GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:50
Tarih:22.01.2026

SİNAN ÇİFTYÜREK (Van) - Sayın Başkan, sayın vekiller; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tarihte hiçbir medeniyetin, hiçbir uygarlığın, hiçbir dinin, hiçbir milletin kültüründe, savaş hukukunda esir aldığı bir kadını tecavüz ederek öldürmek yoktur; esir aldığı bir kadını önce saçını kesip sonra öldürerek kestiği saçını arkadaşına gülerek, sırıtarak hediye etmek yoktur ya da esir aldığı kadınları pazarlarda dizi dizi 5-10 dolara satmak yoktur ama maalesef, bu selefi cihadist -alçaklar diyeyim ben, dedim ya, hiçbir dinde, kültürde, millette olmayan- bir uygulamayı kadınlara reva görüyorlar. Ben kendi adıma -üç yıldır buradayım- beklerdim ki özellikle dün Ezidi kadınlara yapılan, bugün şu anda devam eden, kadınlara sözünü ettiğim uygulamalara ilişkin AK PARTİ Grup Başkan Vekilleri Sayın Zengin, Sayın Şahin, MHP Grup Başkan Vekili Sayın Kılıç, onlara nasıl bakarlarsa baksınlar, hangi ön takıyla -tırnak içinde- "terörist" mi derler, ne bileyim, "bölücü" mü derler "düşman" mı derler ne derlerse desinler onunla birlikte "Biz bu uygulamaya karşıyız, bunu lanetliyoruz." demelerini bekliyordum, bekliyoruz da şu anda. Hakikaten, çok aşağılık bir uygulama biliyor musunuz? İnsan bunu tarif edemiyor. Doğrudur, dünyanın çivisi çıktı, sadece bu meselede değil birçok meselede dünyanın çivisi çıktı. Zaten özellikle 1990'dan sonra az çok bir denge olan sosyalist sistemin yıkılmasıyla birlikte tek yanlı, Batı'nın egemen olduğu dünya, malum vahşi kapitalizmdir. Hukuksuzluk hukuk, kuralsızlık kural hâline getirildi ve bu devam ediyor. Önce nerede uygulandı bu? Son otuz yıldır Güneybatı Asya'da, sonra Kuzey Karadeniz'de, sonra kısmen Kuzey Afrika'da, şimdi Latin Amerika'da devam ediyor. Şu anda ise yüz yıl önce halkların iradesine rağmen çizilen sınırlar yani Skyes-Picot'u, yine kendi çıkarları doğrultusunda egemen güçler, küresel ve bölgesel aktörler Skyes-Picot'u formatlarken halkların iradesine rağmen yapıyorlar. Ne yaptılar? Ne oldu 7 Ekim 2023'te? Yol verdiler, sonrası malum biliyorsunuz, kurgulandı o; onun üzerinde daha önce ayrıntılı durmuştum, şimdi üzerinde durmayacağım. O bir plandı zaten, bir provokasyondu, yol verdiler.

Dolayısıyla, esas Gazze meselesine geleceğim, zaman daralıyor. 29 Eylül 2025'te Washington'da Trump, yanında Netanyahu 20 maddelik bir plan açıkladı değilim mi? Özeti neydi? Gazze. Tabii, Gazze'yle birlikte aynı zamanda yıkılan Lübnan, Yemen, Suriye ve benzeri bunların yeniden inşa edilmesi. İki, bu süreci yönetecek olan güya teknokrat, apolitik bir komite oluşturacak, bu yönetecek, üstelik bunun içerisinde de İngiltere'nin eski Başbakanı Tony Blair bulunacak ki bu apolitik yani. Bu komiteyi kim yönetecek, bunu kim yönlendirecek? Trump'ın başkanlığında bir barış komitesi yönetecek, Türkiye de onun için yer alıyor. Şimdi, demişler ya: Kartallı Kazım Kurtuluş Savaşı'ndan önce de bahçıvandı sonradan da bahçıvandı. Dün Gazze ve benzeri yerleri yıkarken savaş sanayi kazandı, savaş tekelleri kazandı, yıktılar. Modern silahları denediler değil mi insanların canı üzerinde? Bugün inşaat sektörleri kazanacak. Burada Sayın AK PARTİ Grubuna soruyorum: Bir, hani Netanyahu katildi? Hani savaş suçlusuydu? Hani siz, uluslararası hukuka götürmüştünüz, Lahey mahkemesine götürmüştünüz? Şimdi, onunla aynı komitede yer alıyorsunuz. Onunla Trump'ın başkanlığında aynı komitede yer aldınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

SİNAN ÇİFTYÜREK (Devamla) - Acaba bu yer alışınız -soruyorum ben- sırf Kürt şeyini görmesin, kaybetsin, özerkliği tasfiye olunsun diye verilen bir taviz mi? İkincisi, acaba inşaat pastasından pay almak mı? Tekrar soruyorum: Çünkü sabah akşam, son üç yıldır "savaş suçlusu" dediniz, Lahey'e götürüldü, bunun başını Türkiye çekti Güney Afrika'yla birlikte. Dolayısıyla çağrım şudur benim tekrardan bütün kadın vekillere: Bu yaşanan vahşete ilişkin bir söz kurmalarını bekliyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum, sağ olun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)