GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:49
Tarih:21.01.2026

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

248 sayılı Kanun Teklifi'nin 6'ncı maddesi üzerinde söz aldım. Yine, bir torba kanun... Ya, çorba yapmaktan siz herhâlde bıkmadınız. Maalesef, bu torba kanunda da bu ülkeye yıllarca emek vermiş, alın teri dökmüş ve hepimizin bu koltuklarda oturmasına vesile olmuş 16,5 milyon emekliyi açlık sınırında bırakıyoruz.

Hiç mi vicdanınız yok değerli arkadaşlar, hiç mi vicdanınız yok? Bakın, hepiniz kafayı kapatmışsınız masalara, düşünüyorsunuz. Ya, kafanızı kaldırın, elinizi vicdanınıza koyun, bir defa bu ülkeye emek koyan emeklilerimiz için elinizi kaldırın ve onların emekli maaşına, bütün emeklilerimize gereken desteği sağlayalım, onları mutlu edelim. Onları çocuklarının, torunlarının ellerinden tutup markete, manava gitmelerini gönül rahatlığı sağlayalım. Ama nerede, nerede? Bugün Cumhurbaşkanı grup toplantısında söyledi ki gram yok oynama zaten kanun teklifi nasıl geliyorsa o şekilde buradan geçiyor. Bakınız, Anayasa'da yer alan sosyal devlet ilkesi devre dışı bırakılıyor bununla, yaşlılık, malullük, ölüm aylığı alan emeklilere ve hak sahiplerine yapılan ödemeyle en düşük aylık 20 bin liraya çıkarılıyormuş. Ya, emekliye avucunu yalatanlar işverene ise kapıları sonuna kadar açıyor.

Yine, bakınız, en düşük aylığı 16.881 düzeyinden 20 bin liraya çıkartıyoruz. Ya, bunu başarı olarak gösteriyorsunuz, ayıptır, günahtır, o insanlara buradan bir vefa örneğimizi hep beraber gösterelim, birlikte bunu başarılım arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

Yine, bakınız, size bir Nasrettin Hoca fıkrası anlatayım. Nasrettin Hocayı biliyorsunuz, göle maya çalma gibi bir şey yapıyordu ama Nasrettin Hoca iyi niyetli bir çaba gösteriyor ama sizin maya ise bozuk maya arkadaşlar, kötü niyetlisiniz, art niyetlisiniz sizin mayanız tutmaz. Emeklinin kök aylıklarını değiştirmeden neyi değiştireceksiniz arkadaşlar? Öncelikle kök aylığı değiştirmeniz lazım, onu iyileştirmeniz lazım. Kamuflaj yapmayı sizler beceriyorsunuz. Bütçede istenirse kaynak var arkadaşlar ama amaç işte istemek. Birilerine buluyorsunuz ama bu ülkenin emeklilerine geldiği zaman kapılar kapalı. Artık vicdanınıza ses verin, torunları olan o dedeleri sevindirin diyorum.

Yine, bakınız, 2002 yılı ortalamasında emekli aylığı asgari ücretin yüzde 122'siyken şu anda yüzde 78'e düşmüş. Ortalama en düşük emekli memur maaşı 2002 yılında asgari ücretin 2 katı iken şu anda binde 9'a düşmüş. Bunu kim yaptı dersiniz? AK PARTİ yaptı, AK PARTİ, evet. (CHP sıralarından alkışlar)

Teklifin 6'ncı maddesine geldiğimizde maalesef son dakikada yine pakete bir şey attınız ve inanın ben beklerdim ki emekliler için o pakete bir uygulama yapınız. Ama siz ihale alan işverenlere; Sayın Grup Başkan Vekilimiz de sordu; onların, o işçilerin, kamudan iş almış bu işçilerin kıdem tazminatlarını neden siliyorsunuz? Neden siliyorsunuz? Neden siliyorsunuz? Soruyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Ama emekliye geldiği zaman yok, emekliye para yok, burada 60-70 milyar liraya yakın bir parayı -birden yok- siliyorsunuz. Ya siz kimin vekillerisiniz? Siz kimin vekillerisiniz? Merak ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Ben emeklinin, işçinin, memurun, esnafın vekili olarak buradayım. Ya emekli için bir şey yok, işçi için bir şey yok, çiftçi için yok, esnaf için yok. Kim için var? Bir avuç işveren için, bir avuç zengin için. Artık bundan düşün diyoruz arkadaşlar. Bakın, gerekçe olarak şunu söylüyorsunuz: 2004 yılında yürürlüğe giren 6502 sayılı Kanun'da hizmet alım ihaleleri kapsamında işverenler tarafından kamuda çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarını ödeme sorumluluğu kamu idarelerine bırakılıyormuş. Ya siz neden üzerine alıyorsunuz? Adam iş yapmış, para kazanmış, o çalıştırdığı işçinin kıdem tazminatını vermesi lazım. Neden siz onun hakkını alıyorsunuz üzerinden ki? Çok mu zenginsiniz? O zaman zenginseniz gidin emekliye verin, esnafın BAĞ-KUR'unu karşılayın. (CHP sıralarından alkışlar) Ama yok, çiftçiye yok, esnafa yok, emekliye yok. Arkadaşlar gidiyorsunuz, gidiyorsunuz, artık bu yanlıştan dönün. Bir defa da bu ülkenin gerçek sahipleri için elinizi kaldırın.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Bu ülkenin gerçek sahibiyiz...

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Elinizi kaldırın Özlem Hanım.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Biz bu ülkenin gerçek sahibiyiz. Biz bu ülkenin gerçek sahibiyiz.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Siz bir defa bu ülke için yıllarca emek koyan, alın terini döken o emeklilere sahip çıkın.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Biz çıkıyoruz zaten, biz çıkıyoruz, biz çıkıyoruz.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - O emekliler bir manavın önünden -torununun tutmuş elinden- geçerken kafasını yana çeviriyor, utanıyor çünkü çocuğu, o torunu oradan bir muz ister, bir portakal ister, alamazsa ne yapacak? Benim dedem rahmetli, bizi kahve önünde gördüğünde "Gel torunum." diyordu, markete götürüyordu, oradan istediği alıyordun, oradan çıkıyordun ondan sonra. Nerede o dedeler? Maalesef, o dedeleri unutturdunuz. Onun için bu kanun teklifinden bu maddeyi çekin çünkü bir defa da emekliler için iş yapın.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Bu madde tamamen sakıncalı madde. Birilerine yardım sağlıyorsunuz, birilerine peşkeş çekiyorsunuz. Peşkeş çekmeniz gereken kim, bilir misiniz? O emekliler. O 60-70 milyar lirayı gelin, emeklilerin ikramiyelerine verelim, maaşlarını artıralım, hep beraber buradan mutlu çıkalım. Birazdan 7'nci maddede, emekli maaşını belirleyecek maddede merak ediyorum, kimler el indirecek, kimler kaldıracak? Biz muhalefet milletvekilleri olarak emeklilerin yanındayız, emeklilerin yanındayız, emeklilerin yanındayız ama kimin emeklilerin yanında olmadığını birazdan hep beraber göreceğiz diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)