GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:50
Tarih:22.01.2026

MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; emeklilerimize verilecek o sadaka gibi zammın görüşüleceği 7'nci maddede yoklama istediğimizde bir AKP'li milletvekilinin burada olmadığı hâlde varmış gibi pusula vermiş olmasını, sahtekârlığa başvurmuş olmasını bir kez daha buradan biz de Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak kınıyoruz. Biz burada sorumlu davranmak, milletvekili olmanın vakarına uygun davranmak zorundayız ve her birimiz aslında millete karşı görevimizi en iyi şekilde yapmakla sorumluyuz. Tabii, bu kaygı nereden kaynaklanıyor? Gerçekten anlatmakta zorluk çekiyorlar, mahcuplar, anlatamıyorlar çünkü emekliye layık gördükleri âdeta bir sadaka. Birkaç örnekle bu konuyu Genel Kurulun gündemine tekrar getirmek istiyorum çünkü Türkiye'nin gündemi şu anda bu. 17 milyona yakın emekli, onların eşleri, torunları, çocukları yani 86 milyon Meclise bakıyor; Meclis, milletvekilleri benim için ne yapıyor, "Bu sefalet ücreti düzelsin." diye kim uğraşıyor, kim mücadele ediyor, kim kulağının üstüne yatıyor, gecenin bir vakti bu yasayı alelacele kim geçirmeye çalışıyor; bunu izliyor.

Değerli arkadaşlar, bakın, sadece, günlük 35 lira artış yapacağız, 7'nci madde buydu. Diyanetin belirlediği fitre günlük 240 lira, Diyanet diyor ki "Fitre 240 lira olmalı." Siz veriyorsunuz 35 lira; bunu kabullenmeyin, buna itiraz edin. Bin lira veriyoruz değil mi her bayramdan önce? İlk gündeme geldiğinde, 2018'de bin liraydı, Diyanetin kurban kesim ücreti 800 liraydı; emekli gidiyordu, kurbanını kesiyordu. Şimdi, 4 bin lira oldu ama Diyanetin kurban kesim ücreti 13.600 lira; emekli o kurbanın budunu alamıyor, budunu ve şimdi, dönüyorsunuz "Biz emekliyi enflasyona karşı ezdirmedik." diye sözler söylüyorsunuz; biz de isyan ediyoruz, biz de bunu kabullenemiyoruz ve kabullenmeyeceğiz. Bakın, iki basit örnek daha vereyim. Bilindiği gibi ben bir göz doktoruyum. Emekliler ne yapar? Maaşıyla ne yapar emekli? Emekli uzağı, yakını görmez, gözlük ihtiyacı olur; o 20 bin lira verdiğiniz emekli eşiyle gitse gözlük alsa, bir yakın, bir uzak gözlüğü alsa bir gözlük için şu anda 3 bin lira, 5 bin lira hatta birilerinin, sizinkilerin belki daha pahalı marka gözlükleri vardır; 100 bin liraya, 200 bin liraya gözlük var. Doğru mu? Öyle. Mesela, Ali Bey'in gözlüğünün markası nedir, merak ediyorum.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Sizinkine para yetmez.

MURAT EMİR (Ankara) - Benim gözlüğüm yok dikkat ettiyseniz.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Sizin arkadaşlarınızın...

MURAT EMİR (Ankara) - Şimdi, bakın, devlet, Sosyal Güvenlik Kurumu -kemerlerinizi bağlayın, sıkı oturun yani dinleyin bunları, dinleyin, dinleyin- bir gözlük için 100 lira veriyor; 100 lira çerçeve için, cam için 30 lira veriyor; çerçeveyi üç yılda bir yenileyebiliyorsunuz, üç yılda bir yenilemek için de numaranızın gerçekten 0.50 diyoptriden fazla değişmiş olması gerekiyor. Ya, bakar mısınız; o emekli amcam, teyzem bir gözlük alamıyor arkadaşlar, bir gözlük alamıyor. Mesela, emekli ne yapar? Kulağı az duyar, emeklinin işitme cihazı ihtiyacı olur değil mi? Türkiye'de 3 milyon vatandaşımızın işitme cihazı ihtiyacı var. Bir işitme cihazı için verdikleri para 4 bin-7 bin lira arasında, normalde verilmesi gereken ama baktığınızda 30 bin, 100 bine kadar gidiyor işitme cihazları yani işitme sorunu olan emekli bir amcam gittiği zaman cebinden sırasında 20 bin, 30 bin, 40 bin lira vermek zorunda; bu insafsızlıktır, bunu yapmayın.

Biz ne öneriyoruz? Biz açıkça öneriyoruz, beğenmiyorsanız siz yazın getirin. Biz diyoruz ki bir defa, emekli maaşları arasında bir adalet ihtiyacımız var, bir adalet sağlamalıyız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MURAT EMİR (Ankara) - Yani baz ücreti artırdınız ama olması gerektiği gibi primini yatırmış, 9000 gün prim yatırmış, yüksekten prim yatırmış, "İleride rahat ederim." düşüncesiyle emek vermiş emeklimiz de hakkını alamıyor, oradaki adalet de bozuldu.

Bakın, bir defa, 3 grup emeklinin de baz maaşını, temel maaşını 20 bin lira yapalım, sonrasında işçi ve BAĞ-KUR emeklisi için 8.327 liralık seyyanen zam yapalım, hepsine. Böylelikle adaleti de sağlarız; en düşük maaş 28.327 lira olurken şu anda 25 bin lira alan da 33.327 lira alır, adaleti sağlarız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MURAT EMİR (Ankara) - Toparlıyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MURAT EMİR (Ankara) - Memur emeklileri için de yapılacak şey; göstergeyle yani 15.965 rakamıyla aylık katsayısını çarpalım, 22.157 lirayı bulalım, bunu da o 20 bin liralık kök maaşa ekleyelim ve memur emeklimizin en düşük maaşı 42.157 lira olsun; bunu yapalım arkadaşlar.(CHP sıralarından alkışlar)

Son olarak, bir konu var, çok önemli, değinmekte yarar var. Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ediyoruz, kaygıyla takip ediyoruz. Orada Alevilere dönük, Kürtlere dönük, başka gruplara dönük, bizim asla kabullenemeyeceğimiz insanlık dışı zulümler yapıldığına dönük bilgiler geliyor, belgeler geliyor, resimler geliyor, feryatlar geliyor. Bir defa, şunu açıklıkla söylemek gerekir: Orada Kürtlerin, Alevilerin veya başka grupların sadece insan olmalarından kaynaklı olarak bütün insan haklarının korunması her birimize düşen bir ödevdir. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkanım, çok önemli.

Hemen toparlıyorum.

BAŞKAN - Buyurun, son dakikayı veriyorum.

MURAT EMİR (Ankara) - Ama onlar aynı zamanda bizim kardeşlerimiz ve akrabalarımızdır. Dolayısıyla bize daha çok görev düşüyor. Değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti'ne düşen, bir ve bütün Suriye'nin anayasal bir çatı altında, demokratik bir siyasi zeminde, herkesin hakkının korunduğu, barış içinde yaşayacağı bir devlet oluşumuna katkı vermektir, bu nedenle de sorumlu ve yapıcı davranmalıdır ve Türkiye Cumhuriyeti böylesine insanlık dışı saldırıların yapılmasına engel olacak kudrettedir, o kapasitededir, o cesareti ve kararlılığı da göstermelidir.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)