GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:65
Tarih:26.02.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çocuğun üstün yararı ilkesi elbette tartışmasızdır ve devletin asli yükümlülüğüdür. Tabii ki çocuklar bakımından tutuklama tedbiri son çare olmalıdır ve en kısa süreyle uygulanmalıdır. Bu ilke hem Anayasa'mızda hem de tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerde güvence altındadır. Çocuk Koruma Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu çocuklara özgü özel güvenceler içermektedir. Somut bir hak ihlali varsa bunun yargısal denetim yolları açıktır; itiraz, üst mahkeme incelemesi ve bireysel başvuru mekanizmaları mevcuttur ancak yargı süreçlerini toptan itibarsızlaştırmak ve devam eden soruşturmalar üzerinden siyasal sonuç üretmeye kalkmak kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırıdır. Meclisin görevi yargının yerine geçmek değil hukuk devletinin çerçevesini güçlendirmektir. Hukukun üstünlüğü hem özgürlükleri hem de kamu düzenini birlikte korumayı gerektirir, biri diğerine feda edilemez. Burada asıl sorgulanması gereken, çocukları suça sürükleyen ve onları örgütsel ajandaların aparatı hâline getiren zihniyettir. Çocukların geleceğini korumak istiyorsak onları istismar eden yapılara karşı açık ve net bir duruş sergilemek zorundayız, terör örgütlerinin propaganda alanını genişletmeye dönük hiçbir girişime geçit vermemeliyiz. Çocukların gerçek korunması onları şiddetin ve örgütsel manipülasyonun dışında tutmakla mümkündür. Ancak bu ilke terör örgütü propagandasını örtmenin ya da meşrulaştırmanın aracı hâline getirilmemelidir. Ocak 2026 sonrasında gerçekleştirilen sözde protestolarda ortaya çıkan saç örme eylemi dâhil olmak üzere bazı sembolik faaliyetlerin açıkça bir terör örgütünün propagandasına dönüştüğü ortadadır. Bu eylemlerin masum ve ifade özgürlüğü faaliyeti gibi sunulması toplumun aklıyla alay etmektir. PKK propagandası yapan hiçbir anlayış hoş karşılanamaz. Çocukları gerçekten düşünen bir anlayış çocuk katillerine kurucu önder diyemez, şiddeti romantize edemez. Terörle arasına açık ve tartışmasız bir mesafe koymak zorundadır. Çocukların aidiyet duygusunu ve hassasiyetlerini örgütsel sembollerle yönlendirmek açık bir istismardır. Bu istismar görmezden gelinerek yalnızca güvenlik boyutuyla eleştirilmesi meseleyi tek taraflı okumaktır; bu yaklaşım gerçek çocuk hakları mücadelesine de zarar vermektedir, bu tutum kabul edilemez. Bizler hem çocuklarımızın haklarını hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin birliğini, kamu düzenini ve toplumsal barışı savunuyoruz. Çocukları siyasi ajandaların kalkanı hâline getiren anlayışa karşı durmak hepimizin ortak sorumluluğudur diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)