| Konu: | Antalya’nın sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 71 |
| Tarih: | 12.03.2026 |
AYKUT KAYA (Antalya) - Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum.
Turizm işletmelerinden yüzde 2 oranında konaklama vergisi alınmaktadır. Dünyanın birçok ülkesinde bu vergi şehir vergisi olarak uygulanır ve o kentin altyapısına harcanır; bizde ise doğrudan merkezî bütçeye gitmektedir. Antalya'dan toplanan yaklaşık 200 milyon dolarlık konaklama vergisinin ne kadarının Antalya'ya geri döndüğü ise belli değildir. Toplanan paraların nereye harcandığını bilemiyoruz. Oysa bu kaynak Antalya'da kalsaydı şehrin birçok ulaşım ve altyapı sorunu da çoktan çözülmüş olurdu. Antalya yazın nüfusunun 7-8 katı kadar bir nüfusa hizmet vermektedir ancak aldığı katkı payı yalnızca yerleşik nüfusa göre hesaplanmaktadır; bu, Antalya'ya karşı açık bir haksızlıktır. Bu nedenle, Antalya'dan toplanan konaklama vergisinin altyapısında kullanılması şartıyla Antalya'da kalması gerekmektedir.
Bugün birçok turizm işletmesi, zincir market ve finans kuruluşlarının şubeleri Antalya'da faaliyet göstermekte ancak merkezleri başka şehirlerde olduğu için bu gelirler o şehirlerde kaydedilmektedir. Yapılacak bir yasal düzenlemeyle Antalya'dan elde edilen bu gelirlerin Antalya'ya kaydedilmesi ve vergilerinin Antalya'da alınması sağlanmalıdır. Hazine ve Maliye Bakanlığının bu konuda bir an önce adım atmasını talep ediyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)
APP plakalarla ilgili açıklamalara rağmen hâlâ kafa karışıklığı devam etmekte. 1 Nisana kadar uzatılan süre yeterli değildir. Şoförler odalarında uzun kuyruklar yaşanmaktadır. Bu sürenin en az 1 Hazirana kadar uzatılması gerekmektedir. Vatandaşımız plakasını değiştirmek için birçok işlem yapmak zorunda kalıyor, hem zaman kaybı yaşıyor hem de gereksiz bir mali külfetin altına giriyor. Bu işlemlerden alınan ücretlerde vatandaşlarımıza muafiyet ve kolaylıklar sağlanmalıdır. Bugüne kadar bu araçlar bu plakalarla muayeneden geçti, noterden satıldı, trafik cezası yedi, şimdi mi sorun oluyor? Üstelik birçok vatandaşımız aracını alırken APP plaka olduğunu bile bilmiyordu. Şimdiyse orijinal plaka yoksa yıllardır kullandığı plaka numarasını kaybetme riskiyle karşı karşıya. Plaka sadece aracın kimliği değil, aynı zamanda aracın estetiğidir, araca değer katan bir unsurdur. Bu nedenle, plaka standartları geliştirilmelidir ki vatandaşlarımız dışarıda plaka bastırmak zorunda kalmasın. Ruhsatıyla uyumlu plakaya 140 bin lira ceza kesmeyin, en fazla 4 bin lira uygulayın. Bugüne kadar kesilen cezalar da affedilmelidir. 140 bin liralık ceza yalnızca başkasına ait plaka kullananlar için uygulanmalıdır.
Son dönemde trafik cezaları ciddi şekilde artırıldı. Trafik denetimi elbette olmalıdır, buna kimsenin itirazı yok ancak bugün EDS'ler, radar araçları, "drone"lar ve helikopter denetimleri artırıldı. Ceza kesmek için bütün imkânlar seferber edilmiş durumda. Şehirler arası seyahat eden vatandaşlarımız, bilmedikleri güzergâhlarda hız limitlerinin bir anda düştüğü yerlerde ister istemez ceza yiyorlar. Bu, insanlık hâli; hem yüksek ceza ödüyor hem de ceza puanı gidiyor. Uzun yol yapan tır ve otobüs şoförlerimize Allah kolaylık versin. Antalya'dan İstanbul'a birkaç kez gidip gelen bir sürücü bu şartlarda dünya kadar para öder, ehliyetini kaptırma riski taşır. Bu işi ticari yapan sürücüler için ceza puanı sistemi yeniden düzenlenmeli, cezalar hakkaniyetli seviyelere çekilmelidir.
Bir de şirket aracını sigortalı olmayan biri kullansa 60-70 bin liraya varan cezalar kesiliyor. Biz dayanışma kültürü olan bir toplumuz; aracımızı arkadaşımıza da veririz, akrabamız da kullanabilir. Vatandaş araç alırken araç parası kadar vergi ödüyor, akaryakıta yüksek vergi ödüyor, bir de şimdi bu ağır cezalarla vatandaşı iyice perişan ediyorsunuz. Yok, trafikten ceza; yok, "Hoparlör bulundurdun." ceza; yok, "IBAN'a para gönderdin." ceza; yok, "Az fatura kestin." ceza. Her şeyden ceza keser hâle geldiniz. Milletimiz artık bu cezalardan bıkmış durumda. Artık iktidarınız bir ceza ve tahsilat iktidarına dönüşmüş durumda.
Bugün Gazipaşa'dan Kaş'a kadar Karayollarına ait kavşaklarda akıllı kavşak sistemi olmadığı için vatandaşlarımız boşu boşuna kırmızı ışıkta beklemek zorunda kalıyor. Gece yarısı kavşakta tek araç var, yol boş ama kırmızı ışık yanıyor ve vatandaş bekliyor. Artık akıllı kavşak sistemlerine geçmemiz gerekiyor, dünyada sistem böyle işliyor. Trafik ışıkları araçlara göre çalışır, araç trafik ışıklarına göre beklemez. Akıllı kavşak sistemleri kurulursa trafik rahatlar, yakıt tasarrufu sağlanır, zaman kaybı azalır ve araçların yıpranmasının önüne geçilir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
AYKUT KAYA (Devamla) - Son cezalardan sonra yıllarını bu işe vermiş binlerce modifiye esnafı kepenk kapatma noktasına gelmiştir. Modifiyeyi bir tutku olarak yapan vatandaşlarımız da büyük bir endişe içine girmiştir. İthalatına izin verdiğiniz, vergisini ve bandrolünü aldığınız ürünleri vatandaşımız çevreye zarar vermeden kullandığında ceza kesilmemelidir. Bugün "Araçta ses sistemi bulundu." diye 21 bin lira ceza kesiyorsunuz. Bu, 220 kilometre hız yapabilen bir araca 80'le giderken "220 yapmadın." diye ceza kesmek gibi bir çelişkidir. Çevreyi rahatsız etmeyen, trafik kurallarını ihlal etmeyen modifiye kullanıcılarının önü açılmalıdır. Seçim zamanı geldiğinde en büyük modifiyeyi, gürültü kirliliğini yine siyasetçiler yapacak. Burada soruyorum: Bir çifte standart yok mu? Çevreye zarar vermeyen, trafik kurallarını ihlal etmeyen modifiye tutkunlarının önü kapanmamalıdır.
Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum.
Sağ olun. (CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)