GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:04.03.2026

MHP GRUBU ADINA MEHMET CELAL FENDOĞLU (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; doğal, tarihsel ve kültürel varlıklarının sayısı ve çeşitliliği bakımından dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olan ülkemiz bu anlamda ulusal ve uluslararası pek çok kaynak değerine sahip olup biyolojik çeşitlilik bakımından ise Avrupa ve Orta Doğu'nun en zengin ülkelerinden biridir. Ülkemizde millî parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, biyolojik çeşitlilik ve yaban hayatı ve kara av kaynakları ile orman içi su kaynakları; dere, göl, gölet ve sulak alanlar ve hassas bölgelerin tespitinin korunmasını, geliştirilmesini, kara avcılığının düzenlenmesini ve yönetilmesini, doğa turizmi potansiyelinin artırılmasını sağlamak üzere 230 sıra sayılı Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Kanun teklifine olumlu oy vereceğimizi ifade ederim.

Değerli milletvekilleri, bugün sizlere Türkiye'de av turizminin mevcut durumu, ekonomik büyüklüğü ve potansiyel katkıları hakkında kısa bir değerlendirme sunmadan önce, dünyada bu durum nedir diye bakacak olursak, Amerika Kıtası -Kanada dâhil- 16 milyon avcıyla 100 milyar dolar gelir elde eder. Avrupa Kıtası -Fransa, Almanya, İspanya- 9 milyon avcının dâhil olduğu av turizminde 20-30 milyar euro ekonomik gelir elde etmektedir. Buna karşılık, ülkemizde 246 bini aşkın avcı bulunmaktadır. 2025 yılında 189.016 avcı harç ödemiş ve yaklaşık 681 milyon ile 1 milyar TL arasında gelir elde edilmiştir. Bu gelirin yüzde 30'u, 204 milyon TL'si doğrudan Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü bütçesine aktarılmıştır. Ayrıca, 178.331 avcı tarafından satın alınan avlanma izin pulları da bütçeye katkı sağlamıştır. Mevcut düzenlemede kanunun 29'uncu maddesinde belirtilen fiillerin tekrarı hâlinde avcılık belgesi süresiz iptal edilmekte ve kişiye yeniden belge verilmemektedir ancak uygulamada belgesi süresiz iptal edilen kişilerin çoğunlukla kaçak avcılığa yöneldiği de tespit edilmiştir. Teklifle, belirli şartların sağlanması, eğitim ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi gibi objektif kriterler çerçevesinde bu kişilere yeniden belge alma imkânı tanınmaktadır. Böylece kayıt dışılığın azaltılması ve sistem içine yeniden dâhil edilmesi hedeflenmektedir.

Türkiye, coğrafi konumu ve biyolojik çeşitliliği sayesinde Avrupa ile Asya arasında önemli bir yaban hayatı koridorudur. Özellikle Anadolu yaban keçisi, kızıl geyik, karaca ve yaban domuzu gibi türler uluslararası av turizmi açısından dikkat çekmektedir. Bu faaliyetler, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü tarafından kota sistemiyle kontrollü olarak yürütülmektedir.

Türkiye'de av turizmi özellikle trofe avcılığı kapsamında yürütülmektedir. Yıllık yabancı avcı sayısı genellikle 1.000 ile 1.500 kişi aralığındadır. Bu sayı, gelişmiş ülkeler ile Avrupa ve Amerika Kıtası'na göre çok düşüktür. Yıllık tahsis edilen trofe kotası türlere göre değişmekle birlikte birkaç yüz adet civarındadır. Resmî açıklamalara göre, av turizminden elde edilen doğrudan gelir yıllık yaklaşık olarak 15-20 milyon ABD dolarıdır. Bu rakam avlanma izin bedelleri, rehberlik hizmetleri ve resmî harç gelirlerini kapsamaktadır ancak burada önemli bir nokta var, av turizminin gerçek ekonomik etkisi yalnızca izin bedellerinden ibaret değildir; konaklama, ulaşım, tercümanlık, kırsal rehberlik, araç kiralama ve yerel tedarik zinciri harcamaları da dâhil edildiğinde ekonomiye etkisi çok daha yüksek olmaktadır. Çarpan etkisi hesaba katıldığında av turizminin Türkiye ekonomisine katkısının 30-50 milyon dolar seviyelerine ulaşabileceği tahmin edilmektedir. Özellikle Doğu Anadolu, İç Anadolu ve Akdeniz kırsal bölgelerinde yerel rehberler için istihdam, konaklama tesisleri için sezon dışı doluluk, köy ekonomileri için doğrudan gelir, kaçak avcılıkla mücadelede yerel sahiplenme gibi önemli faydalar sağlamaktadır; bu durum, av turizmini, yalnızca bir gelir kalemi değil aynı zamanda kırsal kalkınma aracı hâline de getirmektedir.

Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye'nin av turizm geliri henüz sınırlı seviyededir ancak tür çeşitliliği ve trofe kalitesi açısından Türkiye, özellikle Orta Avrupa ve İskandinav ülkelerinden gelen avcılar için cazip bir destinasyondur. Türkiye'nin potansiyeli değerlendirildiğinde, tanıtım faaliyetlerinin artırılması, uluslararası sertifikasyon ve sürdürülebilirlik standartlarının giderilmesi, yüksek gelir grubuna yönelik butik av organizasyonlarıyla gelirlerin orta vadede 2 katına çıkma potansiyeli bulunmaktadır.

Av turizminin sürdürülebilir olması kritik önemdedir. Kota sistemi, bilimsel envanter çalışmaları ve denetim mekanizmaları sayesinde popülasyon dengesi korunmakta, kaçak avcılığının önüne geçilmektedir; bu nedenle, doğru yönetilen av turizmi, doğaya zarar veren değil tam tersine doğayı korumaya finansman sağlayan bir model olabilir.

Bugün sizlerle avcılık ve atıcılık sporunun gençlerimiz üzerindeki olumlu etkilerini ve ülkemizin geleceği açısından da taşıdığı önemi kısaca paylaşmak istiyorum.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bilinçli ve kurallara uygun yapılan avcılık ile sportif atıcılık, sadece bir hobi değil disiplin, sorumluluk ve karakter gelişimi sağlayan faaliyetlerdir. Birinci olarak, disiplin ve odaklanma kazandırır. Atıcılık sporu dikkat, sabır ve konsantrasyon gerektirir. Hedefe odaklanma, nefes kontrolü sağlamak ve doğru zamanda doğru kararı vermek gençlerin zihinsel kontrol becerilerini geliştirir. Bu beceriler eğitim hayatına ve mesleki başarıya doğrudan yansır.

İkinci olarak, doğa bilinci ve çevre sorumluluğu oluşturur. Bilinçli avcılık doğayı tanımayı, ekosistemi anlamayı ve sürdürülebilirliği öğretir. Gençler yaban hayatını tanıdıkça doğaya zarar vermek yerine onu koruma bilincini geliştirir. Kontrollü avcılık birçok ülkede yaban hayatı yönetmenin bir parçasıdır ve doğa koruma fonlarının da önemli bir kaynağıdır.

Üçüncü olarak, özgüven ve sorumluluk duygusu kazandırır. Silah ve ekipman kullanımı yüksek sorumluluk gerektirir. Güvenlik kurallarına uyma alışkanlığı gençlere hayatın diğer alanlarında da bilinçli davranma kültürünü kazandırır. Kurallara bağlılık ve etik anlayış gelişir.

Dördüncü olarak, millî spor başarısına katkı sağlar. Atıcılık branşında ülkemiz olimpik düzeyde önemli başarılar elde etmiştir. Bu sporun özellikle trap, ve skeet atışlarının genç yaşta tanıtılması uluslararası arenada daha fazla başarı ve millî gurur anlamına gelir. Spor, gençleri kötü alışkanlıklardan uzaklaştıran, disiplinli bir yaşam tarzına yönlendiren güçlü bir araçtır ama bu gerçeği de buradan ifade edeyim: Trap ve skeet atış poligonu Başkent Ankara'mızda yoktur ve birçok büyükşehirlerimizde de yoktur. Bu olimpik atış sporunun yaygınlaştırılması için poligon sayılarımızın artırılması elzemdir.

Ülkemizin geleceği açısından baktığımızda ise kırsal bölgelerde spor ve doğa faaliyetlerinin artması sosyal dengeyi güçlendirir. Doğa sporları turizmi, av turizmi bilinçli yönetildiğinde ekonomik katkı sağlar. Savunma sanayisi ve sportif ekipman üretimi açısından teknik bilgi birikimi gelişir. En önemlisi ise, sorumluluk sahibi, doğaya saygılı ve disiplinli bir genç nesil yetişmesine de katkı sağlar. Elbette, burada temel unsur eğitim, etik değerler ve sıkı güvenlik kurallarıdır. Gençlere doğru rehberlik sağlandığında, avcılık ve atıcılık zararlı değil, tam tersine, geliştirici ve topluma faydalı faaliyetlerdir.

Sonuç olarak, bilinçli şekilde icra edilen avcılık ve atıcılık sporları gençlerimizin kişisel gelişimine, ülkemizin sportif başarısına ve doğa bilincine katkı sağlayan önemli alanlardır. Doğru planlama ve sürdürülebilir yönetimle hem kırsal kalkınmaya hem de biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağlayabilecek, stratejik bir sektördür.

Evet, gayret bizden, tevfik Allah'tandır.

Büyük Türk milletinin, Türk İslam âleminin, kökeni, yöresi ve anasının dili ne olursa olsun tüm vatandaşlarımızın, tüm insanlığın ramazan ayını ve bayramını şimdiden kutluyor, barış, huzur, esenlik ve selamet dileklerimi sunuyorum.

Allah'a emanet olun, servetiniz ana baba duası olsun.

Teşekkür ederim. (MHP, AK PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)