| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 67 |
| Tarih: | 04.03.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA CEMALETTİN KANİ TORUN (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlarken İran'da özellikle vurulan okulda hayatını kaybeden masum kız çocuklarına ve çatışmalar sebebiyle yaşamını yitirenlere, başta Ayetullah Hamaney olmak üzere Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Kan üzerinden yapılan hiçbir siyasi hesap meşru değildir.
Bu kürsüden bir kez daha ifade etmek isterim ki biz savaşın karşısındayız çünkü inanıyoruz ki savaşın kazananı halklar değil silah şirketleridir. Şunu açıkça ifade etmek gerekir ki İran gibi köklü bir devletin dış müdahalelerle ve askerî operasyonlarla kalıcı biçimde dönüştürülmeyeceği açıktır. Bu tür girişimler çoğu zaman rejim değişikliği sağlamaktan ziyade, uzun süreli kaosa, otorite boşluklarına ve insani krizlere yol açacaktır, tarih bunun örnekleriyle doludur. Dolayısıyla askerî baskı yoluyla sonuç alma yaklaşımı bölgeyi daha da istikrarsızlaştırma riskini taşımaktadır. İran'da daha özgürlükçü, demokratik, katılıma açık, temel hak ve hürriyetleri önceleyen bir yönetim anlayışının güçlenmesini elbette bizler de temenni ederiz ancak demokrasinin alevlerin gölgesinde inşa edilemeyeceğini de çok iyi biliyoruz. Silahların konuştuğu yerde özgür irade gelişmez, emperyal güçlerin bombaları altında bir topluma demokrasi götürülemez; değişim ancak o ülkenin kendi dinamikleriyle ve halkının iradesiyle anlam kazanır.
Sayın milletvekilleri, İran'daki rejimin niteliği üzerinden bu savaşı meşrulaştırmaya çalışmak emperyalizme hizmettir. İran'a yapılan ABD-İsrail saldırısında tarafsız olmak siyonizme taraf olmaktır. Bizim tarafımız, ezilen Orta Doğu halklarının yanıdır. Eğer bugün binlerce kilometre öteden gelip bölgemize yön vermeye çalışan anlayışlara güçlü bir itiraz yükseltmezsek yarın benzer müdahalelerin farklı gerekçelerle başka ülkelere de yöneltilmeyeceğinin garantisi yoktur. Bugün bölgemize baktığımızda Gazze'den Suriye'ye, Yemen'den Lübnan'a kadar geniş bir coğrafya âdeta yangın yerine dönmüştür. Böylesi bir ortamda yeni bir cephe açmak ateşi büyütmekten başka bir işe yaramayacaktır. Tam da bu noktada Doğu ile Batı'nın kavşak noktasında bulunan Türkiye'ye önemli sorumluluklar düşmektedir. Ülkemiz; tarihsel birikimi, diplomatik tecrübesi ve çok yönlü dış politika kapasitesiyle kriz çözücü bir rol üstlenebilir. Yapmamız gereken, taraflarla temas kanallarını açık tutarak gerilimi düşürücü adımlar için inisiyatif almak ve diplomatik süreci hızlandırmaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
CEMALETTİN KANİ TORUN (Devamla) - Öncelikle, kamuoyu baskısının yoğun olduğu Amerika yönetimi nezdinde ve her gün kayıplarla sınanan İran tarafında arka kapı diplomasisi devreye sokulmalıdır. Karşılıklı güven artırıcı adımlar üzerinden acil bir ateşkes zemini oluşturulması için girişimlerde bulunabiliriz. Sessiz ama etkili bir diplomasiyle tarafları masaya getirmek, bugün atılabilecek en hayati adımdır.
Türkiye, adil ve dengeli bir ara buluculuk anlayışıyla yalnızca bölgesel barışa değil küresel istikrara da katkı sunabilir. Bu nedenle, Hükûmeti diplomasiye öncülük etmeye, bölgemizi yeni bir felaketten korumak için kararlılıkla hareket etmeye ve sorumluluk almaya davet ediyor, heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)