GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Milliyetçi Hareket Partisinin 57’nci kuruluş yıl dönümüne, Türk tipi başkanlık sisteminde istifa ve görevden alma mekanizmasına, görevlerinden aflarını talep edip talepleri kabul edilen Ali Yerlikaya ile Yılmaz Tunç’a, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının bakanlık görevine atanmasına, kumar bağımlılığıyla topyekûn mücadele eylem planı kapsamında 3 kamu bankasının aldığı karara ve Yolsuzluk Algısı Endeksi’ne ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:59
Tarih:11.02.2026

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım, teşekkür ederim.

Bu hafta Milliyetçi Hareket Partisinin 57'nci kuruluş yıl dönümü kutlamaları yapıldı. Biz de Sayın Filiz Kılıç ve Milliyetçi Hareket Partisi Grubu şahsında 57'nci kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz. Kurucu Genel Başkanları Alpaslan Türkeş'i de rahmetle anıyoruz.

FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Sağ olun.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - İmparatorluk bakiyesi olan ülkemizde ortak tarih, kültür, medeniyet, kaderdaşlık, ortak vatan ve vatandaşlık temelli bir milliyetçilik anlayışı birliğimizin en büyük sigortalarından biridir.

Sayın Başkanım, bugün güne Türk tipi başkanlık sisteminin örneklerinden biriyle daha uyandık. Resmî Gazete'de gece yarısı yayımlanan bir kararnameyle 2 sayın bakanın görevlerinden aflarını talep ettikleri ve bu taleplerin Sayın Cumhurbaşkanı tarafından kabul edildiği duyuruldu. Ben, öncelikle, Sayın Ali Yerlikaya ve Yılmaz Tunç'a tezkerelerinin, tahliyelerinin hayırlı olmasını diliyorum. Bugünden itibaren 2 sayın bakan da artık talimat ile vicdan, operasyon ile hukuk arasında sıkışmadan özgür bir şekilde yaşayacaklardır. Ümit ediyorum ki geride bıraktıkları miraslarının da siyasi tarihimizde nasıl yer alacağı konusunda bir muhasebede bulunurlar.

Sayın Başkanım, istifa ve görevden alma bir siyaset kurumunun en sağlıklı iki mekanizmasından biridir. Bir kişinin üstlendiği görevin gereklerini yerine getiremediğini düşündüğünde ya da görevini icra ederken ciddi sorunlarla karşılaştığında istifa etmeyi tercih etmesi çoğu zaman olumlu olarak değerlendirilir. Bu, bazen bir yükten kurtulma, bazen de onurlu bir duruşun ve çıkışın yoludur. Ne var ki, Türk tipi başkanlık sisteminde yöneticilerin istifa etme hakları dahi ellerinden alınmıştır.

Görevden alma bir yöneticinin en doğal haklarından biridir. Herhangi bir kişinin bir göreve getirilmesi birtakım objektif koşullara dayanmalıdır; aynı şekilde, bu koşullar ve kendisinden beklenen görevler yerine getirilmediğinde o kişinin görevden alınabilmesi de gerekir. Görevden alma sadece en üst otoritenin bir tasarrufu değil, aynı zamanda tüm kamunun hakkının icrasıdır normal şartlarda. Gelin görün ki, hepimize ait bu yetkinin kullanımının dahi farklı bir zemine çekileceği endişesiyle Türk tipi başkanlık sisteminde istifa gibi görevden alma müessesesi de ortadan kaldırılmıştır.

Şimdi, merak ediyoruz: Bu 2 Sayın Bakanın görevden aflarını gerektirecek günahları nedir acaba? Hangi günahı işlediler de hangi hatayı işlediler de hangi talimata karşı vicdanlarının direnciyle karşılaştılar da görevden aflarını talep ettiler? Eğer ortada bir günah veya hata var ise kamuoyunun bunları adli, idari, siyasi tartışmalarla bilmesi gerekir. Hayır, ortada bir yorgunluk ve bazı talimatlara direnememe hâli varsa da yine kamuoyunun bu tartışmaları bilmesi Türk demokrasisi açısından sağlıklı olacaktır. Acaba bu, bazı talimatları yerine getirememenin, bazı daha büyük günahları işleyememenin bir kaçış yolu mudur diye de düşünmüyor değiliz ama neticede şunu biliyoruz: Görevden almanın da af taleplerinin de gerçekleşeceği, millet iradesinin tecelli edeceği günler de mutlaka gelecektir.

Sayın Başkanım, bir buçuk yıldır İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ve İstanbul yargı çevresinin operasyonları veya soruşturmaları veyahut da yargılamaları nedeniyle Türk siyasi hayatı âdeta büyük bir ambargo altında. Doğrusu, Sayın Başsavcının Bakanlık görevine atanmasıyla burada devam edegelen anlayışın Türkiye'deki bütün yargı çevrelerine de sirayet edip edemeyeceği noktasında çok derin ve haklı bir endişemiz vardır, bunu kamuoyunun dikkatine sunmak isteriz.

Tabii, Sayın Başsavcının İstanbul'dan ayrıldığı gün kent uzlaşısı dosyasından Mehmet Ali Çalışkan ve Ebru Özdemir ile Emrah Şahan'ın tahliyeleri bir ironi olarak kayda geçecek iken maalesef az önce gelen haber aynı tasın aynı hamamda aynı suyla yıkandığını göstermektedir; Ayşe Barım on iki yıl altı ay cezaya çarptırılmıştır. Bir yapımcının herhangi bir delil ortaya konulmadan böyle bir suçlamayla cezalandırılmış olmasının gerçekten bırakınız hukuk devletini kanun devletiyle dahi izahı ve tevili mümkün değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ekmen, lütfen tamamlayın.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Cumhurbaşkanının bir keresinde açıkça ifade ettiği gibi, Türkiye, artık ne hukuk devletidir ne de kanun devleti; Türkiye, bir yargı devletidir ve maalesef bu yargı sistematiği de kanunla, hukukla, adaletle, vicdanla değil talimatla Türk siyasetini, Türk ekonomisini ve Türk sivil toplumunu enfekte etmektedir.

Sayın Başkanım, geçen hafta, Sayın Cumhurbaşkanının açıklamış olduğu kumar bağımlılığıyla topyekûn mücadele eylem planı kapsamında 3 kamu bankasının mobil şube ve internet bankacılığı sistemiyle artık bahis oyunlarına yol vermeyeceğine dair bir madde vardı. Bu, biraz, İsrail'le ticaret var mıydı yok muydu meselesine döndü çünkü önce İsrail'le hiç ticaret yapılmadığı ilan edildi, sonra bir tedbir paketi açıklandı, sonra daha geniş bir tedbir paketi açıklandı. Aslında atılan her adım muhalefetin tezlerini teyit eden bir delillendirmeye döndü.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ekmen, lütfen tamamlayın.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım, teşekkür ederim.

Bu karar, kamu bankaları aracılığıyla yürütülen bahis ve kumar faaliyetinin açıkça ilanıdır. Peki, bir hizmet kamu bankaları aracılığıyla yürütüldüğünde kamu için bir zarar doğuruyorsa yani insanlar sanal bahis ve kumar cenderesine düşüyor, oradan iflasa, iflastan intihara giden bir yola giriyorsa özel bankalar niye bu hizmeti veriyor? Niçin kamu bankalarıyla sınırlı bir tedbir olarak bu yürürlüğe giriyor ve daha da ilerisi, niçin yasal bahis ve kumar sınırlandırılmıyor? Bakınız burada defalarca kez anlatıldı; bir maçın kaçıncı dakikasında kırmızı kart görüleceğinden kaçıncı dakikasında ilave uzatma verileceğine dair bahis oynatılıyor. Bütün bunlar bir Millî Piyango özelleştirilmesinden üretilen yüzlerce kumar ve bahis oyununun bir sonucudur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Son kez Başkanım.

BAŞKAN - Sayın Ekmen, son kez uzatıyorum, lütfen tamamlayın.

MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan defalarca kez ifade etti. Bir düğmeye basmakla bu ülkenin gençliğini kurtarabilirsiniz; yasal olsun olmasın bahis ve kumar illetini sona erdirebilirsiniz. Sizi bundan alıkoyan nedir? Eğer Demirören'i zengin ettirmek istiyorsanız Demirören buradan kazandığı parayla bari Ziraat Bankasına borcunu ödesin. O da milyarlarca lirayı geçti ve böyle bir borç ödeme de yok. Niçin gençlerimizin hayatı karartılıyor, neyin uğruna? Muhafazakâr ümmetçilik iddiasında bulunan, aileyi koruma iddiasında bulunan bir parti gündüz kuşağında olduğu gibi yasal kumar ve bahse göz yumuyor.

Sayın Başkanım, son notum Yolsuzluk Algı Endeksi'ne ilişkindi; bunu da gün içi maddeler üzerindeki değerlendirmelerde inşallah paylaşacağım.

Teşekkür ediyorum.