| Konu: | Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 61 |
| Tarih: | 17.02.2026 |
RUKİYE TOY (Sivas) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerine AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlarken idrak edeceğimiz ramazanışerifin tüm İslam âlemi için hayırlı ve mübarek olmasını diliyor, ramazan ikliminin mazlum gönüllerin inşirahına, zalimlerin ve destekçilerinin inkırazına vesile olmasını Yüce Rabb'imden niyaz ediyorum.
Değerli arkadaşlar, görüşeceğimiz kanun teklifimizin yasalaşmasıyla birlikte teklife konu olan alanlar için çevre koruma politikalarında daha etkin ve sürdürülebilir bir dönem başlayacak; ülkemizin doğal mirasını koruma yolunda önemli bir adımı daha atmış olacağız. Bu vesileyle, teklifin Genel Kurula gelmesinde ilk günden itibaren emeği geçen tüm arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.
Millî parklar, tabiat parkları ve diğer koruma alanlarının yaban hayatının ve biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması faaliyetleri her zaman için hükûmetlerimizin öncelikli konuları arasında yer almıştır. Korunan alanlarımızın sahip olduğu kaynak değerlerinin korunması, geliştirilmesi ve uzun dönemde devamlılığının sağlanması maksadıyla alanlarımıza son yirmi üç yılda güncel rakamlarla 22 milyar yatırım yapılmıştır. 2026 yılında da 11,1 milyar TL doğa koruma faaliyetlerinde harcanarak korunan alanların sayı ve nicelikleri artırılacak, halkımızın ülkemizin doğal güzelliklerinden daha etkin yararlanması sağlanacaktır. 2002-2006 yılları arasında 33 olan millî park sayımız 50'ye, 17 olan tabiat parkı sayımız 275'e, 89 olan tabiat anıtı sayımız 112'ye, toplam korunan alan sayımız 172'den 692'ye çıkarılmış ve zengin biyolojik çeşitliliğimizin korunması için kritik adımlar atılmış, halkımızın nefes alabileceği, doğayla baş başa kalabileceği daha fazla alan oluşturulmuştur.
İklim değişikliğinin getirdiği olumsuz durumlara karşı sulak alanlarımız koruma altına alınmış, koruma altındaki sulak alan sayımız 9'dan 138'e çıkarılmıştır. Sulak alan yüz ölçümümüz ise 159 bin hektardan 1 milyon 755 bin hektara yükseltilmiştir. 2002'de 20,8 milyon hektar olan orman varlığımız bugün 23,4 milyon hektara ulaşmıştır. 2002'den bugüne aziz vatanımızın dört bir yanına 7,5 milyardan fazla fidan dikilmiştir. Bu rakamlar bütüncül bir niyeti, tercih edilen politikayı ortaya koymaktadır çünkü Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yerli ve millîlik anlayışının bir tezahürü, millî güvenliğin mütemmim cüzü ve Türkiye Yüzyılı vizyonunun gereği olarak "gök vatan" "mavi vatan" "yeşil vatan" kavramlarını biz ortaya koyduk. İstiklal ve istikbal mücadelemize, yatırımlarımıza, projelerimize, eserlerimize bu doğrultuda yön verdik, yön veriyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile uluslararası düzeydeki doğa koruma ve korunan alanların yönetim anlayışında zamanla birçok gelişmeler ve değişimler olmuştur. 1938 yılında yayımlanan 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, bu doğrultuda zaman içerisinde ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamada yetersiz kalmıştır. 6831 sayılı Orman Kanunu ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu başta olmak üzere diğer kanunlarda yapılan değişikliklerle uygulamada özellikle uyum noktasında sorunlar yaşanmaktadır. Yasal düzlemdeki bu ihtiyaçların yanı sıra doğa korumadaki bütüncül yönetim yaklaşımının daha ileri seviyelere getirilmesi, hassas koruma gerektiren millî park alanlarında daha etkin koruma sağlanması, uluslararası düzeydeki doğa koruma ve korunan alanların yönetim anlayışındaki gelişme ve değişimlerin karşılanabilmesi gibi gereklilikler sebebiyle mezkûr kanunlarda değişiklikler yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
Hazırlanan teklifle sahip olduğumuz zenginliklerin korunması için millî parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanlarının ilanı ve yönetimi gibi hususlarda değişiklik yapılması; biyolojik çeşitlilik, yaban hayatı, kara av hayvanları ile orman içi su kaynakları, dere, göl, gölet ve sulak alanlar ve hassas alanların tespiti, korunması, geliştirilmesi, kara avcılığının düzenlenmesi ve yönetilmesi, doğa turizmi potansiyelinin artırılması bu kanunla birlikte hedeflenmiştir.
Bu bağlamda, ülkemizin en önemli korunan alan otoritesi olan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 2024 yılında yayımlanan 175 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle kamu tüzel kişiliği haiz özel bütçeli bağlı kuruluş olarak yapılandırılmıştır. Bu sayede sorumluluk alanına giren konularda daha etkili, daha kaliteli ve daha hızlı hizmet sunabilecek bir statü kazanmıştır. 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nda teklifle yapılacak düzenlemelerle de bu durum daha üst seviyelere çıkarılacaktır.
Yine, teklifle, korunan alanlarımızın kaynak değerlerinin korunması ve koruma-kullanma dengesi içerisinde etkin bir ziyaretçi yönetimi yapılması, ziyaretçilerin temel ihtiyaçlarını gidermeye yönelik gerekli alt ve üst yapı tesisleri ile alan düzenlemelerinin hızlı bir şekilde tamamlanması, ziyaretçilere farklı alternatifler sunacak koridorların oluşturulabilmesi için korunan alanların bölgesel bazda iyi planlanması, projelendirilmesi ve yönetimi amaçlanmaktadır. Yirmi üç yılın sonunda, korunan alanlara gelen yıllık ziyaretçi sayısının yıldan yıla artarak 5,5 milyondan 70 milyona ulaşması hem bu düzenlemelere neden ihtiyaç duyulduğunu hem de vatandaşlarımızın yaptığımız çalışmalarımıza teveccühünü ortaya koymaktadır.
Özetleyecek olursak teklifle doğa korumadaki bütüncül yönetim yaklaşımının daha ileri seviyelere getirilmesi sağlanacak, Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğümüzün güçlendirilmiş yeni teşkilat yapısı ve yeni statüsüyle hukuka aykırılıklara karşı mücadele edebilmesi için daha caydırıcı bir mevzuatla desteklenmesi mümkün olacaktır.
Değerli arkadaşlar, AK PARTİ kuruluşunun 15'inci ayında iktidar olmuş, çeyrek asırdır ait olduğu tarihe ve coğrafyaya yön vermiş bir harekettir. Liderimiz daha o günlerde "AK PARTİ'den sonra bu ülkede hiçbir şey eskisi gibi olmayacak." demişti ve öyle de oldu; artık, Türkiye eski Türkiye değil çünkü bugün gündemi belirlenen bir Türkiye yok.
CAVİT ARI (Antalya) - Ne varsa bozdunuz ne varsa, eskisi gibi değil, doğru! Ne varsa tahrip ediyorsunuz!
RUKİYE TOY (Devamla) - Krizlerde çözüm için kapısı çalınan, hamleleri dikkatle takip edilen, nerede bir zulüm varsa karşısında duran, barışın banisi ve garantörü bir Türkiye var. Artık bölgesel bir güç, küresel bir aktör olma yolunda emin adımlarla yürüyen bir Türkiye var. Bu saatten sonra Türkiye manda sevicilerin, şahsi istikbal peşinde koşanların değil 2053'ü, 2071'i hedefleyenlerin, millete hizmeti şiar edinmiş, Türkiye Yüzyılı'na inananların vatanıdır.
GÖKHAN GÜNAYDIN (İstanbul) - 30 milyon insan aç, 30 milyon insan aç! "Türkiye Yüzyılı" diye hamasetten vazgeç.
RUKİYE TOY (Devamla) - Bu duygu ve düşüncelerle kanun teklifimizin hayırlı olmasını diliyorum. Teklifin, emanetçileri olduğumuz doğanın gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde ulaşmasına vesile olmasını temenni ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)