GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:49
Tarih:21.01.2026

SEYDİ GÜLSOY (Osmaniye) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; sizleri, aziz milletimizi ve ekranları başında bizleri izleyen Osmaniyeli yiğit hemşerilerimi saygıyla selamlıyorum. Yozgat Milletvekilimiz Sayın Süleyman Şahan'la birlikte teklif sahibi olduğumuz Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine söz almış bulunmaktayım.

Görüşmekte olduğumuz kanun teklifi, Anayasa Mahkemesi kararlarının gereğinin yerine getirilmesi, hukuki belirliliğin sağlanması, sosyal devlet ilkesinin güçlendirilmesi ve ekonomik istihdama yönelik politikaların desteklenmesi gibi çok boyutlu ve sistematik bir amaç çerçevesinde hazırlanmıştır. Teklifin ana yapısını 3 temel konu oluşturmaktadır: Birincisi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrası ortaya çıkan hukuki boşluğun giderilmesi ve idaredeki uygulamalardaki tereddütlerin ortadan kaldırılmasıdır. İkinci boyutu, sosyal politikalar ve istihdam destekleri yoluyla vatandaşlarımızın refahının korunması ve artırılmasıdır. Üçüncüsü ise Türkiye Varlık Fonunun hukuki ve idari yapısının hem Anayasa Mahkemesi kararına hem de piyasa ekonomisinin gereklerine uygun şekilde yeniden netleştirilmesi ve stratejik kurumlarımızın küresel rekabet gücünün artırılmasıdır. Bu çerçevede, teklif, kamu personel rejiminden emeklilik ödemelerine, asgari ücret desteğinden medya hizmetlerine, ulaştırma, denetim yetkisinden Türkiye Varlık Fonunun denetim ve tabiiyet rejimine kadar geniş bir düzenleme alanını kapsamaktadır.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; teklifimizin ilk ve en önemli ayağı hukuk devletinin temel taşı olan belirlilik ilkesidir. Anayasa Mahkemesi son dönemde verdiği kararlarla bazı yasal düzenlemelerin çerçevesinin daha net çizilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Biz de bu iradeye uygun olarak gerekli adımları atıyoruz, maddeyle aday memurların güvencesi üzerine düzenleme öngörüyoruz. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki "memuriyetle bağdaşmayacak durumlar" ifadesi ucu açık olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bu belirsizlik aday memurlarımız için de bir huzursuzluk kaynağı oluşturmaktadır. Yeni düzenlemeyle bu süreci tamamen disiplin cezası şartına bağlıyoruz. Aday memur temel eğitimde başarısız olursa, birden fazla uyarma, kınama alırsa veya aylıktan kesme gibi ağır bir ceza alırsa ancak o zaman ilişiğinin kesilmesi mümkün olacaktır. Böylece idarenin yorumlanabilir uygulamasının önüne geçiyor, liyakat ve disiplini açık kriterle bağlamış oluyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Devlet Memurları Kanunu'ndaki disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğrayacağı düzenlenmektedir. Teklif maddesiyle disiplin cezalarının yargı tarafından iptal edilmesi durumunda idarenin yeniden işlem yapma süreci netleştirilmektedir. Bu sayede zaman aşımı belirsizliği ortadan kalkmıştır; bir yandan disiplin cezası suçluları cezasız kalmıyor, diğer yandan kamu görevlilerinin süresiz bir soruşturma tehdidi altında kalmaları engellenmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2019 yılında 1.000 TL 'yle başlayan alt sınır aylık uygulaması bugün sosyal güvenliğin en önemli koruma kalkanlarından biri hâline gelmiştir. 2025 Temmuz ayında 16.881 TL olan bu rakam altı aylık enflasyon oranının üzerinde bir artışla yaklaşık yüzde 18,48 artırılarak 20 bin TL'ye yükseltilmektedir. Mevcut durumda 4 milyon 11 bin emeklimiz buradan faydalanırken, yapılan düzenlemeyle 4 milyon 917 bin kişiye çıkarmış bulunmaktayız.

Ülkemizde istihdamın artırılması, özellikle ekonomik durgunluk, doğal afet ve pandemi gibi olağanüstü dönemlerde mevcut istihdamın korunması için başvurulan temel politikanın başında mali destek programları gelmektedir. Bu kapsamda, kayıtlı istihdamın artırılması, kadınlar, gençler ve engelliler başta olmak üzere dezavantajlı grupların iş gücüne katılımının desteklenmesi hedeflenmektedir. Bu amaçlar doğrultusunda işverenler ve sigortalılar için çok sayıda sigorta prim teşviki, destek ve indirim mekanizması hayata geçirilmiş olup söz konusu uygulamalar etkin bir şekilde sürdürülmektedir. İşverenlerimizin üzerindeki mali yükü azaltmak ve kayıtlı istihdamı korumak için 2016 yılından beri uyguladığımız asgari ücret desteğini bu yıl da yüzde 27 oranında artırarak 1.270 TL olacak şekilde uygulamaya koyuyoruz. Bu teşviklerin her biri uygulandığı dönemde amacına başarıyla hizmet etmiş, çalışanlarımızın istihdamda kalmalarını ve yeni istihdam alanlarının açılmasına imkân sağlamıştır. Ülkemizin ekonomik kalkınma hamlesinin lokomotifleri olan Türkiye Varlık Fonu ve İstanbul Finans Merkezi'yle ilgili düzenlemeler bu teklifin önemli maddelerindendir. Türkiye Varlık Fonu ve iştiraklerinin denetim yapısını daha öngörülebilir hâle getiriyoruz. Fon ve bağlı şirketler özel hukuk hükümlerine tabi olarak ticari esnekliklerini koruyacak ancak bağımsız denetimin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı denetim elemanları ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonuyla denetim altına almaya başlıyoruz. Bu hem küresel piyasa için güven verici bir adım hem de millî servetimizin yüksek standartlarla koruması demektir. Türkiye Varlık Fonu şirketleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na ve kendi özel mevzuatına tabi olduğu açıkça belirtilmektedir. Böylelikle, Anayasa Mahkemesinin özellikle vurguladığı hukuki rejime ilişkin genel çerçeve net bir şekilde çizilmiş bulunmaktadır.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Türkiye Varlık Fonuna ilişkin bu düzenlemeler hukuki belirliliği sağlayan, denetimi daha açık hâle getiren ve kuruluşların stratejik yatırım misyonunu koruyan bir yapıyı tesis etmektedir. Kanun teklifinin bir diğer maddesiyle İstanbul Finans Merkezi kapsamında katılımcı belgesi verme yetkisi yönetici şirkete devredilmektedir. Bu düzenleme sayesinde ülke ekonomisine önemli katkılar sunan İstanbul Finans Merkezi'nin işleyişine operasyonel hız ve esneklik kazandırmış bulunmaktayız. Başvuru ve değerlendirme sürecinin daha etkin ve verimli şekilde yürütülmesi amaçlanmaktadır. Yine, ülkemizde ihracatın artırılması, üretim kapasitenin güçlendirilmesi ve ihracatçı firmaların uluslararası pazarda rekabet gücünün korunması amacıyla dahilde işleme rejimi kapsamında uygulanan katma değer vergisi istisna süresini 31 Aralık 2030 tarihine kadar uzatmaktayız. Bu düzenlemeyle, ihracata yönelik üretim yapan firmalarımızın finansman yükünün azaltılması, maliyet avantajının sağlanması ve üretim süreçlerini kesintisiz bir şekilde devam ettirilmesi hedeflenmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Siber Güvenlik Başkanlığının idari kapasitesini güçlendirmek için bu yeni oluşturulan Siber Güvenlik Başkanlığına 3 adet başkan yardımcısı ataması yapılacak, bunun da sosyal ve idari haklarının düzenlenmesiyle ilgili maddeyi huzurunuza getirmiş bulunmaktayız.

Diğer bir taraftan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına verilen ve yasal boşluk olduğu belirtilen, günümüzde çok çok kullanılan skuter düzenlemesidir. Bu düzenlemeyle, sektörün yetki ve sorumluluklarının netleştirilmesi, etkin bir denetim mekanizmasının tesis edilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, paylaşımlı elektrikli skuter faaliyeti yürütmesine rağmen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yetki belgesi almayan işletmelere idari para cezası uygulanacaktır.

Benzer bir düzenlemeyle de RTÜK'ün izinsiz yayın yapan kuruluşlara karşı yaptırım yetkisini netleştirerek frekans kirliliğinin önüne geçiyor, maddeyle, karasal TV ve FM yayını yapan ve izinsiz verici tesis eden kuruluşların uyarıya rağmen izinsiz yayına devam etmesi durumunda adli para cezasıyla mühürleme işleminin uygulanması öngörülmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sunmuş olduğumuz kanun teklifi uygulamada karşılaşılan aksaklıkları giderirken vatandaşımızın ekonomik ve hukuki güvenliğini önceleyen reform hamlesidir. Öngörülebilir ve şeffaf bir Türkiye hedefimiz doğrultusunda hazırladığımız kanun teklifinin ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)