GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:70
Tarih:11.03.2026

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; Parklar Kanunu'nu görüşürken depremde tamamen yerle bir olmuş -deprem sonrasında da yapılacak tek iş konut yapmak- insanlara şu kadar adet konut teslim edelim; aç kalsınlar, işsiz kalsınlar, doğası tahrip olsun, hiçbir şeyin önemsenmediği bir ilden söz edeceğim.

Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki evet depremden sonra çok sayıda konut yapıldı, konut yapımına Hatay Belediyesini AK PARTİ kazandıktan sonra başlandı. Bunun etik açıdan değerini vicdanınıza sunuyorum. Şunu belirtmek isterim ki büyük törenlerle 455 bin konut yapıldığı söylendi. Depremin en yoğun gününde Hatay'da konteynerde yaşayan insan sayısı 217 bin idi. Bu arada Suriye'de savaş bitti, Suriyeliler döndü. Birçok insan Hatay'da iş bulamadığı için başka illere taşındı, ayrıldı, bir miktarı kendi imkânlarıyla köyüne konteyner tipi, baraka tipi ev yaptı ve bir miktarına da kamu, konutları teslim etti. Şu anda konteynerde kalan insan sayısı 120 veya 130 bin civarında, net sayı elimizde yok ama kesin olarak 100 binin üzerinde insan hâlen konteynerlerde yaşıyor. Ve teslim edildiği söylenen konutlar şu: "Şu biten... Şu yarım kalan... Şu yanındaki hafriyat olan yere de biz bina yapacağız, buranın üçüncü katında çıkacak daireyi sana vereceğiz." diyerek iş yapıldı. Oysa kamuya yakışan dürüst davranmaktı, "Henüz bitmemiş ama senin hak sahibi olduğunu tescilliyoruz, hafriyata inanma." denmesi gerekirdi.

Değerli milletvekilleri, pek çok sorundan bazılarını arz etmek isterim. Depremin üzerinden üç yıl geçti, hâlen davetiye usulü ihale yapılıyor. Oysa çok acil bir dönem için ilk üç ayda kamunun acil araç, mazot ihtiyacı vardı, su ihtiyacı vardı, bu normaldi ama üç yıl sonra hâlen siz bu kanunu, depremi istismar ederek açık ihale, kapalı ihale yapmadan doğrudan davetiye usulüyle birilerine bu ihaleleri verirseniz niyetiniz sorgulanır. Bu noktada, bu yanlışları düzeltmeye davet ediyorum.

Bunun dışında, evet, konut yapılıyor ama iş yerleri hâlen ortada yok. Sadece tören bazlı o televizyonlarda seyrettiğiniz, mekânsal anlamda vitrin sayılabilecek yerlerdeki iş yerleri yapılıyor, oraların "drone"larla çekimi yapılıyor, sanki Hatay'ın tamamı düzelmiş gibi lanse ediliyor. Bugün KOSGEB ödemelerinin geri dönüşü geldi, mart ayında ödenecek; insanlar hayat normale dönmediği için borçlarını ödeyemiyor, gündemde yok. Esnaf kredi çekecek, "Borcu yok." kâğıdı isteniyor. Muhtemelen bu görev için gelen insanlar "robot" diyeceğim, robot da değil, kendileri de hata olduğunu biliyor ama Hazine ve Maliye Bakanını aşmadıkları için ipe sapa gelmez, akıl dışı, mantık dışı taleplerle ne yazık ki Hatay esnafı muhatap olmak zorunda kalıyor. Esnafa deniyor ki: "Bana borcu yok kâğıdı getir." Ya, bu adam depremzede, borcu olduğu için zaten senden para istiyor ve istedikleri: "Borcu yok kâğıdı getirmek."

Hatay'ın önemli sorunlarından biri yol sorunu. Evet, bir tünel inşaatı başladı ama bunun çok daha hızlı tamamlanması gerekir. Hepsinden de öte Hatay Akdeniz'deki hiçbir ilden daha geri kalmayan bir turizm cennetidir. Dağları, ovası, orman turizmi, tarih turizmi, kültür turizmi, inanç turizmi, gastronomi turizmi, sağlık turizmiyle dünya güzeli bir şehirdir ama ne yazık ki komşularının hemen bir çoğunun yararlandığı turizm potansiyelinden Hatay sıfır derecede, hiç yararlanamamaktadır. Bu açıdan Hatay'ın acilen turizm şehri ilan edilmesi, bu noktada destek verilmesi gerekiyor. Başka illerin önü açıldı, destek verildi, sonrasında bu potansiyel değerlendirildi, ne yazık ki Hatay bundan mahrum.

Değerli milletvekilleri, kamuya düşen önemli görevlerden biri, inşaatları denetlemek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Evet, TOKİ konutlarında beton döküldü mü diye denetim yapılıyor ama bakın, şu anda, inşaatlarda İranlı, Afganlı kaçak işçi çalıştırılıyor ve bu işçilerin bazılarının ücreti ödenmeden oradaki müteahhitler tarafından kapı dışarı ediliyor, zorla gönderiliyor. Gariban, ağzını açıp hakkını talep edemiyor. Kamu olarak göreviniz buralarda çalışan insanların sigortalarını takip etmek, ücretlerinin ödenip ödenmediğini takip etmektir. Bütün şehrin, ilçelerin çıkışlarına barikat kurulmuş, sanki savaş hâlinde bir ülkeyiz, her 20 kilometrede bir kimlik kontrolü yapılıyor ama buradaki gariban, yabancı işçi ücretini aldı mı, almadı mı, bunu hiçbir şekilde takip eden yok.

Hatay'da tarihî tescilli evler var. Bunlara sadece Bakanlık proje desteği veriyor, oysa bunların yapımını da üstlenmesi gerekir. Bütün bunların ötesinde Hatay ne yazık ki henüz ayağa kalkamadı.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)