'a çıktı, niye? Çünkü haftalıktan geceliğe dönüldü, şu anda 40'la piyasayı fonluyor Merkez Bankası. Alanın var mı? Yok. 40 faizi daha nereye artıracaksın? Efendim, ticaret açığımız 100 milyar dolar, bütçe açığımız 3 trilyon TL, kur baskı altında alanımız var mı? Yok. Yani kur ciddi bir baskı altında. Büyümeniz düşüyor, ihracat 2028'e kadar orta vadeli programı açın bakın ihracatın millî gelire oranı düşüyor ondan sonra her tarafta makro dengeler kötü, yoksulluk, açlık almış başını gitmiş. Milletten fedakârlık isteyecek bir durumumuz var mı? Yok. İspanya ne yaptı? Akaryakıt fiyatlarını yansıtmıyor değil mi? Ama biz, eşelmobil iki günde bitti, şimdi yansıtmak durumundayız. Dolayısıyla, bu konular için Meclisin mutlaka işe müdahil olması lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERHAN USTA (Devamla) - AK PARTİ hükûmeti bu ülkeyi yönetemiyor, Meclisin bu işe en azından araştırma önergesine evet diyerek el koyması lazım diyorum.

Teşekkür ediyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)