| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 21.01.2026 |
ŞERAFETTİN KILIÇ (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 7'nci maddesi üzerine grubumuz adına söz aldım. Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Dün bağımsızlığımızın sembolü ay yıldızlı bayrağımıza Suriye sınırında yapılan çirkin saldırıyı kınıyorum. Failler hak ettikleri şekilde cezalandırılmalı, benzer provokasyonlara karşı gerekli önlemler mutlaka alınmalıdır.
Değerli milletvekilleri, bugün bu kürsüden bir zam oranını değil bir zihniyeti konuşmak zorundayız. Kanun teklifinin 7'nci maddesiyle en düşük emekli aylığı 20 bin liraya çıkarılıyor. Çoğu büyük şehirde 20 bin liraya kiralık ev bulamıyorsunuz. Emeklilerimize bunu reva gören zihniyeti reddediyoruz. Lafa gelince oldukça iddialısınız "Güçlü Türkiye" "Türkiye Yüzyılı" "Şahlanıyoruz." gibi ifadeler kullanıyorsunuz, milletin sofrasından alım gücünden, sokaktaki yoksulluktan haberiniz yok anlaşılan; sahadan tamamen kopmuşsunuz. Ama gerçek şudur: Açlık sınırı 30 bin lirayı geçmişken 20 bin lira iyileştirme değil, sefaletin adıdır. Bu ülkede emekli için refah talebi artık bir lüks olarak algılanıyor, emeklilere "Nefes alsın yeter." diyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Bakın, tabloyu somut konuşalım: Bu ülkede yaklaşık 16,5 milyon emekli var. Bu insanlar bu devlete yıllarca prim ödedi, vergi verdi, çalıştı, üretti ama bugün gelinen noktada gelecek kaygısı yaşayan milyonlarca emekli sesini duyurmaya çalışıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Sadece gençler değil, emekliler de gelecek kaygısıyla yaşıyor. Genç "İş bulabilecek miyim?" diye kaygılı, emekli "İşe geri dönmek zorunda kalacak mıyım?" diye kaygılı, genç "Hayat kurabilecek miyim?" diyor, emekli "Hayatta kalabilecek miyim?" diyor. Bu tablo sosyal devletin iflasıdır.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin güçlü olduğunu söylüyorsunuz ama bugün bu güç emeklinin sofrasına hiç uğramıyor. (YENİ YOL sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Faize gelince kaynak var, 2026 bütçesinde 2 trilyon 742 milyar lira faiz ödemesi var; geçilmeyen köprüye, gidilmeyen otoyola gelince kaynak var; yüz milyarlarca lira garanti ödemesi var; makam araçlarına, temsil ağırlamaya, betona gelince kaynak var ama emekliye gelince "20 bin lira yeter." diyorsunuz. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Faize saniyede 87 bin lira ödeyen bir iktidarın emekliye ayda 1.061 liralık artışı reva görmesi ekonominin konusu olmaktan çıkmış, ahlaki bir sorun hâline gelmiştir. Bu bir tercihtir ve siz emekliden yana değil ranttan yana, faizden yana, israftan yana tercihte bulunuyorsunuz. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar) Biz buna itiraz ediyoruz çünkü mesele sadece para meselesi değildir; bu bir hak meselesidir, bu bir emek meselesidir, bu bir adalet meselesidir.
Bir de işin kök aylık oyunu var. Kök aylıkları yükseltmek yerine hazineden tamamlama yapıyorsunuz. Bu ne demek, biliyor musunuz? Yarın zam yaptığınızda milyonlarca emekli kâğıt üzerinde zam alacak ama cebine tek kuruş girmeyecek; bu, emeklinin bugünüyle birlikte yarınını da gasbetmek demektir. Üstelik prim adaletini de yerle bir ediyorsunuz; 3600 gün prim ödeyenle 9000 gün prim ödeyenin aynı maaşa mahkûm edildiği bir sistem çalışmayı cezalandıran, adaleti yok eden bir sistemdir.
Saadet Partisi olarak buradan açıkça söylüyoruz: En düşük emekli aylığı açlık sınırının altında olamaz, emekliye refah payı verilmek zorundadır, kök aylıklar şeffaf biçimde yükseltilmelidir, prim adaleti mutlaka sağlanmalıdır. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar) Bunlar hepimizin beklentisidir ki başlatmış olduğumuz imza kampanyasına 1 milyon 300 binden fazla vatandaşımız imza vererek destek oldu. Yirmi yıldır "millet iradesi" diyorsunuz; işte, milletin iradesi ortada.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ŞERAFETTİN KILIÇ (Devamla) - Tamamlıyorum Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun.
ŞERAFETTİN KILIÇ (Devamla) - Gelin, bu taleplere kayıtsız kalmayın ki biz de samimi olduğunuza inanalım. Unutmayın, güçlü Türkiye, gerçek güçlü Türkiye köprüyle, betonla, faiz rakamlarıyla, sloganlarla değil; emeklinin, işçinin, gencin huzuruyla ölçülür. Milletimiz insan onuruna yaraşır bir yaşamı hak etmektedir. Bu millet neciptir, bu memleket zengindir. Adaletin gözetilmediği, emeğin hiçe sayıldığı bu zulüm düzeni Allah'ın izniyle mutlaka değişecek ve milletimiz hak ettiği adil düzene ve saadete kavuşacaktır.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)