GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:63
Tarih:24.02.2026

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Kanun'un 8'inci maddesi üzerine söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Evet, sayın milletvekilleri, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağımız bir yılda Meclisten çıkaracağımız Doğa Koruma Yasası böyle mi olmalıdır? Korumaktan çok kullanmayı hedefleyen bir yasa doğaya değil, şirketlere hizmet etmez mi? Yaban hayatını korumak yerine yaban hayatını geliştirmeye odaklanan bir yasa doğaya değil, avcılığa hizmet etmez mi? Korunan alanlara turizm amaçlı bina kurulmasını kolaylaştıran bir yasa doğaya değil, betona hizmet etmez mi? Dünyayı iklim kriziyle mücadeleye davet ettiğimiz bir dönemde kendi doğamızı zayıflatan bir yasa teklifi tutarsızlıktır, samimiyetsizliktir, vizyonsuzluktur.

Sayın milletvekilleri, iktidar millî parklarının sayısını "49'a çıkardık." diyor, rakamlar ise başka şeyler söylüyor. Millî park ve benzeri koruma altındaki ormanlık alanlar ülke ormanlarının sadece yüzde 1,5'ini oluşturuyor yani 100 hektar ormanın sadece 1,5'ini koruyorsunuz. Korumakla övündüğünüz ormanlar işte bu kadar az. "Korumaya aldık." dediğiniz ormanları da korumuyorsunuz, keşke korusanız. Peki, ne yapıyorsunuz?

Örneğin, millî parklar. Millî park koruma alanlarının içerisinden "alan başkanlığı" adı altında uluslararası literatürde karşılığı olmayan yerler ürettiniz. 2014'te Gelibolu'nun, 2019'da Kapadokya'nın, 2023'te Uludağ'ın millî park statüsünü parçaladınız, alan başkanlığına dönüştürdünüz. Sonuç ne oldu, soruyorum sizlere. Bu alanlarda tesisleşmenin önünü açtınız, betonlaştırdınız her yeri. Böyle yaparak korumuş mu oldunuz millî parkları? Çanakkale'nin yeşili gitmiş, Bursa susuz kalmış umurunuzda mı acaba sayın milletvekilleri?

Evet, doğayı korumak konusunda iktidar o kadar tutarsız ki bunu en iyi Manisalılar görüyor. 2017'de Akhisar Ovası'nı tarımsal sit alanı ilan edenler, 2026'da Akhisar'da altın madeni aranmasına, kömür madeni çıkarılmasına onay veriyor, altın için ormanları tahrip etmek istiyor, kömür ocağı için 3 bin ağacı kesmek istiyor, Manisa'nın sularını kirletmek istiyor.

Akhisar'da bunlar yaşanırken Soma'da ne yapıyor iktidar? Kömür şehri Soma'da beceriksiz politikalarla kömür üretimini durma noktasına getiriyor, Soma B Termik Santralini özelleştiriyor. Özelleştirdiği şirket santrali sekiz aydır çalıştırılamıyor. Enerji Bakanı Enerji Bakanı "Eylül ayında bir ay içinde oyuncu değişecek." diyor, üzerinden beş ay geçiyor, oyuncu değişmiyor fakat Soma B'yi işleten şirket geçen hafta çalışmalarını tamamen durdurma kararı alıyor. Soma B Termik Santrali bugün için 91 işçiyi süresiz ücretsiz izne çıkardı. Diğer işçiler çok tedirgin, bayram öncesi belirsizlik had safhada, bunu yapmaya hakkınız yok. Özel maden şirketleri de işçi çıkarmaya başladı; Akçadağ 150 işçi, Defaş 250 işçi. Soma sokakta sayın milletvekilleri, Soma çaresiz ve Soma sahipsiz. Akhisar'da doğa tahrip ediliyor, Soma'da üretim sürdürülemiyor; ne koruma var ne planlama var ne verilen sözlerin tutulması var, sadece günü kurtarma var. Şimdi sormak gerekmiyor mu? Madem kömür üretimi yapacaksınız, Soma'ya neden sahip çıkmıyorsunuz? Madem doğayı koruyacaksınız Akhisar'da ormanı, suyu, doğayı neden tahrip ediyorsunuz? Manisa'daki bu tablo iktidarın tutarsız, plansız, başarısız politikalarının özetidir.

Bu yüzden, iklim zirvesine ev sahipliği yapacak bir ülkenin önce kendisi dünyaya örnek olmalıdır diyor, saygılar sunuyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)