GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:49
Tarih:21.01.2026

HÜSMEN KIRKPINAR (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, kanun teklifi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Temel kanun diye getirilen aslında bu torba kanun teklifi alelade bir düzenleme değil bu iktidarın vatandaşına bakış açısını, halkı bütçede bir yük gören o kibir ve vicdan tutulmasının kanıtıdır.

Değerli milletvekilleri, parlattığınız TÜİK rakamları emeklinin mutfağında tütmeyen ocağına, içine et değil dert düşen tenceresine çarptığı an hükmünü kaybediyor. Eğer bu ülkede bir ceza kesilecekse o ceza emekliyi açlığa mahkûm edip rakamlarla cambazlık yapan bu ekonomi yönetimine kesilmelidir. Sizin "Rasyonel ekonomi." dediğiniz şeyin özeti rakamlarla yalan söyleme sanatıdır. Sayın Bakan göreve geldiğinde rasyonalite vaadetmişti peki rasyonalite bunun neresinde? "2025 enflasyon tahminî önce yüzde 15." dendi sonra her fırsatta yükseltildi, yıl bittiğinde ise iktidarın kendi kurumu bile yüzde 30'u geçmek zorunda kaldı. Bu sadece bir hesap hatası değildir, bu emeklinin cebinden her ay çalınan kiradır, ısınma bedelidir, ilaç parasıdır. Bağımsız kuruluşlar gerçek enflasyonun yüzde 56 olduğunu haykırırken aradaki o yüzde 26'lık devasa fark kimin kasasına gidiyor?

Değerli milletvekilleri, aziz milletimizin adına soruyorum: Açlık sınırının 30 bin lirayı geçtiği bir ülkede emekliye bunun tam 10 bin lira altını reva görmek hangi vicdana sığar? Üstelik bu rakamı 2026'nın ortasına kadar sabitleyerek emekliyi önümüzdeki beş ay boyunca bugünün yoksulluğuna hapsediyorsunuz. Bu modern zamanın açlıkla terbiye eğitim politikası. Hangi büyükşehirde 20 bin liraya ev kiralanabiliyor? Emekli barınsın mı yoksa karnını mı doyursun? Siz "Kaynak yok." derken aslında "Önceliğimiz millet." diyorsunuz. 2010 yılında emekli maaşlarının millî gelirdeki payı yüzde 6,8'ken bugün neden yüzde 6,1'e geriledi? "Türkiye büyüyor." diyorsunuz, övünüyorsunuz, madem büyüyoruz, bu büyümeden emekliye neden sadece sefalet payı düşüyor?

Değerli milletvekilleri, kaynağın nerede olduğunu biz çok iyi biliyoruz. Enerji ihalelerindeki usulsüzlüklerin bu devlete yirmi yıllık faturası tam 53 milyar dolardır. İmtiyazlı bir e-ticaret devinin 1,5 milyar dolarlık borcunu bir kalemde sildiniz. Köprülerden, otoyollardan geçmeyen araçlar için yandaşlara ödediğiniz garantilerin maliyeti 10 milyar dolar; işte, emeklinin hakkı olan para buradadır. Mesele para yok değil meselesi değildir; para kimin cebine gidecek tercihidir. 2002 yılının bir emekli maaşı asgari ücretin yüzde 22 üzerindeydi, bugün ise asgari ücretin yüzde 22 altına düşmüş durumda yani emekliyi sistemin en altına, en çaresiz tabakasına itmek için özel bir çaba sarf edilmiş. Emeklileri inşaat iskelelerinde, pazar artıklarında rızkını ararken gördüğünüzde hiç mi içiniz sızlamıyor? Sizin "Türkiye Yüzyılı" dediğiniz manzara işte tam olarak budur.

Değerli milletvekilleri, emekli maaşı bir sosyal yardım değildir. Emekli maaşı bu milletin yaşlısına olan namus borcudur, kazanılmış bir haktır. Biz, İYİ PARTİ olarak, emekliyi bu sefalet baremine sabitleyen, yoksulluğunu kanunla tescilleyen bu adaletsiz düzeni reddediyoruz. Siz sadece rakamlarla pembe tablolar çizmeye devam edin. Biz, sokaktaki yangının, pazardaki feryadın, emeklinin sessiz çığlığının sesi olmaya devam edeceğiz, bu ekonomik tasfiye harekâtına geçit vermeyeceğiz, hakkı teslim edene kadar susmayacağız.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ PARTİ, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)