GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:04.03.2026

HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun teklifinin 14'üncü maddesinde yapılacak değişikliğe anayasal ilkeler, idare hukuku ve kamu mali yönetimi bakımından açıkça karşıyız.

Anayasa’nın 2'nci maddesindeki hukuk devleti ilkesi, idarenin görev ve yetkilerinin açık, belirli ve uzmanlık esasına uygun biçimde düzenlenmesini zorunlu kılar. Anayasa’nın 56'ncı maddesi ise devlete çevreyi koruma ve geliştirme yükümlülüğü getirmektedir.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Teşkilatının varlık sebebi çevreyi, millî parkları ve hassas ekosistemleri korumaktır; gelir yönetmek, bedel belirlemek ve kamu alacağını tahsil etmek değildir. Buna rağmen bu kuruma hem izin verme hem üst hakkı tesis etme hem bedel belirleme hem tahsilat yapma hem sözleşme imzalama hem de denetleme yetkisi veriliyor; bu açık bir fonksiyon çatışmasıdır.

Koruma amacıyla kurulan bir idarenin yatırımın mali tarafına dönüştürülmesi kurumsal tarafsızlığı zedeler, zamanla koruma refleksi yerine tahsilat refleksinin öne çıkması riskini doğurur. Hazine taşınmazları üzerindeki tasarruf işlemleri bugüne kadar mahallî idarelerin uzmanlık alanında yürütülmüştür. Bedel tespiti, rayiç değer, emsal karşılaştırması, yatırım projeksiyonu ve kamu payı hesabı gibi teknik mali analizler gerektirir. Turizm yatırımları yüksek ekonomik değer taşır. Uzun süreli üst haklarında bedeldeki küçük bir sapma bile milyonlarca liralık kamu kaybına yol açabilir, üstelik yetkinin tek elde toplanması çoklu kontrol ve hesap verebilirlik mekanizmalarını zayıflatır.

Değerli milletvekilleri, konu çevre olunca bu kürsüden sadece Afyonkarahisar için değil, tüm Türkiye için hayati önem arz eden bir konuya da değinmek istiyorum: Evet, Eber Gölü can çekişiyor. Afyonkarahisar'ımızın kalbi olan Eber Gölü bugün bir çevre sorunu değil, bir beka meselesi hâline gelmiştir. Gölün tek beslenme kaynağı olan Akarçay'dan yapılan izinsiz su alımları gölün can damarını kesmektedir. Sahada caydırıcı bir denetim mekanizmasının kurulmadığı anlaşılmaktadır; cezalar var ama uygulama yoktur. Bir yandan da Afyonkarahisar ve çevresindeki sanayi tesislerinden çıkan fabrika atıkları ile yerleşim alanlarından gelen kanalizasyon suları gölü yok oluşa sürüklüyor. Göl suyunda artış gösteren zararlı bakteri, mikroorganizmalar ve biriken ağır metaller yüzünden göl çevresinde tarım ve hayvancılıkla geçinenler, bu suyla temas eden vatandaşlarımız ciddi tehlikelerle, sağlık problemleriyle karşı karşıya.

Değerli milletvekilleri, Eber Gölü ve Karamık Gölü yalnızca ekolojik birer alan değildir. Eber Gölü 150 kilometrekare yüz ölçümüyle Türkiye'nin önemli tatlı su kaynaklarından biri ve birinci derece doğal sit alanıdır. 146 kuş türüne ev sahipliği yapmaktadır ancak su seviyesi bazı dönemlerde 1,5 metreye kadar düşmüş, gölde kayık mezarlığı manzaraları oluşmuştur. Eber Gölü'nden geçimini sağlayan balıkçı, kamışçı, çiftçi üretim yapamaz hâle gelmiştir. Her ne kadar iktidar milletvekilleri son yağışlarla su oranının yüzde 1'den yüzde 12'ye çıkmasını sevindirici bulsa da bu geçici bir rahatlamadır. Sadece yağmuru bekleyerek Eber Gölü'nün su sorununa çözüm bulunamaz. Ortada çok vahim bir durum var.

Son 25-30 yıldaki aşırı yer altı suyu çekimi ve kuraklık Bolvadin ilçemiz çevresinde zemin dezenformasyonlarına yol açmış, bazı bölgelerde 1 metreyi aşan çökmeler tespit edilmiştir. Bu, yalnızca çevre değil, jeoteknik ve şehir güvenliği meselesidir. Buradan açıkça çağrı yapıyorum: Akarçay hattındaki kaçak su alımları derhâl engellenmeli, DSİ ve ilgili kurumlar etkin ve sürekli denetim yapmalıdır. Yer altı suyu çekimine kota getirilmeli, havza bazlı bütüncül bir su yönetim planı hazırlanmalıdır. Eber Gölü havzasında yaşanan kirliliğin önüne geçmek için sanayi tesislerine ileri arıtma sistemleri zorunlu hâle getirilmeli, deşarjlar anlık ve on-line olarak denetlenmeli, limit üstü atık boşaltan işletmelere üretim durdurma ve ağır yaptırımlar uygulanmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin lütfen.

Buyurun.

HAKAN ŞEREF OLGUN (Devamla) - Kanalizasyon suları için modern biyolojik arıtma tesisleri hızla tamamlanmalı, kaçak deşarjlar sıkı şekilde tespit edilip engellenmelidir. Gölün dip çamuru ve ağır metal birikimi bilimsel yöntemlerle temizlenmeli, havza bazlı koruma modeli oluşturularak düzenli su ve toprak analizleri yapılmalıdır.

Bu mesele siyaset üstüdür, bu mesele yaşam hakkıdır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)