GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bölgedeki son gelişmelerin Türkiye'ye olası etkilerine ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:4
Birleşim:57
Tarih:05.02.2026

MUSTAFA KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; öncelikle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Ben de sözlerimin başında, 6 Şubat depremlerinin 3'üncü yıl dönümünde, hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Allah bir daha o acıyı yaşatmasın diye dua ediyorum. 7 Şubat günü Hatay'da olan bir arkadaşınız olarak "Bu gördüklerim gerçek değildir, olsa olsa bunlar bir film platosu gibidir." diyecek kadar gerçeklikten kopan o ortamda bir daha olmamayı ve milletimizin bunlarla bir daha imtihan edilmemesini diliyorum.

Tabii, ben bugün bölgemizdeki son gelişmelerin ülkemize olası etkilerini konuşmak üzere söz aldım.

Değerli arkadaşlar, 20'nci yüzyılı şöyle bir zihinlerimizde canlandırırsak 2 tane dünya savaşı yaşandı; 2 dünya savaşında 100 milyonun üzerinde insan öldü ve bu 2 dünya savaşının sonunda paylaşım problemleri, diğer kamplaşmalar, soğuk savaş; bütün bunları yaşadık. Ayrı bir şey daha oldu, 1918-1920 yılları arasında İspanyol gribi yaşandı, İspanyol gribinde 50 milyona yakın insanın hayatını kaybettiğine dair istatistikler paylaşılıyor. Sonra farklı bir şey daha oldu bunları tetikleyen, 1929'da Amerika'da Büyük Buhran yaşandı. Bu Büyük Buhran'la beraber Amerikan halkı millî gelirlerinin üçte 1'ini kaybetti, işsizlik yüzde 30'lara dayandı ve hatta hatırlarsınız, ekonomide sıkça dile getirilir, Keynesyen ekonomilerin artık Amerika'da kullanıldığı dönem oldu. Bunları niye söylüyorum? Bütün bu süreçler Avrupa'da sağcıları, faşistleri daha fazla işbaşına getirmeye başladı -Mussolini'den Franco'ya, Hitler'e- bütün bunlar aslında Avrupa'nın zihin dünyasını şekillendirdi.

Peki, bugün, bugünkü yaşadığımız koşullarda aynı ihtimalleri, aynı olasılıkları görüyor muyuz? Evet. Bugün dünya, bir dünya savaşına doğru gidiyor mu? Evet. Bugün paylaşım problemleri had safhaya ulaştı mı? Evet. Rusya-Ukrayna savaşından tutun, Grönland'a kadar, Avrupa'nın kendi içindeki paylaşım problemlerine kadar, Amerika'nın kendi içinde yaşadığı sorunlara kadar bütün bunlar artık dünyanın maalesef koşar adım bir dünya savaşına gittiğini gösteriyor.

Avrupa'da sağcılar yükselişte -Almanya'da, Fransa'da, İtalya'da- iktidar olurlarsa nasıl olacak, mülteciler kendilerini nasıl muhafaza edecek gibi tartışmalar başladı artık. Amerika'nın Çin rekabeti, 39 trilyon dolar borç, İsrail'in Gazze'de yaptığı soykırım, İran'la yaşanan gerilim hâlihazırda devam ediyor biliyorsunuz, Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmeler, Suriye'de herkesi şu anda en azından asgari noktada buluşturduğu düşünülen bir anlaşma var, onu bir kenara koyarak söylüyorum ama ben bunları, bütün bunları neden hatırlattım yani İspanyol gribinden pandemiye, bütün bunları neden hatırlattım?

Değerli arkadaşlar, koşar adım dünya savaşına gidiyorsak o zaman iktidarın başını iki elinin arasına alıp düşünmesi gereken bir zamandır. Etrafımızda bu ateş çemberinin olduğu bir ortamda eğer millî gelirde adalet sağlanamazsa, "iç yapıyı tahkim" diye ısrarla dile getirilen o gerçek eğer gerçekleştirilemezse, maalesef, bütün bu durumda Türkiye elini zayıflatmış olur ve bu, aynı zamanda, yüzde 20'lik kesimin millî gelirden yüzde 48 pay aldığı ve en düşük gelire sahip yüzde 20'lik kesimin yüzde 6,4'le geçinmek zorunda kaldığı bir ortam olursa biz bu ortama kendimizi hazırlayamayız. Emeklileri açlık sınırının altında yaşatırsanız iç yapıyı tahkim etmekte zorlanırsınız. Siyaset dilini kamplaştırmaya, nefrete, ayrıştırmaya, hâlâ ısrarla bunlara destek vermeye devam ederseniz bu süreci yönetemezsiniz. Çalışan, dar gelirli ailelerin yaşamlarını zorlaştıracak yeni kararlar alırsanız, maalesef, bu süreçlerin içinden çıkamazsınız. Üniversite mezunu gençlerimizin geleceğe güvenle bakmasını temin edemezseniz, maalesef, aidiyet hissini zayıflatır, bu yaşadığımız sorunlarla yüzleşmek zorunda kalırsınız. Yıllardır aileye önem verdiğinizi iddia edip bütün bunları dile getirdiğiniz hâlde, kendi elinizde olduğu hâlde kendinize bağlı yayın kuruluşlarının sabah programlarını ortadan kaldıramazsanız bu problemleri çözemezsiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayınız.

MUSTAFA KAYA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, dünyadan içeriye doğru bir girizgâh yaptık, bu girizgâh neticesinde şunu söylüyorum: Dünya koşar adım bir dünya savaşına giderken kendi iç barışını koruyamayan, kendi içinde adalet ve ahlak vurgusu yapamayan, kendi içinde ehliyet ve liyakate önem verdiğini gösteremeyen, kamplaşmanın önüne geçemeyen, asgari müşterek siyasetini yeniden inşa edemeyen ve burada sadece sonuca odaklı bir siyaset anlayışıyla siyasi duruşunu belirlemeye çalışan ülkelerin, bizim, maalesef bu durumu yönetme şansımız olmaz. Bir kere daha söylüyorum: Adalet ve ahlak vazgeçilmez iki tane temel unsurdur, adaleti ve ahlakı ayağa kaldıramayan ülkelerin bu sorunları yönetme şansı yoktur. Ehliyete sahip çıkmayanların ve geleceğe, gençlerine güvenle bakmayanların bu süreçleri yönetme şansı yoktur diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, MHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)