GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:58
Tarih:10.02.2026

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; milletimizin saygın, göz bebeği kurumlarından biri kuşkusuz ki Diyanet İşleri Başkanlığıdır. Ne var ki bu Başkanlığın son dönemde bazı sorunlarla gündeme gelmesi aziz milletimizi yaralamaktadır. Her şeyden önce, Kurum bünyesinde görev yapan vekil imam statüsünde çalışanlar vardır. Bunlar kadrolu, normal çalışan personelin yüzde 25'i civarında bir maaş almaktadır. Oysa kanunlara göre bile en düşük memurun üçte 2'si maaş alması gerekir. Dolayısıyla 40 bin lira maaş alması gerekirken bu görevlilerin aldığı maaş aylık 16-17 bin lira civarındadır. Bunlar çok zor koşullarda görev yapmakta, ilçede, kasabada, köyde devleti temsil görevini üstlenmektedirler.

Bunlarla beraber ikinci olarak fahri Kur'an kursu öğreticileri... Bunların durumu çok daha vahimdir. Her şeyden önce kanunlara ve kul hakkına riayet etmesi gereken bir kurumda bu çalışanlara ay içerisinde yalnızca sekiz veya dokuz gün sigorta primi yatırılmaktadır.

Bu iki grubun mağduriyeti öyle ileri seviyededir ki bir taraftan çalışıyor göründüklerinden işsizlik maaşı alamıyorlar, yıllık izin hakları yok, sosyal güvenceleri yok. Kendisiyle aynı, eş değer kurumda aynı görevi yapan personelle bütün sorumluluğu, yükümlülüğü, hizmeti aynı olmasına rağmen âdeta ikinci sınıf muamele görmesi kabul edilemez.

Bununla beraber Diyanet İşleri Başkanlığında görev yapan üçüncü sınıf grup ise murakıp ve vaizlerdir. Murakıplar Diyanet İşleri bünyesinde müftüler hariç kurumun bütün personelini denetleyen görevlilerdir, yöneticilerdir. Ne var ki bunların aldığı maaş ise bir imamla eşit düzeydedir. Sorumluluk olarak şube müdürü sorumluluğunda iş yapanlara imam olarak maaş verilince de kurumdaki ast-üst ilişkisi tamamen berbat vaziyettedir. Bu açıdan da murakıp olarak görev yapan kimselere "il müfettişi" ünvanı verilerek bu kayıplarının önlenmesi gerekir.

Değerli milletvekilleri, bugün arz edeceğim önemli bir husus ise mülakat sorunlarıdır. Ne yazık ki, Diyanet gibi bir kurumda bile mülakat sınavları sonucuna göre adaylar ciddi mağduriyet yaşamakta, kendilerine haksızlık yapıldığını düşünmektedir. Esasen, mülakat, bilgi ölçümü değil, temsil yeteneğini tespittir. Oysa, yazılı sınavdan 95 alan bir kimseye düşük puan verip 60 alanın atandığı bir yerde doğal olarak insanlar tedirgin olur. Bugün ne yazık ki mülakat sınavı yapan bazı komisyonlar adaya ilahi okuturken bazıları kanunlarla ilgili, mevzuatla ilgili soruları, yönetmelikleri sorarak derinlemesine ayrım içerisindedir. Bu, asla kabul edilemez; bu, bu kuruma güvenen, bu alanda çalışmış imam-hatip adaylarının, hafızların, Kur'an kursu hocalarının mağduriyetine, kuruma olan güveninin sarsılmasına neden olmaktadır. Utanmayın, bugün ciddi anlamda Diyanette açık var. Bir taraftan "Diyanetin bütçesi fazladır." deniliyor ama âdeta suç örtbas edercesine susuluyor; Diyanetin bütçesi personel bütçesidir. Bugün de taşrada son derece önemli, kritik noktalarda hâlen büyük açık olmasına rağmen iktidar, imamları arka bahçe görmekten vazgeçmelidir. Bunları çantada keklik görerek bunların haklarının çiğnenmesine göz yummaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Eğer bunlar devlet adına görev yapıyor, mahallenin bekçisi gibi görev üstleniyor ise, hele de ücra köylerde devleti temsilen görev yapıyorsa bunların sorunlarını çözmek elbette iktidarın görevidir.

Burada arz edeceğim başka husus ise şudur: Bugün camilere sadece aydınlatmayla ilgili ödenek çıkarılmaktadır. Isıtma ve soğutma giderleri ödenmediğinden imamlar birer dilenci gibi kapı kapı dolaştırılıyor, tahsildar gibi bu giderleri tamamlaması bekleniyor. Burada açık yüreklilikle, utanmadan, sıkılmadan her ne yapılması gerekiyorsa yapılması lazım. Ne yazık ki iktidar, Meclisin geçici çalışanlarını kapı önüne bıraktığı gibi; Aile Bakanlığında, Millî Eğitim Bakanlığında ücretli sosyolog, ücretli öğretmen yaptığı gibi Diyanetin bu personeline de gaddarca davranmakta, kul hakkı yemektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Bu sorunun çözülmesi Meclisin önemli görevleri arasındadır.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)