GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:49
Tarih:21.01.2026

SİNAN ÇİFTYÜREK (Van) - Sayın Başkan, sayın vekiller; doğrusu, şu anda ekonomiyle ilgili konuşmayı havsalam almıyor benim. Gündüz kaldığım yerden devam edeceğim. Orta Doğu'da 1 taşı oynatırsan 40 taş yerinden oynar; bu hele Kürt meselesiyse 80 taş oynar demiştim, oynamaya başladı bile.

Şimdi, teyit edilmesi gereken iki haber var doğruysa eğer. Birincisi, Amerika Irak'la anlaşmış, 7 bin IŞİD tutuklusunu Irak'a devredecekmiş; 150'sini göndermiş diyorlar, geri kalan 7 bini de gönderecek. Ayrıca, Irak'a bağlı El Keremo Mahallesi'nde DAİŞ hilafet ilan etmiş. Şimdi, geçmişte DAİŞ'in nasıl Bağdat ve Musul kapılarına dayandığını... Bağdat'ta 7 bin tutukluyu barındıracak olan bir güvenlik kapasitesinin olmadığını -hele hele DAİŞ söz konusu olduğu zaman- bölgesel, küresel denklemler eğer bir hareketlenmeyi gerektiriyorsa söz konusu olan bu 7 bin tutuklunun nasıl Bağdat ya da Musul'a döneceğini ileriki günlerde göreceğiz.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sayın Başkanım, ben duyamıyorum; çok ses var, duyamıyoruz.

SİNAN ÇİFTYÜREK (Devamla) - Dolayısıyla, şimdi buradan özellikle bu Afrin, Rojava ve Kobani üzerine birkaç şey söylemek istiyorum. Dört günlük ateşkes ilan edildi fakat düşük yoğunluklu savaş devam ediyor ve özellikle Kobani'ye dönük olarak kuşatma sürüyor. Yine, gelen haberler Savunma Bakanlığının sınıra yığınak yaptığı yönündedir. Tabii, niçin yığınak yapıyor; yığınak doğru mu, değil mi onu da bilmiyorum ama Kobani meselesi... Kobani ile Suruç, Kamışlı ile Nusaybin, İslâhiye ile Afrin ve Ceylânpınar ile Serekaniye; bunlar ayrılmaz bir bütündür. Bu tarafın başı ağrırsa öbür taraf bunu hisseder. Dolayısıyla, dileriz, Kobani'de bir katliam yaşanmaz.

Şimdi, tam da buradan İran'a geliyorum, hani sözünü ettim ya, bu DAİŞ militanları şeye devrediliyor ve tam da özerklik üzerine, Kürt özerkliğinin kuşatılması üzerine Mukteda es-Sadr'ın, Şia liderinin ne yaptığını... Bir çağrı yaptı, bir feryat dile getirdi, dedi ki: "Ya, siz ne yapıyorsunuz? Siz bu kemeri ortadan kaldırıyorsunuz, sünnistan kurulacak iki yakada. DAİŞ zaten bu yani Sünni devleti, Irak Sünni İslam devleti işte." Şimdi, sözünü ettiğim, teyit edilmeyen iki haberi bu gözle değerlendirmenizi isterim.

İran meselesiyle ilgili birkaç şey söylemek istiyorum: İran; coğrafi olarak, kültürel olarak, felsefi olarak bölgenin en derin felsefi ve kültürel coğrafyası, politik olarak ise en dinamik halkı. Bizim Halkın Fedaileri bize "Biz sizin üzerinizde üçüncü '...'(*) yapacağız." derlerdi yani onlar "devrim" derler "..."(*)'a.

Şimdi, bu son direniş, son ayaklanma 1979'u hatırlattı. Neydi 1979? Humeyni geldiği zaman halk, göstericiler sadece gündüz değil gece de sokaktaydılar yani polis geceyi de kaybetmişti. Bu kez, ilk defa -şimdi geri çekilse bile bu dalga- gündüz olduğu gibi gece de sokaklara hâkim oldular. Bu krizin temelinde birden fazla etken yatıyor. Nedir bu etken? Onarılması çok zor, hele ambargo altında giderilmesi zor olan bir ekonomik kriz var. İki: Kürt halkının, Beluci halkının karşılanması mümkün olmayan bu sistem tarafında özgürlük talebi var. Kadınlar, malum, artık asla ve asla bu teokratik rejimin dayatmalarını kabul etmeyecekler. Temel hak ve özgürlükler açısından ise gençler zaten ayakta. Dolayısıyla İran rejimi, emin olabilirsiniz, uzatmaları oynuyor, çöküşünü uzatıyor. Nedir bu çöküş? Bakın, çöküşleri nasıl uzattığını size birkaç örnekle sadece sunayım, zaman dar.

Bir: Düşünebiliyor musunuz, İran rejimi, Amerika "Siz bana karışmayın, ben idam yapmayacağım." diyor; geldiği nokta bu. Geldiği nokta ne? Pers milliyetçiliğini İslam'la kamuflaj ediyor ya da içi boş olan bir antiemperyalizmle halkın tepkisini sindirmeye çalışıyor; geçti onlar. İran'ın yaşadığı sancı şudur: Rejim uzatmaları oynuyor fakat halk, muhalefet yeterince örgütlü değil; dolayısıyla teokratik rejim ile Şah'ın otokrasisi arasında sıkışmış durumda, monarşisi arasında sıkışmış durumda; 3'üncü alternatifi yaratabilmiş değil, arayış bu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

SİNAN ÇİFTYÜREK (Devamla) - Eğer Kürt halkı gene İran muhalefetiyle kalıcı bir ittifaka yönelirse, eğer İran muhalefeti sözünü ettiğim açmazda 3'üncü seçeneği yani demokratik bir alternatifi üretebilirse, emin olabilirsiniz, şimdi geriye çekilen dalga dipten gelen daha güçlü bir tepkiyle yeniden gündeme gelecek ve Şia rejimi gidecektir -ne derler- İran teokratik rejimi aşılacaktır.

Gündüz söylemiştim, burada hepimizin üzerinde düşünmesi gereken şey şudur: "Sırf Kürt kaybetsin de kim kazanırsa kazansın." siyaseti üzerine Türkiye'nin bir daha derin derin düşünmesi lazım. Bir kez daha, 7 bin DAİŞ tutuklusunun Irak'a sevkiyatının Irak'ta yol açacağı infial, yol açacağı bölgesel altüst oluşlar üzerinde hepimizin durması lazım çünkü bölge istikrar değil istikrarsızlık üzerine yürüyor, bunu sürdüren güçler de istikrara değil istikrarsızlığa oynuyor.

Sağ olun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)