GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Liderleri Devlet Bahçeli ile Türk milletine; milliyetçi-ülkücü harekete; Genel Başkanlarının vizyonuyla hayat bulan eserlere ve hayalini kurdukları terörsüz Türkiye’ye ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:63
Tarih:24.02.2026

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Kıymetli milletvekilleri, konuşmama başlarken ömrünü Türk devletinin bekasına vakfeden, siyasi ahlakı ve "Önce ülkem ve milletim." duruşuyla kutup yıldızımız olan bilge liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'yi ve ekranları başında bizleri izleyen aziz Türk milletini en kalbî duygularımla selamlıyorum.

Bizim yolumuz günübirlik siyasi hesapların değil asırları kuşatan bir devlet aklının yoludur. Milliyetçi-ülkücü hareketin geride bıraktığı yıllar tesadüflerin değil fikirle temellenen, kararlılıkla devleşen ve somut eserlerle mühürlenen bir mücadelenin özetidir. Milliyetçi-ülkücü hareketin elli yedi yıllık şanlı ve şerefli geçmişine baktığımızda tesadüfleri değil büyük bir fikrî hazırlığın sarsılmaz bir kararlılığı ve gönül coğrafyamızın her bir karış toprağına vurulmuş hizmet mühürlerini görürüz. Sayın Genel Başkanımızın vizyonuyla hayat bulan eserler sadece taştan ve betondan ibaret yapılar değildir; o eserlerin her birinde bir ruh, bir hafıza vardır. Akademik kürsülerde ilmin vakarıyla yükselen stratejik enstitülerden vakıflara, millî şuurun gür sesi olan yayın organlarına, Ankara'da şehitlerimizin aziz hatırasını yaşatan Ülkücü Şehitler Anıtı'ndan gönül coğrafyamızı birleştiren Horasan Erenleri Dergâhı'na, Ahlat'tan Afganistan'da bulunan Türkmenevi Talebe Yurdu'na kadar atılan her adım ve daha nicesi vefanın bir tezahürüdür.

Kıymetli milletvekilleri, biz neden bu kadar emek veriyoruz, neden bu kadar çabalıyoruz? Çünkü bizim için eser üretmek sadece bir inşaat faaliyeti değildir; bizim en büyük eserimiz Türk evladının huzuru, Türk devletinin kıyamete kadar sürecek bekasıdır. Bu noktada, liderimizin milletimize ve gelecek nesillere bırakacağı en büyük eser henüz son noktası konmamış o hedeftir. O hedef, kökü kurutulmuş, terörün karanlığından tamamen arınmış bir Türkiye'dir.

Peki, nedir bizlerin hayalini kurduğu o terörsüz Türkiye? O Türkiye, Edirne'den Hakkâri'ye kadar her sokakta hiçbir korku duymadan, güvenle, kahkahalarla koşan çocukların Türkiyesidir. O Türkiye, üniversite kürsülerinde gençlerimizin hiçbir şer odağının baskısına boyun eğmeden sadece ilimle ve ay yıldızlı bayrağın gölgesinde istikbalini inşa etmesidir. Terörsüz Türkiye demek, ekonominin prangalarından kurtulması, dağlarımızdaki petrolün, toprağımızdaki bereketin ve fabrikadaki alın terinin doğrudan milletin refahına akması demektir. Sporda şahlanmak, sanatta yükselmek ve her alanda tam bağımsız yaşamanın adıdır terörsüz Türkiye. Hedefimiz nettir; yıllardır enerjimizi emen bu kamburu söküp atmak, anaların gözyaşlarını dindirmek, babaları boynu bükük bırakmamaktır. Sayın Genel Başkanımızın ferasetiyle ilmik ilmik dokuduğu bu süreç hiç şüphesiz Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın kapısını ardına kadar açacak olan yegâne anahtardır. Bu kutlu iradenin her birimiz birer neferiyiz. Şunu herkes çok iyi bilsin ki milliyetçi-ülkücü hareketin attığı her adımın arkasında on binlerce şehidimizin aziz hatırası, her cümlesinde ise gazilerimizin onurlu duruşu vardır. Bizim yolumuz, bedeli kanla ve canla ödenmiş bir vatan borcudur. Dolayısıyla, vatan evlatlarının mukaddes hatırasını incitecek, şehit ailelerimizin ve gazilerimizin gönlüne en ufak bir sızı düşürecek hiçbir niyetin, hiçbir adımın tarafımızca kabul edilmesi mümkün değildir.

Bizim pusulamız bellidir, rotamız nettir. Attığımız her adım, hedeflediğimiz o huzurlu istikbal sadece ve sadece Türk devletinin sarsılmaz birliği içindir çünkü bizim aklımız hep Türkiye'dir diyor, bu duygu ve düşüncelerle Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum.