| Konu: | Genel Kurulun 4/2/2026 tarihli 56’ncı Birleşiminde alınan karar uyarınca, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli olarak meydana gelen ve 11 ili etkileyen deprem felaketinin yıl dönümü münasebetiyle açıklaması |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 57 |
| Tarih: | 05.02.2026 |
HAYDAR ALTINTAŞ (İzmir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 6 Şubat 2023, saat 04.17 ve 13.24'te 10 vilayetimiz sanki yer yarıldı, gök aşağı indi, kıyamet koptu, hepsi birlikte sarsıldı; binlerce insan enkaz altında, binlercesi vefat etmiş ve o esnada bu insanların duymak istedikleri bir ses vardı: "Sesimi duyan var mı?" Enkaz altında kalanlar için: "Sesimi duyan var mı? Sesimi duyan var mı?" diye herkese sesleniyorlardı ve bugün bu bölgede yaşayan insanlarımızın gene duymak istedikleri bir ses var; o insanların ihtiyaçlarına makul ve akli, hamasetten uzak, partiler düzlemini aşan millî düzeyde bir ses vermek zorundayız. Bu 10 vilayet depremde yıkıldığında o günün hesaplarına göre teorik olarak baktığımızda sadece 10 milyar dolarlık ihracat yapan illerimizdi, bugün onlar önemli miktarda bu üretim kabiliyetlerini de kaybetmiş durumdalar.
Depremde ölen bütün vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, geride kalanlarına başsağlığı diliyoruz ama orada hayat hâlâ daha bütün acısıyla, bütün gerçekliğiyle sürmektedir. Bunu hiçbir şekilde "Şunu yaptık, bunu yaptık." meselesiyle çözemeyiz ve bütün bunların ötesinde, deprem Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve bu coğrafyanın kaderidir ancak bugünün şartlarında bu hadiseyi kaderle geçiştiremeyiz, tevekkülle geçiştiremeyiz. Bugün deprem için yapılacak olan iş akıl ve bilimden geçmektedir. Süratle şu anda bütün ülkenin eksiksiz ve noksansız bir şekilde deprem haritaları yapılmalı ve bu deprem haritalarına riayet edilmenin gereği, çok katı ve ciddi bir şekilde kontrol altına alınarak şehirlerin rant yağmasından kurtulması gerekir. Allah muhafaza, İstanbul merkezli bir deprem meydana gelirse bu depremin enkazının altından Türk milleti olarak kalkmamız çok zor olur. Onun için tekrar tekrar söylüyorum: Mesela, 10 Ağustosta Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6,1 şiddetindeki bir deprem 35 bin tane artçı yeni deprem üretmiş ve her artçı yeni deprem ilk depremden daha şiddetli olarak tecelli etmiş, bunun sebebi bile sorulup ortaya konulamamış ve bu insanların akıbetiyle alakalı bir plan ve proje de ortaya konulamamıştır. Bütün bunlar Türk milletinin gerçeklerle karşı karşıya bulunduğu çok acımasız hadiselerdir ancak deprem bir kader değildir. Depremi kader olmaktan çıkarmak ve bir millî felaket olmaktan çıkarmak için tekrar altını çizerek söylüyorum: Şehirde yaşamanın disiplinine riayet etmek, fay hatlarına inşaat yapmamak ve bunu kim yapıyorsa, kim izin veriyorsa millet adına denetlemek zorundayız. Tekrar, gene söylüyorum: Oralara gidilip bakıldığında -herkes gidiyor, herkes bundan birtakım sonuç çıkarmaya çalışıyor, ben de gittim geldim- gerçekten birçok önemli iş yapılmıştır ancak bu yapılan işlerde adaletsizlik ve hukuksuzluk da vardır. İnsanlar burada özellikle rezerv alan hikâyesiyle alakalı çok ciddi şikâyet ortaya koyuyor. Bir taraftan yaparken bir taraftan yıkmamak gerekir. Burada eğer gerçekten bir kentsel dönüşüm yapılıyorsa -ki yapılmalıdır- adaletli olunmalıdır. Eğer adaleti ortadan kaldırırsanız, dinin ve devletin temeli olan adalet ortadan yok olursa ne yapacaksınız? O zaman gelir boş sıralara derdimizi anlatmaya devam ederiz.
Sayın milletvekilleri, gerçekten her dakika depreme hazırlıklı olmak zorundayız. Deprem değil depreme hazırlıklı olmamak insanları öldürür. Bizim tarihimizde meydana gelen bu önemli depremlerden artık bugünün şartlarında, bugünün tekniğiyle, bugünün imkânlarıyla eğer akıl ve bilimi ortaya koyarak çalışırsak, hep beraber gayret edersek bu felaketin önüne geçmiş olabiliriz, aksi takdirde çok daha büyük felaketler bizi beklemek durumundadır. Onun için, bir an evvel süratle bu işlerin üstüne eğilmek mecburiyetindeyiz. Bunun aması, fakatı ve mazereti asla yoktur.
Tekrar, orada ölen insanlara Allah'tan rahmet diliyorum; sakat kalan, organ kaybı olanlara yardım edilmesi bir ihtiyaçtır, onu söylüyorum. Cenab-ı Allah bizi yeni bir felaketten korusun diyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL Partisi sıralarından alkışlar)