| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 66 |
| Tarih: | 03.03.2026 |
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, ekranları başında bizi izleyen büyük Türk milleti; geçtiğimiz günlerde trafik kazasında hayatını kaybeden Hürriyetçi Eğitim Sen Düzce Şube Başkanı kıymetli eğitimci İsmail Şişman'ı buradan rahmetle anıyorum; sevenlerine, ailesine ve camiasına başsağlığı diliyorum.
Yine, bir başka eğitimci Fatma Nur Çelik, öğretmen, 17 yaşında öğrencisi tarafından sırtından bıçaklanarak hayattan koparıldı. Fatma Nur Çelik Öğretmenimize de Allah'tan rahmet; başta ailesine, sevenlerine, meslektaşlarına, eğitim camiasına ve öğrencilerine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Bu bir suça sürüklenen çocuk vakası değildir. Bu, suçu tercih eden, planlayan ve bu suçu işlerken gözünü kırpmayan bir failin açık suç işleme eğilimi ve eylemidir. Dolayısıyla, bizler bu çatı altında milletvekilleri olarak kurallara uyan, kanunlara uyan, vergisini ödeyen vatandaşların seçtikleri milletvekilleri olarak onların hayatlarını, onların geleceklerini, onların umutlarını, onların bugünlerini dizayn etmek ve buna ilişkin yasama görevimizi yerine getirmek zorundayız. Ancak bu çatı altında, maalesef her seferinde önümüze getirilen hususlar, suçu tercih eden ya da suça bulaşmış olanların infaz indirimi dâhil olmak üzere ya da terörü tercih etmiş, terör örgütü üyeliğini tercih etmiş olanların umuduna umut katma gibi konular gündemimize getirilmektedir. Dolayısıyla, aslında burada asli vazifelerimizin ne olduğunu bu ve benzeri olaylar bize bir kez daha acı bir şekilde hatırlatmaktadır.
Aynı şekilde, bugün İsrail'de canlı yayın sırasında gözaltına alınan CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ve kameraman Halil Kahraman'a yönelik uygulamayı da İYİ Parti olarak kınıyoruz ve görüyoruz ki haber verme özgürlüğü sadece Türkiye'de değil aynı zamanda İsrail'de de ortadan kaldırılmış durumda. Dolayısıyla, hem muhabire hem kameramana ilişkin Dışişleri Bakanlığının gerekli girişimleri yapmasını da takip ettiğimizi ifade ediyoruz.
İzmir Kınık'taki Polyak şirketinde, Çinli Polyak şirketinde çalışan maden işçilerinin eylemleriyle ilgileniyoruz ve on bir gündür takip ediyoruz. Ücret alacakları, tazminat hakları için teminat, iş güvencesi, işçi sağlığı ve iş güvenliği gibi en temel hakları için direniyorlar; buradan oradaki işçilerimize, emekçilerimize selam olsun.
Evet, şu an bölgemiz bir cehennem gibi, Körfez ülkeleri bir cehennem gibi. Bununla ilgili hafta sonu oturduk, hepimiz her hukukçu gibi, her milletvekili gibi 111 maddelik Birleşmiş Milletler şartının her maddesine tekrar baktık, her seferinde bunu yapıyoruz. Bir televizyon programına çıkmadan önce ya da burada, Parlamentoda konuşmadan önce 111 maddelik Birleşmiş Milletler şartının maddelerine tek tek bakıyoruz. Sonra uygulamasına bakıyoruz, uygulama diye bir şey yok. Birleşmiş Milletlerin koca koca binalardaki havalı cıvalı toplantılarının da büyük büyük laflarının ve açıklamalarının da oluşmayan kültürünün de iflas ettiğini, hatta aslında uzun zamandır var olmadığını önce kendimize, sonra da tüm dünyaya haykırmalıyız.
1945'te kurulan Birleşmiş Milletlerde bugün 193 ülke var ve 1945'te kurulan Birleşmiş Milletlerin kurucu üyelerine bakın: Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, İran, Suudi Arabistan, Suriye, Lübnan, Irak, Rusya, Ukrayna, Venezuela... Bunlar kurucu 53 ülke içerisinden yakın tarihimizde yerle bir edilen, egemenlik hakları ortadan kaldırılan ülkeleri de barındırıyor. Venezuela... Venezuela Devlet Başkanını gece yatağından alıp götürüyor. Neresi? Yine bir Birleşmiş Milletler kurucu üyesi Amerika Birleşik Devletleri. İran kurucu üye, şu an İran Amerika ve İsrail tarafından bombalanıyor ve uluslararası hukuka, uluslararası savaş kurallarına da aykırı bir şekilde. Buna istinaden ne yapılıyor? Hatırlayın On İki Gün Savaşlarını, On İki Gün Savaşlarında da İsrail İran'ı vurmaya başladıktan bir süre sonra Amerikan Başkanı Donald Trump çıktı Birleşmiş Milletlerin diğer mensubu olan Avrupa ülkelerinin yetkililerinin, devlet başkanlarının kendisine nasıl övgü dolu mesajlar attığını ifşaladı.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Buna ilişkin bu devlet başkanlarının hiçbirinden tekzip gelmedi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Şimdi, bakıyoruz, İsrail ve Amerika İran'ı bombalarken, İran'daki sivilleri bombalarken, İran'daki rejimi ortadan kaldırmaya dönük bir kararlılık ortaya koymuşken -ki bu hak İranlılara aittir, İran'a aittir bu hak, bu rejimin meşru olup olmaması değildir, sizin onaylayıp onaylamamanız değildir ama İran halkı kendi kaderine kendisi karar verecektir- bugün İsrail Devlet Başkanı Netanyahu denen katil kalkıp hitabını İranlılara, İran halkına değil İran'daki etnik gruplara yönlendirirken -buradaki amaç ve hedefin de ne olduğu bellidir- bütün bu süreçler oluşurken, bakıyoruz, bu Avrupa ülkeleri dâhil olmak üzere, Birleşmiş Milletlerin birçok üyesi, süslü cümlelerine başlamadan önce İran'ı kınıyorlar, İran'ı kınıyorlar. Şimdi, hatırlayın, İsrail'in Filistin'de başlattığı o 7 Ekimdeki katliamdan -11 Eylül saldırılarından sonra, dünyanın gördüğü en büyük sözde mücadele sürecinin bir başka eşiği 7 Ekim- itibaren iki yıl boyunca dünyanın gözü önünde İsrail, Filistin'de kadın, çocuk, genç, yaşlı, sivil, asker demeden herkesi katletti, bir soykırım gerçekleştirdi ve iki yıl boyunca tüm dünya, o Birleşmiş Milletler de dâhil olmak üzere, havaya bakıp ıslık çaldı ve daha sonra, Amerikan Başkanının sözde yarattığı, Amerika'nın sözde yarattığı barışla birlikte hepsi o fotoğrafta yer aldı. İki yıl boyunca Filistin'de insanlar, kadınlar, gençler ve masumlar katledildi. Dolayısıyla artık bu İsrail terörüne, bu Amerikan hoyratlığına, bu coğrafyadaki bu duygusal dış politika anlayışına son vermek mecburiyetindeyiz. Bunun yeri ve makamı Parlamentodur. Bakın, etrafımızda Hürmüz Boğazı kapatılıyor, Körfez ülkeleri birbirini bombalıyor, üsler bombalanıyor, şehirler bombalanıyor, hâlâ Parlamentoyu hiç kimse bilgilendirmiyor. Ne Dışişleri Bakanı burada ne Millî Savunma Bakanı burada ne de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı böyle bir sorumluluk duygusuyla, "Milletvekillerimizi bilgilendirmeliyiz, bu konuyla ilgili yanlış bir beyanat verilmesinin önüne geçmeliyiz, yanlış bir bakış açısını şimdiden önlemeliyiz." cihetine giderek Parlamentoyu toplama ya da bu konuda milletvekillerini bilgilendirme gereği de duymuyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Tamamlıyorum Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - Milletvekilleri siyasetteki durumuna göre, milletvekillerinin Seferoğulları Sözcü'den, Tellioğulları CNN TÜRK'ten, TRT'den olayları dinliyorlar ama biz burada Türkiye Cumhuriyeti devletinin Dışişleri Bakanından, Millî Savunma Bakanından ya da bu anlamdaki yetkili organlardan hiçbir şey dinlemiyoruz, duymuyoruz, televizyondan normal vatandaşın dinlediği şekilde bilgilenmeye çalışıyoruz.
Ekonomiye gelince, ekonomiyle ilgili bugün zaten bütün konuşmacılar tek tek ifade edecekler ama bence, sanıyorum, ekonomiye ilişkin en özlü sözü dün Sayın Maliye Bakanı Mehmet Şimşek "tweet" olarak attı: "Yüksek gelirli ülkeler grubuna dâhil olduk." dedi Sayın Mehmet Şimşek. Mehmet Şimşek'i tebrik ediyoruz, kimlerle dâhil olduğu hakkında fikrimiz yok, dolayısıyla ama o dâhil olanların biz olmadığını biliyoruz, sokaktaki vatandaş olmadığını bilmiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.
UĞUR POYRAZ (Antalya) - O yüzden Mehmet Şimşek'le birlikte yüksek gelirli ülkeler grubuna dâhil olanları buradan hem İYİ Parti adına hem büyük Türk milleti adına yürekten kutluyoruz, tebrik ediyoruz. İnşallah, bizler de bir gün o yüksek gelirli ülkeler grubuna dâhil oluruz. Şu an memleketin yüzde 90'ı vize bile alamıyor. Vize alamadığımız, hayatta kalmaya çalıştığımız, çocuklarımıza gelecek kuramadığımız bir sistemde Sayın Mehmet Şimşek ve avanesi yüksek gelirli ülkeler grubuna dâhil olmuş, buradan ey halkım, sizleri de bununla ilgili bilgilendiriyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.