GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:67
Tarih:04.03.2026

CEMALETTİN KANİ TORUN (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz kanun teklifinde sözleşmeli personel istihdam edilmesine yönelik bir düzenleme mevcut. Bu düzenleme teknik bir değişiklik gibi görünse de uygulamada doğuracağı sonuçları itibarıyla ülkemizin biyolojik çeşitliliği, ekosistem dengesi ve kırsal kalkınma politikaları açısından son derece stratejik bir mahiyet taşıyor. Burada temel soru şudur: Sahada görev yapacak personel yalnızca klasik anlamda bir bekçilik faaliyeti mi yürütecek yoksa bilimsel temelli bir yaban hayatı yönetim sisteminin aktif ve yetkin parçası mı olacak? Yaban hayatı yönetimi artık yalnızca yasak koymak ve ceza uygulamak değildir. Modern literatürde bu alan popülasyonunun dinamiklerinin analizi, habitat kalitesinin izlenmesi, türlerin taşıma kapasitesinin hesaplanması, av kotası belirleme modellerinin oluşturulması ve uzun dönemli koruma planlarının hazırlanması gibi çok boyutlu bilimsel süreçleri içeriyor. Sürdürülebilir avcılık denilen anlayış da tam olarak türlerin tükenmesini engelleyen, eko sistemin bütünlüğünü gözeten ve kırsal ekonomiyi destekleyen dengeli bir kullanım modelidir. Türkiye, biyolojik çeşitlilik bakımından Avrupa ve Orta Doğu'nun en zengin ülkelerinden biridir. 3 farklı biyocoğrafik bölgenin kesişim noktasında yer alan ülkemizde binlerce bitki ve hayvan türü yaşamaktadır. Bunların önemli bir kısmı endemiktir. Bu zenginliğin korunması ancak bilimsel veri temelli bir saha yönetimiyle mümkündür. Bugün üniversitelerimizde yaban hayatı ekolojisi ve yönetimi bölümleri yıllardır eğitim vermektedir. Bu bölümlerde yetişen gençler ekoloji, istatistik, coğrafi bilgi sistemleri, popülasyon modellemesi, yaban hayvanı sayım teknikleri, tür izleme yöntemleri ve koruma biyolojisi alanlarında uzmanlaşmaktadırlar. Yani yalnızca teorik değil, uygulamaya dönük saha bilgisiyle donatılmaktadırlar. Eğer saha bekçiliği kadroları bu alanlarda eğitim almış mezunlardan oluşturulursa bu alanda çok faydalı bir adım atılmış olacaktır. Öncelikle denetim mekanizması salt ceza yazmaya indirgenmemiş olacak, aynı zamanda sistematik gözlem, veri toplama ve raporlama faaliyeti yürütülecek ve bu veriler merkezî planlamada bilimsel karar alma süreçlerine ciddi katkılar sağlayabilecektir.

İkinci olarak, türlerin korunmasıyla ilgili sürdürülebilir kullanım arasında sağlıklı bir denge kurulur. Av kotası belirlenirken tahmine dayalı değil, popülasyon büyüklüğü ve üreme oranlarına dayalı hesaplamalar yapılabilir.

Üçüncüsü, kaçak avcılıkla mücadele daha nitelikli hâle gelir. Sahadaki görevli yalnızca ihlal tespit eden bir memur değil, tür davranışlarını bilen, yasa dışı faaliyetleri erken aşamada fark edebilen bilinçli bir denetim gücü olur.

Dördüncüsü, habitat tahribatı, yasa dışı tuzaklama, göç yollarının bozulması gibi ekosistem bütünlüğünü tehdit eden unsurlar daha erken tespit edilir ve önlenir.

Beşincisi, kırsalda devletin temsilcisi olan görevli yöre insanıyla çatışan değil bilgilendiren, rehberlik eden ve bilinçlendiren bir profile kavuşur; bu da sosyal kabulü artırır. Bazı bölgelerde şiddete varan tartışmaları duyuyoruz, bunun önüne geçmek zorundayız.

Değerli milletvekilleri, dünya genelinde başarılı yaban hayatı yönetimi uygulamalarına baktığımızda bilimsel personel istihdamının temel unsur olduğunu görürüz. Avrupa Birliği ülkelerinde, Kuzey Amerika'da ve gelişmiş doğa koruma sistemlerine sahip ülkelerde saha görevlileri yalnızca kolluk fonksiyonu icra etmez; aynı zamanda veri üretir, rapor hazırlar ve bilimsel planlamaya katkı sunar. Türkiye'de ise bu alanda eğitim almış çok genç iş beklemektedir. Devletin kendi üniversitelerinde yetiştirdiği uzmanları istihdam etmeyip farklı alanlardan personel temin etmesi hem kamu kaynaklarının etkin kullanılmaması hem de kurumsal kapasitenin zayıf kalması sonucunu doğurur. Bu düzenleme doğru uygulanırsa ekosistem korunmuş olur, biyolojik çeşitlilik güvence altına alınır, kırsal kalkınma desteklenir, devlet ile vatandaş arasında güven tesis edilir. Unutulmamalıdır ki sürdürülebilir avcılık doğanın tükenmesi değil nesiller boyunca devam edebilmesidir, bu da ancak bilimsel planlama ve ehil kadrolarla mümkündür. Bu nedenle, saha bekçiliğinde sözleşmeli personel istihdamı yapılırken önceliğin yaban hayatı ekolojisi ve yönetimiyle ilgili bölümlerin mezunlarına verilmesi hem kamu yararı hem bilimsel gereklilik hem de liyakat ilkesinin açık bir gereğidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın, lütfen.

CEMALETTİN KANİ TORUN (Devamla) - Bu kanun teklifi görüşülürken bu konuya yalnızca bir kadro düzenlemesi olarak değil Türkiye'nin yaban hayatı yönetiminde bilimsel bir dönüşüm fırsatı olarak bakalım ve bunu değerlendirelim diyor, heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)