| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 65 |
| Tarih: | 26.02.2026 |
FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Kıymetli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri takip eden yüce Türk milleti; unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız; 26 Şubat 1992, insanlığın sustuğu, Kafkasların kara kışında bir milletin ciğerinin dağlandığı o melun gece. O gece Kafkasların karlı zirvelerinde donan yalnızca masum soydaşlarımızın bedenleri değil, bütün dünyanın kör, sağır ve dilsiz vicdanıydı. O gece Hocalı'da gözü dönmüş Ermeni çeteleri tarafından acımasızca katledilen 106'sı kadın, 70'i yaşlı, 63'ü çocuk 613 masum Türk'ün acısı aradan geçen otuz dört yıla rağmen yüreklerimizde kor bir ateş gibi yanmaya devam etmektedir. Hocalı soykırımı öyle geçmişte yaşanmış, tarihe gömülüp gitmiş acı bir hatıra değildir. Bu katliam son üç asırdır dünyayı âdeta bir zehir gibi sarmış olan kökleri derinlerdeki Türk düşmanlığının en vahşi, en alçak tezahürlerinden yalnızca biridir. O gece Hocalı'da süngülerin, ateş kusan namluların tek bir amacı vardı, Türk'ü o mukaddes topraklardan ebediyen silip atmak, Türk'ün yenilmez iradesini kırmak ve coğrafyamızı parçalamak ama bir şeyi unuttular: Türk milleti esaret zincirini boynuna dolamaz, dökülen kanını da hiçbir zaman yerde komaz. Hocalı'da sönen o ocaklar karda yalın ayak kaçarken şehadete yürüyen anaların feryatları Turan ülküsüne sevdalı her bir Türk'ün sinesinde aslan sönmeyecek bir ateşe dönüşmüştür.
Yıllar süren hasret, çile ve sabrın ardından hamdolsun ki şanlı Karabağ zaferiyle o mazlumların ahı gök kubbede asılı kalmamış, sönen ocakların, dökülen kanların hesabı misliyle sorulmuştur. Şuşa'da, Hankendi'de ve nihayet Hocalı'da bugün nazlı hilalimiz şanla, şerefle ve gururla dalgalanmaktadır.
Karabağ zaferi yalnızca işgal altındaki toprakların kurtuluşu değil, aynı zamanda Türk dünyasının dirilişi ve uluslararası arenada Türk'ün bükülmez bileğinin tüm dünyaya ilanıdır. Bu şanlı dirilişin temelinde yatan en büyük güç Türkiye'yle Azerbaycan arasındaki sarsılmaz kader birliği ve ezeli dostluktur. Bizler "iki devlet, tek millet" şiarıyla canı cana, kanı kana katmış ulu bir çınarın dallarıyız. Bizim kardeşliğimiz kâğıt üzerinde diplomatik masalarda değil, siperlerde omuz omuza savaşırken dökülen şehit kanlarıyla yazılmıştır. Azerbaycan'ın kederi kederimiz, sevinci ve zaferi ise en büyük gururumuzdur. Bugün artık Kafkaslarda sinsi planlar kuranların, terör örgütlerini maşa olarak kullananların devri kapanmıştır. Türkiye ve Azerbaycan'ın çelikten iradesiyle ortaya çıkan yeni dönemde hedefimiz son derece nettir: Terörden tamamen arındırılmış, barışın, huzurun ve istikrarın teminat altına alındığı güçlü bir coğrafya inşa etmek. Bölgemize nifak sokmaya, terör baronları üzerinden sınırlarımızı ve sinirlerimizi test etmeye kalkan her kim olursa olsun karşısında hiç şüphesiz etten ve kemikten bir Türk duvarı bulacaktır. Hiçbir emperyalist senaryo, hiçbir terör maşası bizi kutlu yürüyüşümüzden alıkoyamaz çünkü artık önümüzde ışıl ışıl parlayan ulu bir Türk ufku, sarsılmaz bir Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonu vardır. İçinde bulunduğumuz bu yüzyıl mazlumun ahının zalimden sorulduğu, Türk dünyasının, Türk cumhuriyetlerinin dilde, fikirde ve işte birleştiği, Türk'ün kudretinin ve adaletinin 7 iklime ayak bastığı bir asır olacaktır. Bu mukaddes duygu ve düşüncelerle 34'üncü seneidevriyesinde Hocalı soykırımında şehit düşen 613 masum soydaşımızı, Karabağ'ın hürriyeti ve vatan topraklarının müdafaası için toprağa düşen tüm kahramanlarımızı, şanlı tarihimiz boyunca kanlarıyla bu toprakları bize vatan kılan bütün aziz şehitlerimizi Cenabı-ı Allah'tan rahmetle, şükranla ve minnetle anıyorum, ruhları şad, mekânları uçmak olsun.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Kılıç, lütfen tamamlayın.
FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Türk milleti var oldukça Hocalı unutulmayacak, Karabağ'da bir kere dalgalanan bayrak bir daha inmeyecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle Genel Kurulumuzu saygılarımla selamlıyorum.