GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:61
Tarih:17.02.2026

MHP GRUBU ADINA HİLMİ DURGUN (Antalya) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 230 sıra sayılı Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulumuzu ve ekranları başında bizleri izleyen yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun teklifi, kamu tüzel kişiliğini haiz özel bütçeli bağlı kuruluş olarak yeniden yapılandırılmasının ardından uygulamada ortaya çıkan idari ve hukuki boşlukları gidermeyi amaçlamaktadır. Bu yönüyle teklif, yalnızca teknik bir uyum düzenlemesi değil, korunan alan yönetiminin kurumsal kapasitesini güçlendirmeye dönük kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır. Öncelikle kurum isimlerinin yeni statüye uygun şekilde güncellenmesi, görev ve yetki alanlarının netleştirilmesi ve gelir kalemlerinin belirlenmesi mali ve idari sürdürülebilirlik açısından önemlidir. Denetim kapasitesinin artırılması, av ve doğa koruma memurlarının görev tanımlarının güçlendirilmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik idari yaptırım yetkisinin Millî Parklar Genel Müdürlüğüne açık şekilde verilmesi uygulamada yaşanan tereddütleri azaltacaktır. Özellikle korunan alanlar, sulak alanlar, hassas ekosistemler ve nesli tehlike altında olan türler bakımından etkin denetim mekanizması hayati önem arz etmektedir.

Teklifle alan kılavuzu tanımının kanuna eklenmesi ve ziyaretçi yönetiminde yöre insanının sürece dâhil edilmesi koruma kullanma dengesi bakımından olumlu bir adımdır. Korunan alanların yalnızca yasaklama anlayışıyla değil bilinçli kullanım ve yerel katılım modeliyle yönetilmesi gerekmektedir. Ayrıca, millî parklar dışında kalan korunan alanlarda da plan hazırlama süreçlerinin standartlaştırılması ve turizm merkezlerinde hazırlanacak planlarda Genel Müdürlüğün olumlu görüşünün aranması parçalı idari uygulamaların önüne geçecektir. Ceza hükümlerinin caydırıcılığının artırılması ve kaçak faaliyetlerle mücadelede yaptırımların güncellenmesi de koruma rejiminin etkinliği açısından önem taşımaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bilindiği üzere memleketim Antalya ilimizde Türkiye'nin en önemli koruma alan varlığına sahip şehirlerinden bir tanesi olup Antalya ilimizde 5 millî park, 5 tabiat parkı, 3 tabiat koruma alanı, 10 tabiat anıtı, 8 yaban hayatı geliştirme sahası, 1 ulusal önemi haiz sulak alan, 3 mahallî önemi haiz sulak alan, 1 alageyik üretim merkezi, 9 deniz kaplumbağası yuvalama kumsalı, 58 devlet avlağı, 10 genel avlağı ve 4 tane de örnek avlak sahası bulunmaktadır. Akdeniz'in masmavi suları ile Torosların heybetini aynı ufukta buluşturan, Altınbeşik Mağarası Millî Parkı, Beydağları Sahil Millî Parkı, Güllük Dağı Termesos Millî Parkı, Köprülü Kanyon Millî Parkı ve Saklıkent Millî Parkı yalnızca ziyaret edilen turistik noktalar değil, aynı zamanda biyolojik çeşitliliğin, su kaynaklarının ve kültürel mirasın teminatıdır. Yatırım rakamları elbette önemlidir ancak asıl mesele, bu alanların millî menfaatlerimizi esas alan, bilimsel esaslara dayalı ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla korunmasıdır. Koruma, kullanma dengesinin gözetilmediği bir model sürdürülebilir değildir. Aşırı kullanım da tamamen dışlayıcı bir yaklaşım da uzun vadede sorun üretecektir. Gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli emanet bu aziz vatanın doğal mirasıdır. Bu kutsal toprakların her karışı bizlere ecdadımızın emanetidir. Onu korumak da milletçe omuz omuza taşıyacağımız tarihî bir sorumluluktur. Bu bilinçle hareket etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'de avcılık faaliyetlerinin hukuki çerçevesi 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu doğrultusunda her yıl oluşturulan Merkez Av Komisyonu kararlarıyla birlikte belirlenmektedir. Ülkemizde avcılarımızın iç ekonomik hareketliliği kırsal bölgelerde yaklaşık 1 milyar dolarlık bir iç turizm hacmi oluşturmaktadır. Bu rakam konaklama, akaryakıt, yeme içme, ekipman alışverişi, yerel esnaf harcamaları gibi doğrudan kırsala yayılan ekonomik katkıyı ifade etmektedir. Bu sebeple, sahada faaliyet gösteren avcılar ve dernek başkanlarımızdan gelen bilgiler ışığında yaşanan temel sorunlardan ve taleplerden de bahsetmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ve avcılık faaliyetlerinin planlanması ile denetlenmesinde temel dijital altyapısı olan Avlak Bilgi Sistemi yani AVBİS'in mevcut server kapasitesi yoğun kota dönemlerinde yetersiz kalmakta, sistem kilitlenmekte ve avcılarımız yasal haklarını maalesef kullanamaz hâle gelmektedirler. Güçlü ve yüksek kapasiteli yeni bir altyapının satın alınması ya da gelişmiş bir sisteme geçilmesi artık bir tercih değil zorunluluktur çünkü bu mesele yalnızca teknik bir aksaklık değildir, doğrudan kırsal ekonomiyi de etkileyen yapısal bir sorundur. 2026-2027 av sezonuna girerken bu sorunun en kısa sürede mutlaka çözülmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, göçmen kuş avında ülkemizde uygulanan kotalar oldukça düşüktür. Göçmen kuş türlerine ilişkin avlanma izinlerinin AVBİS üzerinden avlak bazlı değil, ilin tamamını kapsayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir çünkü göçmen türler sabit alanlara bağlı değildir. Bu nedenle il bazlı dijital izin modeli hem biyolojik gerçekliğe hem de yönetim kolaylığına daha uygundur.

Diğer bir konu da 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ve ilgili mevzuatta meskûn mahal sınırı 300 metre olarak belirlenmiş olmasına rağmen iller arası farklı uygulamalarla karşılaşılmaktadır. Örnek olarak, bu uygulama Burdur, Isparta, Denizli ve İç Anadolu illerimizde mevzuata uygun bir şekilde uygulanırken Antalya ilinde Merkez Av Komitesi kararlarıyla bu mesafe 1.000 metreye çıkarılmıştır. İl bazlı farklı uygulamalar hukuki eşitsizlikler doğurmaktadır. Mesafenin ülke genelinde kanunda belirtildiği şekilde yani 300 metre standart hâle getirilmesi avcılarımızın önemli talepleri arasında yer almaktadır.

Özetle, avlak sınırlarının net, dijital ve herkesin erişebileceği haritalar üzerinden açık şekilde belirlenmesi, meskûn mahal mesafesinde il bazlı keyfî uygulamaların kaldırılarak ülke genelinde standart mevzuat uygulanması, AVBİS sistem altyapısının güçlendirilmesi, kota planlamasının bilimsel verilere dayalı, adil ve sürdürülebilir şekilde yeniden düzenlenmesi, avlak kapatma kararlarında somut, yazılı ve kamuoyuna açık, bilimsel gerekçe zorunluluğu getirilmesi ve avcı derneklerinin ve sahadaki paydaşların karar süreçlerine daha etkin dâhil edilmesi konularının büyük önem arz ettiğini ifade ediyor, Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri izleyen yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)