GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:63
Tarih:24.02.2026

İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Ekranları başındaki aziz milletimizin de tekrar hem ramazanlarını tebrik ediyorum hem de kendilerine saygıyla selamlarımı iletiyorum.

Değerli milletvekillerim, aziz vatandaşlarımız; aslında, bakarsanız, görüştüğümüz Millî Parklar Kanunu ama kürsüdeki gündem bambaşka bir gündem. Şunu diyebilirsiniz: Genel Kuruldaki arkadaşlarımız neyi konuştuğumuzun farkında ama ekran başındakiler bağlamından kopartarak "Bu, millî parklarla alakalı neden bahsediyor? Oysa buradaki hatipler çok daha farklı şeylerden bahsediyor." diyebilirler ama özü de sözü de gündemimiz de millî parklar ve ülkenin, şu an itibarıyla, iktidarın Meclis Genel Kuruluna sunduğu yasa bu.

Bir iktidarın doğaya bakışı, aslında bu milletin geleceğe bakışıyla alakalıdır. Eğer siz, bu toprakları sadece yönetilebilecek birer mali kaynak, birer kupon arazi olarak görürseniz, orada artık ne korumadan ne de milletin hakkından söz edebilirsiniz. Bugün görüştüğümüz bu madde, her ne kadar uyum düzenlemesi kılıfıyla karşımıza getirilse de aslında doğa koruma rejiminde hukuk devletini devre dışı bırakan bir yön değişikliğini içermektedir.

Bugüne kadar millî parklarımızda temel ilke şuydu: Önce koruma, sonra sınırlı ve kontrollü kullanım. Şimdi ise bu teklifte tüm yetkileri tek bir elde toplayan, freni olmayan ve denetimden uzak bir yapı oluşturuluyor. Biliyoruz, AK PARTİ iktidarı devleti bir şirket gibi yönetmeyi arzu ediyor ama şu an itibarıyla bahsettiğimiz millî parklar arkadaşlar. Siz, millî parkları bir ticari işletme gibi düşünürseniz, Bakanlıktan Millî Parklar Genel Müdürlüğüne yetki kullanım devrini gerçekleştirir ve aynı zamanda, devletin işletmekle yükümlü olduğu maddeye "Hem işletir hem de işletene kiraya verir ve dilediği gibi tasarrufta bulunur." hükmünü getirirseniz, o zaman millî parktan, tabiat parkından bahsedemezsiniz. Siz, şimdiye kadar bu milletin gözü gibi koruduğu millî parkları bir ticari alana çevirmek istiyorsunuz; burada çok büyük bir hataya düşersiniz. Bu, açıkça Anayasa'ya aykırı; bakın, yaptığınız düzenleme açıkça Anayasa'ya aykırı çünkü siz, denetlenemez bir yetkiyi yani yargı talimatı dışında, yargının kararı olmadan millî parklarda işletme yapma yetkisini veriyorsunuz. Kime veriyorsunuz? Eskiden Bakanlığın kullandığı bu yetkiyi sadece Millî Parklar Genel Müdürlüğüne devrediyorsunuz ki bu son derece büyük bir sıkıntı ihtiva eder.

O yüzden, siz "Bir işletme mantığıyla, tüccar mantığıyla şirket gibi ülkeyi yöneteceğiz." dediniz; bugün hem hukukta ve adalette hem de ekonomide ülkeyi uçurumun kenarına getirip bıraktınız. Bu ülkeye daha fazla zarar vermeyin; hiç olmazsa ormanlarımıza dokunmayın, millî parklarımıza dokunmayın, tabiat parklarımıza dokunmayın arkadaşlar. Bu yetkiyi kullanacaksa devlet kullansın ve kullanılan yetki hukuk devleti çerçevesinde bir denetime tabi tutulsun. Siz, Genel Müdürlüğe vermiş olduğunuz bu yetkiyle yargıyı sorumlu olmaktan çıkartıyorsunuz; yargı kararı olmadan buralarda işletme açılabileceğine, çalıştırılabileceğine dair bir hüküm getiriyorsunuz. Siz, kendi elinizdeki yetkileri, yasamanın elindeki yetkiyi niçin yürütmeye vermekten bu kadar keyif alıyorsunuz, anlamak mümkün değil. Türk milleti adına hüküm veren, Türk milleti adına yasa yapma yetkisine sahip olan Parlamentonun elindeki bu yetkileri tek tek yürütmeye terk etmek, yürütmenin de altında Millî Parklar Genel Müdürlüğüne terk etmek neyin nesidir, anlamış değilim.

Değerli milletvekilleri, bakınız, Banaz'dan İlçe Başkanımız Murat Ahmet Gündüz Bey arıyor, diyor ki: "Vekilim, görüşülmekte olan konu Millî Parklar ve Uşak'ta bir maden şirketi Murat Dağı'nda maden açmak için ÇED raporu hazırlıyor ki bu ÇED raporunu olanca hızla gerçekleştirecek ve Gediz havzası, Küçük Menderes ve tüm Ege Bölgesi'ni kapsayan yer altı sularımız kaybolacak. Yabani hayvanların ev sahipliğini yapan Murat Dağı maden arama şirketi yüzünden yok olacak." Hepimiz Murat Dağı'nı, Gediz'i gayet iyi biliriz. Bakın, oradaki bir ilçe başkanı dertleniyor, aynen Uğur Bayraktutan'ın Cerattepe'de ifade ettiği gibi, diyor ki: "Gediz'e dokundurtmayız! Murat Dağı'na dokundurtmayız!"

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İDRİS ŞAHİN (Devamla) - Ama siz, sadece Gediz ve Murat Dağı'nı değil arkadaşlar, tüm millî parkları, tüm tabiat parklarını sadece ve sadece yürütmenin tekelinde bir Genel Müdürlüğe veriyorsunuz ve hem işletir hem de işletme yapanlara, bir başkasına kiraya verir hükmünü getiriyorsunuz bu 6'ncı maddeyle.

Son derece hatalı bir madde; gelin, bu maddeyi geri çekin. Bu, hem Anayasa'ya aykırı hem de bizim doğamıza, tabiatımıza, ormanlarımıza yapabileceğimiz en büyük ihanettir diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)