| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 72 |
| Tarih: | 24.03.2026 |
BİLAL BİLİCİ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu, milletimizi ve Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Bereketin simgesi Çukurova'nın kalbinde geçmişte tarımın ve sanayinin devleştiği Adana bugün pili bitmiş bir saat gibi ortaya çıkmakta. Pamuğun bereketiyle zenginleşen, sanayi fabrikalarıyla Türkiye'yi sırtlayan o dev şehir gitmiş karşımıza komşularını seyreden, komşularının ilerleyişini gözlemleyen sahipsiz bir Adana ortadadır. Buradan sormak istiyorum: Mert insanlarıyla toprağından bereket fışkıran Adana geri mi gidiyor yoksa geri mi bırakılıyor? Adanalının suçu kebabın acısını sevmek mi yoksa sahipsiz kalmaya, sahipsiz bırakılmaya eyvallah etmek mi? Yöresel lezzetleriyle ön plana çıkan Adana maalesef kalkınma, atılım ve markalaşma trenini kaçırmış durumda. Başka şehirler kalkınma ve atılım açısından hızlıca yol alırken Adana bu tozlu yollarda kağnıyla gitmekte. Adana Türkiye'nin birçok konusunda, birçok alanında amiral gemisiydi şimdi ise mini bir sandal gibi kenarda bekletilmekte. 01 plakasıyla kalplerde birinci olan Adana Türkiye ekonomik ölçeğinde maalesef 16'ncı sırada. Kişi başına düşen gayri safi yurt içi hasılada yani Adana'nın kişi başına düşen millî gelirinde ise Adana 46'ncı sırada, iş gücü, beşerî sermaye kriterinde ise Adana 52'nci sırada; eğitim, sağlık, yaşam koşullarında ise Adana'mız 60'ıncı sırada. Nüfus artış hızında Adana 64'üncü sırada; Adana'mız bunu hak etmiyor. "Hani ilk 4'teki Adana?" diye sormak istiyorum. Hani ilk 10'a bile zar zor girebilen Adana bu sıralamaların neresinde? Forbes Yaşanabilir Şehirler Listesi'nde Adana ne ilk 4'te, ne ilk 10'da, ne de ilk 20'de. Yaklaşık çeyrek asırdır bu ülkeyi yöneten AK PARTİ değil mi? Yatırım teşviklerini AK PARTİ belirlemiyor mu? Hem sanayi hem turizm teşviklerinde Adana istenileni almış, alabilmiş durumda değildir. Ekonominin, sanayinin ve tarımın yönetimi AK PARTİ'de değil mi? Buradan Adanalının haykırışını ifade etmek istiyorum.
Adana'da sanayi ve zirai üretim azalmış, işsizlik tırmanmış hâldedir. Eskiden cazibe merkezi olan Adana bugünlerde maalesef kan kaybetmektedir. Gençler geleceğini göremedikleri için metropollere gitmekte. Ekonomik sıkıntılar, çözümsüzlükler ve işsizlikten ötürü Adana'daki gençler maalesef çeteleşme, mafyavari faaliyetlere yönelmektedir yani kısacası asayiş problemi Adananın handikabıdır.
Şu anda çiftçi toprağına, sanayici yarınına veda etmiş durumda. Çiftçimiz borçlu, destekler yetersiz, tarlalar boş kalmaktadır. Mazot pahalı, gübre pahalı, çiftçi çaresiz ve kimsesizdir. Çiftçi bugün ekemezse, yarın milletimiz ne yiyecek? Bunu da buradan belirtmek istiyorum.
İran savaşının başlamasıyla ülkemize ve Adana'mıza füzeler yöneldi. Bu savaşla birlikte kapımıza dayanacak yeni bir göç dalgası olabilir. Adana bugünlerde resmî olarak 200 bin civarı, gayriresmî olarak 300-350 bin civarında Suriyeli mülteciyi barındırmakta. Adana, en yoğun Suriyeli mültecileri barındıran ilk 6 şehirden birisi. Bu durumda, yeni bir göç dalgasını ne Adana ne de Adanalı kaldırabilir. Eskiden, 1 kilogram pamukla 2,5 litre mazot alan Adanalı çiftçi bugün, 1 litre mazot için 2,5 kilogram pamuk satmak zorundaydı ama bu savaş öncesiydi. Savaşla beraber, gübre ve akaryakıt başta olmak üzere, tüm girdiler arttı, girdiler arttı ama çiftçi kredileri, destekler ne giderler oranında ne de enflasyon oranında arttı. Keza, ne de ürün fiyatları bu zamlar kadar artabildi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
BİLAL BİLİCİ (Devamla) - Başka bir konuya daha değinmek istiyorum.
Ziraat Bankası bugünlerde çiftçimize çile çektirmekte. Nasıl çile çektirmekte? Verilen çiftçi kredileri on beş gündür blokeli tutulmakta yani çiftçinin parası hapis, çiftçinin parası donmuş durumda. E, bu süreçte mazot fiyatları artmadı mı, gübre fiyatları artmadı mı? Tohumun vakti geçer mi diye soruyorum? Fiyatlar her gün artıyor, artarken bankanın bu keyfî uygulaması yüzünden çiftçilerimizin girdileri her gün daha pahalı hâle gelmiş durumda, Ziraat Bankası bu keyfekeder uygulamaya bir an önce son versin. Öngörüsüz, ihmalkâr, önemsememe, öncelik vermeme anlayışı Adana'yı buraya getirdi. Kaybeden Adana olmamalı, Adanalı kaybetmemeli diyorum.
Saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)