GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:60
Tarih:12.02.2026

HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TÜİK Türkiye'nin nüfus verilerini açıkladı; nüfusumuz 86 milyon 92 bin 168. Önceki dönemde nüfusun yüzde 6,6'sı köylerde ikamet ederken güncel verilere göre bu oran yüzde 6,4'e düşmüş durumda. Vekili olduğum Afyonkarahisar özelinde baktığımız zaman, 421 köyde 50'nin altında nüfusu olan köy sayısı 24, nüfusu 100'ün altında kalan köy sayısı 94, Türkiye'nin pek çok köyü de maalesef bu durumda. Afyon'da çiftçilerimizin büyük çoğunluğunun yaşı 40 yaşın üzerinde. Genç nüfus köyünü terk edip şehre göç ediyor. Bir yandan kuraklık, bir yandan iş gücünün yaşlanması, bir yandan da üretim maliyetlerinin artması tarımsal üretimin karşısına dikilmiş en büyük engel. Çiftçimiz borç içinde. Zaten zar zor ürettikleri ürünleri ise sigortalatamıyorlar. Sigortalatsalar bile bir doğal afet ya da don olayı olduğunda TARSİM'den zamanında ödeme alamıyorlar. Sigorta primleri günü gününe alınırken özellikle don vurduğunda çiftçinin zararı neden zamanında telafi edilmiyor? 2024 yılında yapılan bir çalışmaya göre, Afyonkarahisar tarımda Türkiye sıralamasında 8'inci, Ege sıralamasında 1'inci sırada. Ancak koşullar bu şekilde devam ederse, genç nüfusumuz kırsala yönlendirilip, tarımsal iş gücüne katılmazsa on yıl sonra tarlalarımızı ekip biçecek insan bulmamız mümkün olmayacak. Çiftçilerimizden ürün alımı yapan şirketlerin art arda konkordato taleplerinin kabul edilmesi yüzünden çiftçiye ödeme sırasının gelmesi, yılları buluyor. Afyonkarahisar'da her firma bu süreci şeffaf yürütmüyor. Maalesef bazı kişi ve şirketler konkordato sistemini kötüye kullanarak borçtan kaçış aracı hâline getirmiş durumda. Maalesef Türkiye genelinde de benzer bir tablo var. Peki, bu durum bize nelere mal oluyor? Tarım arazilerimiz boş kalıyor. Hayvancılık bitme noktasında. Üretim maliyetleri her geçen gün artıyor. Gıda arzı azalıyor. Yerli üretim azaldığı için milletimiz ne idiği belirsiz ithal gıdaları tüketmeye mahkûm ediliyor, tabii bu pahalılıkta satın alabilirlerse.

Gıda fiyatlarındaki sürekli artış, Afyon'da en çok şikâyet edilen konuların başında geliyor. Temel gıda ürünleri bile cep yakıyor. Market alışverişi her ay biraz daha zorlaşıyor. Mermerde kalitesiyle ve rezervleriyle öne çıkan Afyonkarahisar, hak ettiği marka karşılığını uluslararası pazarda bulamıyor. Yabancı yatırımcı, ülkedeki ekonomik istikrarsızlık yüzünden Afyon'a gelmek istemiyor. Girdi maliyetleri, döviz kuru dalgalanmaları ve azalan dış talep gibi etkenler yüzünden mermer ve doğal taş sektöründeki ekonomik daralma sebebiyle Afyon'da geçtiğimiz yıl Ekim ayında 8 firma aynı gün konkordato ilan etti ama size soracak olursak ekonomimiz şahlanıyor. Bir yandan da Afyon'daki genç nüfus iş bulamamakta, bulsalar bile özel sektördeki maaşların yetersizliğinden muzdarip. Genç nüfusumuz, insan onuruna yakışan bir şekilde yaşayabilecek koşullarda bir iş bulma umuduyla şehir dışına göç ediyor. Özellikle şehir merkezinde her geçen gün artan ev kiraları nedeniyle halkımız gelirinin büyük çoğunu kiraya vermek zorunda. Şehir merkezinde kiralar 15 bin liradan başlıyor. Anayasa'ya göre, herkes temel insani gereksinimlerini karşılayabilecek insan haysiyetine yakışır biçimde konut ve barınma hakkına sahipken çoğunluğu asgari ücretle hayatını idame ettirmeye çalışan vatandaş barınma ihtiyacını nasıl karşılayacak? Zor koşullarda kiralanan konutlarınsa depreme dayanıklı olup olmadığı belli değil. Daha 6 şubat depreminin yaraları sarılmamışken, deprem bölgesi olan ve geçmişinde de yıkıcı depremler yaşamış Afyon için ne gibi tedbirler alındı?

Bundan böyle Afyonkarahisar halkını algıyla yönetemezsiniz. Afyon'un gerçek sorunlarını ortaya koyma vakti geldi de geçiyor bile. Bir an önce PTT Bölge Müdürlüğünün kurulması gerekiyor. Bölge müdürlüğü gelecek diye oy isteyen AKP, Afyon'un elinden başmüdürlüğü de aldı. Afyon'a Karayolları Bölge Müdürlüğü mutlaka gerekli. Yıllardır diline dolamış şekilde vaat ediliyor ama bir türlü gelmiyor. Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Projesi'nin akıbeti hâlâ meçhul. Her Bakan değiştiğinde projenin bitiş tarihi de değişiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

HAKAN ŞEREF OLGUN (Devamla) - Su politikasındaki basiretsizlikler sebebiyle ekolojik denge için yüksek öneme haiz Eber ve Karamık Gölü can çekişiyor. Ocak ayında su seviyesi yüzde 9'a çıktı diye seviniyorlar. Peki, yaz mevsimi geldiğinde ne olacak?

Her zaman söylüyorum, söylemeye de devam edeceğim, günlük, haftalık, aylık planlarla devlet yönetilmez. Devlet yönetmek ciddiyet ister diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)