GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:63
Tarih:24.02.2026

İNAN AKGÜN ALP (Kars) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinde Sayın Bakanın birçok yetkisi genel müdüre devrediliyor. Dikkatinizi çekiyor mu, aslında bizim Bakan son zamanlarda çok şey kaybediyor, bugün yetkilerini kaybediyor ama Toprak Mahsulleri Ofisinde de buğdayları kaybetmişti hatırlarsanız. (CHP sıralarından alkışlar)

SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Atlar ne oldu, atlar? Atlar bulundu mu?

İNAN AKGÜN ALP (Devamla) - TİGEM çiftliğinde Sayın Bakan atları kaybetmişti, bugün de yetkilerini kaybediyor, çok önemli yetkilerini genel müdüre devrediyor. (CHP sıralarından alkışlar) Artık herhâlde bu mahcubiyetle buraya da gelememiş. Komisyon sıralarına bakıyoruz, Bakan yok, Bakanlıktan kimse de yok, Sayın Genel Müdür burada, hukuk müşaviri, daire başkanı ve uzmanlarıyla beraber ama Bakanımız yok. E, adamın her şeyini elinden aldılar gerçekten. Yalnız, onun hakkını bugün ben savunacağım çünkü bu kanun teklifini bu şekilde yasalaştırırsanız Anayasa Mahkemesi bunu iptal eder, peşinen söylüyorum. Sayın Bakanın hukukunu savunmak da bize kaldı çünkü getirmek istediğiniz değişiklik teklifiyle, mevcut yasada mahkemeye ait olan bir yetkiyi Sayın Genel Müdüre veriyorsunuz. Sayın Genel Müdür, siz hangi hakla bu yetkiyi kullanacaksınız? Münhasıran mahkemelere aittir bu yetki, mevcut düzenlemede de mahkemelere aittir. Siz hangi itirazı kabil kararı kendiniz kabul edeceksiniz, Türk milleti adına siz mi karar veriyorsunuz? Bu, Meclise de yapılmış bir hakarettir, Sayın Bakana da yapılmış bir hakarettir. Bilmiyorum, AK PARTİ Grubunun bu Bakanla ne derdi var, en az bizim kadar onlar da uğraşıyorlar, yetkilerini buduyorlar. Bu kanun teklifinin bu maddesiyle ilgili daha fazla konuşmaya çok da gerek duymuyorum çünkü aslında konuşmam uzundu, az önce cereyan eden hadiseler nedeniyle konuşmamın geri kalan kısmını değiştirmek istiyorum müsaade ederseniz.

Efendim, biliyorsunuz, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunu yayımladı. Bu rapor tartışılacak mı? Elbet tartışılacak. Ne demek yani, Türkiye ilk defa yeni bir model deniyor, bugüne kadar silahla, şiddetle çözülmek istenen bir hususu şimdi konuşarak çözmeye çalışıyor; buna karşı olanlar var, destekleyenler var. Toplumumuz tartışacak mı? Elbet tartışacak. Hakkı mıdır? Elbet hakkıdır. Siyaset de buna cevap verecek, buna da kimsenin gocunmasına gerek yok. Ben de bu tartışmaya iki dakikalık süremde bir örnekle katılmak istiyorum.

Raporun bir yerinde çok önemli bir husus var sayın milletvekilleri, dikkatinizi çekmiştir, şöyle diyor: "On yıllardır yaşanan terör ve çatışma sürecinin ülkemize maliyetinin yeniden hesaplanması gerekmiştir. İhtiyatlı bir çerçevede dahi sürecin ülkemize yıllık ortalama en az 140 milyar dolar, en çok 240 milyar dolar düzeyinde bir ekonomik değer kaybına sebep olduğuna işaret etmektedir." Bu, devletin resmî bir verisi, bu artık resmî bir veri. 140 milyar dolar yıllık ekonomik kayıp ne demek?

Herhâlde en iyi Ömer Fethi Gürer bilir, çiftçi borçlarımız ne kadar, bütün Türkiye'nin çiftçi borcu ne kadar?

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - 1 trilyon 200 milyar lira, bankalara.

İNAN AKGÜN ALP (Devamla) - 1 trilyon 200 milyar lira Türkiye'deki tüm çiftçilerin borcu var. 140 milyar dolar, 6 trilyon lira yapar ortalama sayın arkadaşlar yani bu, Türkiye'deki bütün çiftçi borçlarının 5 katı.

İşte, emekliler için bayram ikramiyesi talep etti muhalefet, reddediyorsunuz, "İmkânlarımız yok." diyebiliyorsunuz.

Cevdet Akay çok iyi bilir, kaç emekli...

CEVDET AKAY (Karabük) - 17 milyon emekli.

İNAN AKGÜN ALP (Devamla) - 17 milyon emekli. 6 trilyon lirayı 17 milyon emekliye bölsen yılda 360 milyon küsur yapar, ayda 30 bin lira yapar. Yani Türkiye'deki tüm emeklilere seyyanen 30 bin lira dahi zam verseniz bir yılda kaybettiğimiz gelir kadar bile değil. Şimdi, Türkiye bu hâldeyken, emekli bu hâldeyken, çiftçi bu hâldeyken, dış borçlar bu hâldeyken, enflasyonla mücadele edemiyorken yıllık 140 milyar dolar bir kaynağı hâlâ daha savaşa, hâlâ daha çatışmalara harcama lüksümüz var mı? Kimsenin var mı? Bu Mecliste hiç kimse, tek bir milletvekilinin dahi bunu kabul edeceğini düşünmüyorum. Meselelere biraz da bu cihetten bakalım, yaklaşalım, ülkenin menfaati bakımından bakalım, yaklaşalım. Bu projenin eksikleri var, bu raporun kusurları var, hataları var; Eksikleri olacak ama bu bir süreç ve bu süreç içerisinde bunu tamamlama imkânı var.

Bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)