GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:61
Tarih:17.02.2026

MHP GRUBU ADINA MUHARREM VARLI (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 230 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kanun teklifinin genel gerekçesi incelendiğinde, doğal, tarihsel ve kültürel varlıkların sayısı ve çeşitliliği bakımından dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olan ülkemiz, bu anlamda ulusal ve uluslararası pek çok kaynak değerine sahip olup biyolojik çeşitlilik bakımından ise Avrupa ve Orta Doğu'nun en zengin ülkelerinden biridir. Ülkemizde bu alanların korunması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmış olup bu alanlar korunan alan olarak ilan edilmektedir. Bu alanlardan millî parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, biyolojik çeşitlilik, yaban hayatı ve kara av kaynakları ile orman içi su kaynakları, dere, göl, gölet ve sulak alanlar ve hassas bölgelerin tespitini, korunmasını, geliştirilmesini, kara avcılığının düzenlenmesini ve yönetilmesini, doğa turizmi potansiyelinin artırılmasını sağlamak üzere, Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğü, 28/12/2024 tarihli ve 32766 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 175 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz özel bütçeli kuruluş olarak yeniden yapılandırılmıştır. Anılan kararnameyle Milli Parklar Kanunu ve Kara Avcılığı Kanunu'yla verilen görevlerini yapmak, bunun yanında Çevre Kanunu kapsamında sulak alanların korunması ve yönetimine dair iş ve işlemleri yürütmek görevi Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğüne verilmiştir.

Ülkemizde 2025 yılı itibarıyla 50 millî park, 274 tabiat parkı, 3 tabiat anıtı, 32 tabiatı koruma alanı, 136 sulak alan, 85 yaban hayatı geliştirme sahası bulunmaktadır. Son yıllarda tabiata olan ilginin artmasıyla doğa turizmi açısından önemi yüksek olan korunan alanların ziyaretçi sayısı yılda yaklaşık 70 milyona ulaşmıştır.

Korunan alanların ilan edilmesi, tabiatın ve biyolojik çeşitliliğin etkin bir şekilde korunması ve sürdürülebilir bir biçimde yönetilmesi amacıyla özel kanunlara ihtiyaç duyulması neticesinde 1983 yılında yayımlanan 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile uluslararası düzeydeki doğa koruma ve korunan alanlar yönetim anlayışındaki gelişmeler doğrultusunda zaman içerisinde ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalması, uygulamada 6831 sayılı Orman Kanunu ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu başta olmak üzere diğer kanunlarda yapılan değişikliklerle uyum sağlanması sebepleriyle kanunda bazı değişiklikler yapılması ihtiyacı hasıl olmuştur.

Bu gerekçe çerçevesinde, gelen kanun teklifindeki maddelere bakacak olursak 1'inci maddede Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğüne 175 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında verilmiş olan görevler nedeniyle, kanunun 9'uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (e) ve (f) bentleri uyarınca yapılacak denetimlerle ilgili olarak Genel Müdürlük yetkili kılınmaktadır.

Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğünün kamu tüzel kişiliğini haiz özel bütçeli bağlı kuruluş olarak yapılandırılması nedeniyle kanun genelinde yer alan "Bakanlık" "Genel Müdürlük" "alan kılavuzu" ile "av ve doğa koruma memuru" ibareleri tanımlanarak kanuna eklenmekte olup bu kanun kapsamındaki korunan alanlardaki koruma hizmetiyle kanuna aykırı fiillerin takibini orman muhafaza memurlarının yanında bu alanın yönetiminden sorumlu olmak üzere Genel Müdürlükçe görevlendirilen personel tarafından da sağlanabilmesi maksadıyla düzenleme yapılmaktadır.

4'üncü maddede, kanunda korunan alan olarak düzenlenen millî park, tabiat parkı, tabiatı koruma alanı ve tabiat anıtları için hazırlanan veya hazırlattırılan planların, fonksiyonlarındaki ayrımdan dolayı maddede farklı kavramlarla ifade edilmesi yönünde bir değişiklik yapılmakta ve millî park dışındaki korunan alanlar için de millî parklar için geçerli olan plan hazırlama sürecinin uygulanması öngörülmektedir.

Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve Turizm Merkezlerinde hazırlanan planlar için bu kanun kapsamına giren yerlerde Genel Müdürlüğün olumlu görüşünün alınması, korunan alanlarda planlamaya yönelik usul ve esasların Genel Müdürlükçe düzenlenmesi öngörülerek bu yerlerin korunması ile yönetiminin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, "turizm bölge, alan ve merkezleri" ibaresi "Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve Turizm Merkezleri" olarak değiştirilerek 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'yla uyumlu hâle getirilmektedir.

Yine, maddeyle, korunan alanlarda bulunan yapı ve tesislerin kiraya verilebileceğini düzenleyen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun ek 8'inci maddesiyle uyumlu hâle getirilmesi amacıyla değişiklik öngörülmektedir. Ayrıca, korunan alanlar için planları uyarınca hazırlanan vaziyet planı, mimari/peyzaj avan ve uygulama projelerinin Genel Müdürlükçe gerekli görüldüğü takdirde hazırlatılabilmesi imkânı sağlanmakta ve bu kanun kapsamındaki korunan alanlarda yapı ve tesislerin yapılaşma koşullarına ait usul ve esasların Genel Müdürlükçe çıkarılacak yönetmelikle belirlenmesi öngörülmektedir.

Yine, diğer bir maddede, kanun kapsamındaki korunan alanlarda söz konusu suç işlendiğinde Genel Müdürlükçe olaya müdahale edilmesi, kanuna aykırı yapı ve tesislerin Genel Müdürlükçe derhâl yıkılabilmesi veya ihtiyaç dâhilinde Genel Müdürlükçe değerlendirilebilmesi yönünde düzenleme yapılarak suçların önlenmesinde caydırıcılığının artırılması ve kanun kapsamındaki korunan alanların daha etkili bir şekilde korunması öngörülmektedir.

Yine, başka bir maddede, Genel Müdürlüğün görev ve hizmetleriyle ilgili olarak döner sermayeli işletmeler kurmasına imkân sağlanarak kanun kapsamındaki alanların korunması, bakım-onarım faaliyetlerinin yürütülmesi, ziyaretçi yönetimi, ekoturizm faaliyetleri ve diğer hizmetlerin finansal sürdürülebilirliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.

Bir başka maddede, kanuna tabi alanlara giriş ücretini ödemediği tespit edilenlere uygulanacak olan 10 katı idari para cezası oranı, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından HGS geçişlerine uygulanan ceza oranına benzer şekilde 4 katı olarak değiştirilmekte, kanun kapsamında korunan alanlara giriş ücretleri ve idari para cezaları ile 4915 sayılı Kanun kapsamındaki idari para cezalarının tahsili ve gelir kaydına ilişkin düzenleme getirilmekte ve bazı ibareler yönünden uyum düzenlemesi yapılmaktadır.

Burada, Komisyonda görüşülürken değerli Komisyon üyesi arkadaşlarımızın bazı uyarılarını da dikkate almak gerektiğini özellikle belirtmek isterim. Yani buraya girişteki araçların tespitinin ya da girişte kullanılan herhangi bir aletin, aracın nasıl tespit edileceğini de çok iyi kararlaştırmak lazım, hiç kimsenin haksızlığa uğramaması noktasında gerekli düzenlemenin de buraya eklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yine diğer bir maddede, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla genel ve özel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutularak girilen ve belirli bir yerleştirme programı sonrası yeterliklerini alarak kurumlarında müfettiş, denetçi, denetmen ve kontrolör kadrolarında bulunanların kamu tüzel kişiliğini haiz bağlı kuruluş olarak yeniden yapılandırılan Genel Müdürlüğün denetim elemanı ihtiyacını karşılamak üzere müfettiş kadrolarına atama yapılması için düzenleme yapılmaktadır.

Bir diğer maddede, Milli Parklar Kanunu'nun 2'nci maddesine eklenen "av ve doğa koruma memuru" tanımıyla paralel olarak 4915 sayılı Kanun'da da Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu mevzuatla verilen koruma, gözetim ve denetim faaliyetlerini yürütecek personelin tanımıyla uyum düzenlemesi yapılmakta ve saha bekçisi tanımına “sözleşmeli” ibaresi eklenerek sözleşmeli personelin de bu görevde çalıştırılabilmesine imkân sağlanmaktadır. Ayrıca, teklifle getirilen düzenlemelere ve Genel Müdürlüğün kamu tüzel kişiliğini haiz özel bütçeli bağlı kuruluş olarak yapılandırılmasına uygun olacak şekilde ibare değişikliği yapılmaktadır.

Av komisyonlarına temsilci veren idarelerde değişiklik yapılmakta, Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğünün kamu tüzel kişiliğini haiz özel bütçeli bağlı kuruluş olarak yapılandırılması nedeniyle bazı ibareler yönünden uyum düzenlemesi yapılmaktadır.

Katılım paylarının Genel Müdürlükçe tahsili ve takibinde uygulamada sorunlar yaşanması nedeniyle av ve yaban hayatına dönecek yeterli miktarda mali kaynak sağlanamadığından maddeyle katılım payının perakendeci tarafından ilgili ürünlerin alışı sonrasında ödenmesi, katılım payının ödenip ödenmediğinin denetlenebilmesi amacıyla ithalatçı, imalatçı ve toptancıların talep hâlinde ilgili bilgi ve belgeleri Genel Müdürlüğe vermeleri öngörülmekte olup katılım payının Genel Müdürlükçe tahsil edilemediği hâllerde vergi dairelerinin 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yapması, takipte tahsil edilen tutarın yüzde 50'sinin Genel Müdürlüğe aktarılması ve maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Yine, 21'inci maddede avcılığın kontrolü, av hayvanlarının ve yaşam alanlarının korunması ve av yasaklarının takibi konusunda düzenleme yapılmakta, ayrıca teklifin diğer maddelerinde yapılması öngörülen düzenlemelere uyumlu olacak şekilde bazı ibareler değiştirilmektedir.

Avlaklardan izin almadan avlanma hususu belgesiz alanları düzenleyen kanunun 24'üncü maddesinin üçüncü fıkrasına eklenmesi nedeniyle kanunun 23'üncü maddesinde ilgili ibare çıkarılmakta, cezaların caydırıcılığının artırılması amacıyla ceza miktarlarının artırımına yönelik düzenleme yapılmaktadır.

Avlaklarda izin almadan avlanma, fiili belgesiz avlanmaları düzenleyen 24'üncü maddenin üçüncü fıkrasına eklenmekte ve avlanma hakkı elde etmek için alınacak belgelerin maliyetinin cezalara yakın olması nedeniyle cezaların caydırıcılığının artırılması amacıyla ceza miktarlarının artırımına yönelik düzenleme yapılmaktadır. Tabii, burada hem yaban hayatını korumak hem de gerçekten avcılık yapan -torbacı değil, gerçekten avcılık yapan- insanlara avlanabilme imkânını sağlamak açısından da bir düzenleme var.

Mevcut durumda avcılık belgesi sahibi avcıların kanunun 29'uncu maddesinin birinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen idari yaptırıma konu fiilleri tekrar etmeleri durumunda bu kişilerin avcılık belgeleri iptal edilmekte, bir daha kendilerine belge verilmemekte olup kabahatten dolayı belgesi süresiz olarak iptal edilen avcıların yeniden belge alamamaları nedeniyle yasa dışı avcılığa yönelmelerini engellemek amacıyla kanunda öngörülen şartların sağlanması koşuluyla yeniden avcılık belgesi alabilmelerine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Yani burada da kaçak avcılığı önlemek adına orada bir düzenleme yapılarak insanların kaçak avcılığını engellemek, resmî olarak aldıkları belgeyle avcılık yapmalarına vesile olmak amacıyla bu düzenleme yapılıyor.

Yine, tabii, vahşi avlanmayı önlemek lazım. Yani insanlar gidiyor, gerçekten avlamaktan ziyade âdeta katliama varan avcılık yapıyor, bunu da engellemek adına bu kanuni düzenlemede, bu kanun teklifinde birçok madde var. İnşallah, bu maddelerle, bu düzenlemelerle hem yaban hayatını hem millî parkları hem de avcılık yapan gerçek insanları koruyacağımıza inanıyoruz ve hepinize saygılar sunuyoruz. (MHP sıralarından alkışlar)