| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 64 |
| Tarih: | 25.02.2026 |
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Saygıdeğer milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Balıkesir 9'uncu Ana Jet Üssü'müze ait bir F-16 uçağımız dün gece maalesef görev uçuşu esnasında kaza kırıma uğradı ve Hava Pilot Binbaşı İbrahim Polat şehit oldu. Kendisine Allah'tan rahmet diliyoruz, kederli ailesine ve aziz Türk milletine başsağlığı diliyoruz.
Değerli arkadaşlar, bundan yaklaşık dört ay önce bir uçağımız düştü, bir askerî kargo uçağımız Azerbaycan'dan kalktı ve Gürcistan üzerinde maalesef düştü. Yaklaşık dört ay oldu, dört aydır bu uçağın neden düştüğüne dair bir bilgi sahibi değiliz. Israrla bekliyoruz, bu karakutu nereye gitti ve bu kara kutudaki bilgiler ne aşamada? Bizim bildiğimiz maksimum birkaç haftada sonuç geliyor. Nihayetinde, Libya'dan gelen heyetin bulunduğu uçak düştü ve iki hafta içerisinde karakutu neticeyi verdi. Gürcistan üzerinde düşmüş olan askerî kargo uçağımızla ilgili bilgiler neden hâlâ kamuoyuyla paylaşılmıyor ve bununla ilgili durum nedir? Buna dair mutlaka ve mutlaka Millî Savunma Bakanlığımızın hem Parlamentoyu hem de Türk milletini bilgilendirmesi lazım.
Yanı sıra, son olarak Manyas'a düşmüş olan yani hem Balıkesir hem de Bandırma'daki askerî üslerin tam ortasına düştüğü ya da orada bulunduğu bilinen bir İHA'mız var. Bu İHA'yla ilgili de biz hâlâ bir bilgi sahibi değiliz. Dün gece düşen F-16'nın düştüğü yere hava uçuşu yaklaşık 40-50 kilometre mesafede düşmüş olan bu İHA'nın hâlâ neden düştüğü ve hangi ülkeye ait olduğuyla ilgili bir bilgi yok. Keza Ankara ki ondan sonra İzmit'e gelmiş ve düşmüş olan ya da düşürülmüş olan İHA'larla ilgili de Millî Savunma Bakanlığı hem soru önergelerimize hem de kamuoyunun beklentilerine hakkıyla, layıkıyla cevap vermemiştir. Bu konuda toplumun bilgilendirilmesi şarttır.
Değerli arkadaşlar, günlerdir et fiyatlarındaki artışlar konuşuluyor ve tartışılıyor. Başta Sayın Erdoğan olmak üzere pek çok AK PARTİ'li yetkili, ısrarla aynı cümleyi tekrar en ifade edip söylüyorlar: "Sığır etinde dünyada ilk 10, Avrupa'da 1'inciyiz." yani Avrupa'da en fazla sığır eti üreten ülkenin biz olduğumuzu iddia ediyorlar. Bununla ilgili pek çok kereler Tarım Bakanlığına soru önergesi verdim ama ne yazık ki soru önergelerime cevap vermek yerine Sayın Bakan beni mahkemeye verdi, kendisiyle ve bürokratlarıyla mahkemede hesaplaşacağız. Elimizdeki bilgilerle ve belgelerle buraya yapılan ithalat ve arkasındaki çetelerle ilgili bilgileri, belgeleri mahkeme de paylaşacağız. Eğer hâlâ bu ülkede adalet kaldıysa oradan mahkûmiyetle çıkacaklar ama bu Parlamentodan verilmiş soru önergelerine cevap versinler. Ha, vermiyorlar, millet bunun takdirini yapacaktır. Ancak, bu ifadeyi kullanan başta Sayın Erdoğan olmak üzere -ki onun temsilcileri burada- müteaddit defalar tekrar edilmiş "Avrupa'da 1'inciyiz." denmiş, şu sorulara cevap verilmesi lazım: Şimdi eğer biz Avrupa'da, et üretiminde bu kadar iyi noktadaysak 1'inci isek neden dünyanın en pahalı eti bizde? Bu sorunun cevabını vermek lazım. Geçtiğimiz günlerde Avrupa'dan fiyat aldırdım, işte, şu anda elimdeki fiyat aslında Lizbon'dan alındı, Türkiye'nin yarısından birazcık fazla, 600 lira civarında, Türkiye'de bin lira ama Avrupa'da 600 lira civarında. İngiltere'de de buna benzer rakamlar var, Almanya'yı gayet iyi biliyorsunuz, oradaki fiyatlar da buna benzer. Şimdi soruyorum: Neden dünyadaki en pahalı et biz de tüketiliyor? Coğrafyayı suçlayamazsınız; coğrafyanın rakamları burada, etrafımızdaki ülkelere baktığımızda savaştaki Suriye yarı fiyatımız, Irak yarıdan da az, İran 400 lira civarında, -ambargo altındaki İran- Ermenistan 500 lira civarında, Gürcistan 400 lira, Güney Kıbrıs Rum Kesimi keza 600 lira civarında, Bulgaristan 500 lira, yine Yunanistan 600 lira civarında. Neden Türkiye'de... Madem Avrupa'nın en fazla etini üretiyorsunuz, neden sınır komşularımızın 2 katı fiyata et satılıyor bu ülkede? Bunun cevabını vermek durumundasınız.
Yanı sıra, dünyadaki en fazla sığır ithal eden ülkenin biz olduğumuzu Amerika Tarım Bakanlığı resmî raporlarında yayınladı. Yani biz 1'inci miyiz, 2'nci miyiz bilmiyoruz ama ithal edilen sığır miktarını biliyoruz. Geçen sene 750 bin angus ithal edildi, bu yıl da geçtiğimiz günlerde ihaleye çıktınız, yaklaşık 500 bin angus ithal edilecek; bir kısmı Bandırma Limanı'na geldi, önümüzdeki günlerde de Mersin ve diğer limanlara bu anguslar gelecek. Madem bu kadar durumunuz iyi, neden dünyanın birçok ülkesinden Avrupa dahil ki ihale şartnamesine baktığınızda Avrupa'dan da hayvan ithal edeceğimiz yazılıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, lütfen.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Neden Avrupa'dan da et ithal etmek durumunda kalıyoruz.
Yanı sıra, "Ekonominin sorumlusu benim." demişti Sayın Erdoğan, hatırlayacaksınız. O dönemden itibaren et fiyatlarına baktım, 2021'den bugüne yani Sayın Erdoğan'ın "Ekonominin sorumlusu benim, ben." dediği tarihten bugüne dana eti fiyatlarında yüzde 1.500 bir artış söz konusu. Buna birilerinin cevap vermesi lazım. Elinize geçirdiğiniz medya marifetiyle, elinize geçirdiğiniz güçle "Avrupa'nın en fazla etini biz üretiyoruz." demek kolay. Bu sorulara cevap verin: Neden bu ülkenin insanları proteinden yoksun beslenmek zorunda? Neden bu ülkenin insanları dünyanın en pahalı etini yemek zorunda? Çocuklar bu ülkede daha fazla ölüyorlar. Sınır komşumuz Bulgaristan ve Yunanistan'a göre Türkiye'nin çocuk ölümleri 3-4 katı. Yoğun bakıma giden, hastaneye müracaat eden yaşlı hastaların kan proteinleri düşük çünkü et yiyemiyorlar. Bunun mutlaka ve mutlaka cevabını vermeniz lazım. Yine, Macaristan'ın rakamları elimde, milyarlarca liralık et ithal etmişiz. Yine, Polonya'nın rakamları elimde. Hatta Türklerin ortak olduğu, sizin gençlik kolları başkanlarınızın ortak olduğu şirketlerden milyarlarca liralık et ithal edilmiş ama hâlâ "Avrupa'nın en fazla etini biz üretiyoruz." diyorsunuz ve bütün bu sorulara Tarım Bakanlığından cevap bekliyorum.
Şimdi, yine, geçtiğimiz günlerde AK PARTİ'li yetkililer enteresan bir açıklama yaptılar, dediler ki: "Biz tarım ürünleri ihracatında rekor kırıyoruz, ihracat fazlası veriyoruz." Ya, Allah aşkına, bu milleti kandırmaktan vazgeçin. Rakamları buldum, çıkardım hem de TÜİK'in rakamları yani sağdan, soldan, gazetelerden falan toplanmış rakamlar değil, TÜİK'in rakamları. Siz de test edersiniz eğer cevabınız varsa buna göre de cevap verirsiniz. Bakın, AK PARTİ iktidara gelmeden önce yani 2002 yılına kadar 1990'la 2002 arasında Türkiye tam 6,2 milyar dolarlık tarım ürünlerinde ihracat fazlası vermiş. Bir daha söylüyorum yani sizin "eski Türkiye" dediğiniz o dönemde tarım ürünlerinde ihracat fazlası vermişiz. Gelelim sizin iktidar döneminize, yeni Türkiye döneminize. 2002'den bugüne kadar rakamları her seneye dair olmak üzere tek tek çıkardık TÜİK'ten. Tam 58 milyar dolarlık dış ticaret açığımız var yani bir zamanlar kendi kendine yeten Türkiye artık kendi kendine yetemez. Sizin dediğiniz gibi tarımsal ürünlerde ihracat fazlası falan yok, tam 58 milyar dolarlık ne yazık ki bir dış ticaret açığı verilmiş.
Çok uzatmayacağım Başkanım, birkaç cümle de gıda enflasyonundan bahsetmek istiyorum. Gıda enflasyonuyla ilgili de maalesef Türkiye'nin karnesi son derece kötü. Dünya genelinde gıda enflasyonu düşerken Türkiye'de gıda enflasyonu rekor üzerine rekor kırıyor. Ocak ayında yüzde 6,6; dünya genelinde ocak ayında gıda enflasyonu düşmüş ama maalesef bizim ülkemizde gıda enflasyonu artmış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin Sayın Çömez.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Şimdi, bu ülkenin Maliye Bakanı eğer küresel tefecilerin kapısında borç dilenmekten vazgeçip biraz bu ülkenin sanayisiyle, ekonomisiyle, tarımıyla meşgul olsa öğrenecek neyin ne olduğunu. Diyor ki "Kuraklık yaşadık, ondan dolayı bu sorun. Yaradan'a şükür, rahmet geldi, yağmur geldi, bundan sonra gıda enflasyonu düşecek." Ben kendisine diyorum ki "Bakın, tarımsal ürünlerin girdi maliyetlerine baktığınızda bunun en fazlasının mazotta olduğunu göreceksiniz ve ocak ayından bugüne mazota yüzde 14 zam yaptınız Allah aşkına, yüzde 14 zam yaptınız. Oturdum, hesap ettim; mazottaki ÖTV ve KDV'yle 2025 yılında çiftçiden ne kadar para alacaksınız? Çiftçi yıllık 3,5 milyar litre mazot kullanıyor. Bunun ÖTV'si, KDV'si 85 milyar lira yani çiftçiye zulmettiğiniz yetmiyor. Dünya kadar kredi borcuyla boğuşan çiftçiden bir de mazottan, ÖTV'den, KDV'den tam 85 milyar lira para alacaksınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bitireceğim Başkanım, son bir cümle istirham ediyorum.
BAŞKAN - Buyurun lütfen.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Öte yandan gübre, gübre enflasyonu çıldırmış vaziyette çünkü gelir gelmez iktidara gübre fabrikalarını sattınız. Şu anda gübredeki enflasyon inanılmaz noktada. Zirai mücadele ilaçlarıyla ilgili hiçbir şey yapmadınız, ata tohumuyla ilgili atıp tutuyorsunuz ama dediklerinizin hiçbirisi doğru değil, hâlâ Türkiye tohumda dışa bağımlı hâle gelmiş durumda. Yanı sıra işçi maliyetleri almış başını gitmiş, tarla kirası almış başını gitmiş, enerji maliyetleri almış başını gitmiş, bütün bunları yan yana koyduğumuz zaman gıdaların girdi maliyeti inanılmaz noktalarda. Şimdi diyor ki: Allah verdi yağmuru, inşallah gıda enflasyonu düşecek. Bu kafayla siz gıda enflasyonunu asla ve asla düşüremezsiniz, bu milletin karnını bu şekilde de doyuramazsınız. Evet, elinize geçirdiğiniz medya marifetiyle insanlara propaganda yapabilirsiniz, insanları ikna etmeye çalışabilirsiniz ama çarşıya, pazara gittiğinizde fiyatların düşmediğini görüp bu şekilde insanları ikna etme şansınız...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Bir cümleyle bitireceğim.
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Son olarak, yine Maliye Bakanının sulamayla ilgili söylediği sözlere yani yukarıdan yağmur geldi, gıda enflasyonu düşecek dediği veya iddia ettiği sözlerle ilgili bir yorum yapacağım. Geldiğiniz günden bugüne kadar sulamayla ilgili doğru, düzgün hiçbir şey yapmadınız. Bakın, barajlardaki sular ki o barajların önemli bir kısmı -sizin zamanınızda yapılan var mı, yok mu bilmiyorum, varsa çıkar söylersiniz- daha önceki dönemde, eski Türkiye'de yapıldı. Gidin, dolaşın Anadolu'yu, sahaya çıkın, görün, o barajlardan gelen kanaletlerdeki suların yüzde 50'si yolda kayboluyor. Siz maalesef sulamayla ilgili ne akıllı sulama ne damlama sulama ne enjeksiyon sulama -bilmiyorum, bunlardan haberiniz var mı- hiçbirisine doğru, düzgün yatırım yapmadınız ama yaptığınız bir tek şey var. Valileriniz çiftçilere yazı yazıyor: "Suyumuz yok, bu sene sulu tarım yapmayacaksınız." Bu şekilde siz gıda enflasyonunu düşüremezsiniz. Ben buradan son kez ikaz ediyorum, çıkın çarşıya, pazara dolaşın, milletin hâlini görün ve çiftçiye destek olun.
Teşekkür ederim Sayın Başkan.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)