| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 65 |
| Tarih: | 26.02.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA SEMA SİLKİN ÜN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi tarafından verilmiş olan önergenin öznesi bu kutlu ayda, bu mübarek ayda daha fazla hissetmemiz gereken bir duygunun sahibi olduğu için ayrıca anlamlı buluyor ve destekliyoruz.
Evet, en çok konuşmamız gereken, her dakika konuşmamız gereken bir konu yoksulluk çünkü biz burada bazı suni gündemlerle meşgul olurken, boğuşurken, siyasi hesaplar yaparken bir millet yoksulluk darboğazında yok oluyor, bunun farkına varamıyoruz. Milletimiz kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla, işsiziyle, çalışanıyla iliklerine kadar yaşıyor bu olguyu, yoksulluğu. Neden? Çünkü yoksulluğu yönetme siyaseti yoksulluğun ortadan kaldırılacağı bir düzenin inşasını kendisi için risk görüyor. Bugün açlık sınırı 33.693 lira; asgari ücretlinin, emeklilerin geliri açlık sınırının altında. 4 kişilik bir ailenin barınma, yeme, içme gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için 103.817 liralık bir gelire ihtiyacı var.
Şimdi size bir rapordan bahsedeceğim iş buraya giderken: Küresel refah araştırması yapılıyor, 22 ülkeden insanların refah kalitesi ölçülüyor. Nasıl ölçülüyor peki? Yetişkinlerin refah göstergelerinin çocukluk deneyimleriyle ilişkisi inceleniyor. Raporda çok vahim denilecek bir olgu var, çocukluktaki yoksulluğun yetişkin hayatını en sert biçimde etkileyen faktör olması. Bu ilişkinin en sert ve kalıcı olarak yaşandığı ülke neresi peki? Türkiye maalesef. Yoksul bir çocukluk geçiren kişi ileride bunu telafi edemiyor yani. Bir çocuğun ailesi çok zor geçiniyorsa bunun yetişkinlikteki hayat kalitesine etkisi en yüksek Türkiye'de bulunmuş yani ülkemizde hayata geriden başladıysanız öyle devam etmek zorundasınız. Normalde sosyal politikaların, eğitimin, iş piyasasının, sosyal devletin çocuklukta yaşanan dezavantajları kısmi telafi etmesi gerekir. Türkiye'de maalesef bu mekanizma bozulmuş durumda, işlemiyor. Sistem hayata geriden başlayanlar için bunu telafi edecek imkânları sunmuyor. "Eğitim yoksulluğu kader olmaktan çıkaran şeydir." anlayışımız da maalesef yine ülkemizde işlemiyor. Başlangıç noktası çok şeyi belirliyor ve sistem bunu düzeltmiyor. Sosyal devlet zayıf, çocuk yoksulluğunu telafi edecek mekanizma yetersiz. Yani çocukken fakirsen sistem seni orada tutmak için tasarlanmış gibi âdeta. Bu, geleceğin de ölümü demek hem de daha doğmadan çünkü çocukluktaki koşullar hayatın geri kalanını yüksek seviyede şekillendiren kalıcı bir mekanizmaya dönüşmüş durumda. Umutsuzluk, içe kapanma, riskten kaçınma, hiçbir şeyin değişemeyeceği duygusu bu koşullarda yaygınlaşıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SEMA SİLKİN ÜN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Hatırlattık ama başta.
Teşekkür edin.
SEMA SİLKİN ÜN (Devamla) - Neyse, biz önergeye yine desteğinizi isteyelim, şu mübarek günde elinizi vicdanınıza koyun diyelim.
Teşekkür ederim.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)