GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Edirne Milletvekili Mehmet Akalın ile Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu’nun DEM PARTİ grup önerisi üzerinde yaptıkları konuşmalarındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:4
Birleşim:55
Tarih:03.02.2026

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Sayın Başkan, gerçekten bazı konuşmaları dinlemek zül, açık ve net söyleyelim, zül.

MEHMET DEMİR (Kütahya) - Aynı kanaatteyiz.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Çünkü hakikat var, bir de yalanlar var; gerçekler var, bir de manipülasyon var; yaşadıklarımız var, bir de ajitasyon var; çok açık ve net.

Bakın, bizim İstanbul Milletvekilimiz Celal Fırat polis tarafından darbedildi, bayıldı, hastaneye kaldırıldı. Numan Bey biliyor; kendisini aradık, Meclis Başkanını; bizzat aradı, görüştü.

Şimdi, Diyar Koç, hiçbir şekilde, hiçbir suçu olmayan bir çocuk, ayaklarıyla iniyor ve asker alıyor, darbediyor; günlerdir hastanede yaşam savaşı veriyor, beyin kanaması geçirdi. 13 yaşındaki bir çocuk kameraların önünde kaldırılıp yere çakıldı. Hangisinden bahsedelim biz? Hangisinden bahsedelim ki utanasınız siz, hangisinden bahsedelim?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Tamamlayacağım Sayın Başkan, tamamlayacağım.

BAŞKAN - Buyurun.

VEYSAL TİPİOĞLU (Kocaeli) - Utanacak birisi varsa sizsiniz utanacak. Utanılacak bir şey yapmadık biz.

ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Bingöl) - Siz bunların hepsine "Yok." dediniz "Yok." Bunların videolarını, hepsini size izleteceğim.

BAŞKAN - Sayın Hülakü...

ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Bingöl) - Bu videoların hepsini size izleteceğim.

BAŞKAN - Sayın Hülakü, Grup Başkan Vekiliniz konuşuyor.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Kars) - Suruç'ta, Genel Başkanımızın olduğu yerde plastik mermi sıkıldı, gaz atıldı ya!

Biz şimdi yaşadıklarımıza, gördüklerimize, belgeli işkenceye mi inanalım yoksa sizin buradaki yalanlarınıza mı inanalım? Hangisine inanalım? Ya, Diyar Koç'u çok merak eden AKP vekili varsa şurada Kampüs Hastanesinde yatıyor, Sincan Kampüs Hastanesinde, gitsin ziyaret etsin! Ha, onu yapmak istemiyor mu, arasın Adalet Bakanına sorsun "Genel durumu neymiş, başına ne gelmiş?" diye. Yeter ama yeter!

Bu ülkede işkence hep vardı, hâlâ işkence var; sistematik ve işkence bir zihniyet sorunu. Kürt'e gelince, solcuya gelince, kadına gelince, muhalife gelince işkence yapmayı kendisine hak gören bir iktidar anlayışı var. İşte, biz bu anlayışa karşı mücadele ettik, bundan sonra da edeceğiz, o kadar! (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)