| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 63 |
| Tarih: | 24.02.2026 |
KAAN KOÇ (Ardahan) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletim; hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum.
Bugün coğrafyanın sertliğine inat, yüreği mert insanların yurdu, Anadolu'nun Kafkasya'ya açılan kapısı, serhat şehrimiz Ardahan'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 105'inci yıl dönümünü büyük bir gururla yâd ediyoruz.
Bu topraklar Kazım Karabekir Paşa'nın stratejik dehası, Deli Halid Paşa'nın cesareti ve milletimizin istiklal aşkıyla yeniden vatan kılınmıştır. Tarihin sayfalarını çevirdiğimizde 93 Harbi'nin o ağır bedeliyle karşılaşırız. Ardahan, Kars ve Batum dönemin şartlarıyla savaş tazminatı olarak Ruslara verilmiştir. O dönem başlayan Rus ve Ermeni çetelerinin zulmü sadece toprak kaybı değil, sistematik bir soykırım girişimiydi. Camilere doldurulup diri diri yakılan ecdadımızın çığlıkları bugün hâlen Halilefendi Mahallemizdeki Yanık Camisi bölgesinde hissedilmektedir. Bu trajik olaylar bölgenin sosyal hafızasında silinmez bir travma bıraksa da direniş ruhunu asla söndürememiştir. Bu millet işgali kabullenmemiş, esarete boyun eğmemiştir; zulüm görmüş, baş vermiş ama baş eğmemiştir. Bu toprakların her karışını imanla, cesaretle ve şehit kanıyla vatan yapmıştır. Her ilçesi bir cephe olmuş, her köyü bir direniş karargâhına dönüşmüştür. İşte bu yüzden Ardahan'ın kurtuluşu topyekûn bir millet zaferi olmuştur. 23 Şubat 1921'de Ardahan'ın kurtuluşuyla doğu sınırımızın güven altına alınması, Misakımillî'nin sahada fiilen hayata geçirilmesi ve genç Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin sağlamlaştırılması anlamına gelmiştir. Ardahan'ın tarihi aynı zamanda bir demokrasi ve hak arama mücadelesidir. 1926 yılında il statüsünden alınmış, 66 yıllık bir mahkûmiyet sürecinin ardından 1992 yılında siyasiler, bürokratlar, sivil toplum kuruluşları ve hemşehrilerimizin birlik beraberliğiyle yeniden vilayet olarak hak ettiği statüye kavuşmuştur. Anlaşılmıştır ki bu sınır şehri ihmal değil ihtimam ister. Güçlü Ardahan demek güçlü sınırlar demektir, güçlü sınırlar demek de güçlü Türkiye demektir.
Bugün bizlere düşen görev, ecdadımızın canı pahasına koruduğu bu toprakları "Halka hizmet Hakk'a hizmettir." anlayışıyla üretimin, hayvancılığın, tarımın, turizmin ve gençliğin merkezi hâline getirmektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Batı'da ne varsa doğuda da o olacak." vizyonu doğrultusunda son yirmi dört yılda Ardahan'da eğitimden sağlığa, ulaşımdan tarıma kadar her alanda yaklaşık 35 milyar liralık yatırımla âdeta bir kalkınma hamlesi hayata geçirilmiştir. Ardahan, geçmişte yalnız bir sera şehriyken bugün AK PARTİ'yle kalkınmanın, yatırımların ve bölgesel güçlenmenin stratejik merkezi hâline gelmiştir. Göle'den Çıldır'a, Hanak'tan, Damal ve Posof'a kadar her ilçemiz, bu kalkınma hamlesinden payını alarak huzur ve kardeşliğin kalesi hâline gelmiştir. Liderimizle güçlü devlet, milletimizle güçlü ve büyük Türkiye idealinden bir adım dahi geri atmadan yolumuza devam edeceğiz.
Başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere, Kazım Karabekir Paşa, Enver Paşa, Fevzi Çakmak Paşa ve Deli Halit Paşa gibi kahramanlarımızın vatanın bağımsızlığı için cesaretle ve fedakârlıkla mücadele ettiği bu topraklar bizlere emanet edilen mukaddes bir mirastır. Bizim davamız ayrım yapmadan, kimseyi ötekileştirmeden, Ardahan'ın her bir ferdini hak ettiği refaha ulaştırarak bu mirası koruyup güçlendirmektir.
Sözlerimi şu inançla tamamlıyorum: Ardahan güçlüyse Türkiye güvendedir, serhat ayaktaysa millet ayaktadır, bayrak Ardahan'da dalgalanıyorsa bu vatan ilelebet özgürdür.
Bu vesileyle, Ardahan'ımızın kurtuluşunun 105'inci yıl dönümünü yürekten kutluyor, vatanımızın bağımsızlığı ve özgürlüğü için canlarını feda eden ve tarihin en zor dönemlerinde gösterdikleri cesaret ve fedakârlıkla bizlere bu cennet toprakları miras bırakan aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)