GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:49
Tarih:21.01.2026

CHP GRUBU ADINA BİLAL BİLİCİ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

2026 yılına girdiğimiz bu ayda ekonomik sıkıntılar tıpkı duvar gibi örülmeye devam etmekte. Bugün emekli 20 bin TL, asgari ücretli 28 bin TL, üniversite öğrencileri, genç kardeşlerimiz 4 bin TL KYK bursuna mahkûm ediliyorsa geldiğimiz nokta hüsrandır. Tablo apaçık ortadadır, hem emekli hem asgari ücretli hem de çalışan sınıf bu enflasyonist ortamda açlık ve yoksulluk sınırının altında ezilmektedir. Bugün burada vatandaşımızın, milletimizin dış dünyaya açılan son penceresinin de kapatıldığının altını çiziyorum. Nasıl kapatıldı? 7 Ocakta çıkan bir kararla yurt dışından yapılan küçük internet alışverişleri artık imkânsız hâle getirildiği neredeyse. Örnek verecek olursam tarihsel olarak 2009 yılında gümrüksüz alışveriş limiti 1.500 euroydu ama bu yasakçı anlayış, 2022 yılında bu limiti 150 euroya düşürdü. 2024'te ise 30 euroya düşürdü, ardından, bir de bunun içine kargo ücreti de dâhil edildi ama şimdi 2026 ocak ayına geldiğimizde limit sıfırlandı yani 1 euroluk alışveriş yapsanız dahi gümrük vergileriyle karşı karşıyasınız. Bundan dolayı ilk aşamada gümrüksüz alışveriş limitinin tekrardan 150 euroya çıkarılmasını talep ediyorum.

Neden bu karar alındı, diye sorgularsak ekonomik gerekçelerden bahsedilmekte. Tabii, bu ekonomik hatalara ve yanlışlara değinecek olursam şu örnekleri vermek istiyorum: Rahip krizi sonrası TL birkaç ay içerisinde yüzde 40 değer kaybetti. Bunu unutmayalım. Faiz inadı, yanlış ekonomik faturalar ve politikalar sonucunda Merkez Bankasının 128 milyar doları buharlaştı. Bunu unutmayalım. Deneme yanılma, ekonomik testler sonucu bunlar gerçekleşti. 19 Marttan beri yapılan hukuksuzluğun, milletimize faturası 150 milyar dolara mal oldu. Bunu da unutmayalım. O günkü adaletsizliğin yarattığı bu enkaz, şimdi vatandaşın 30 euroluk küçük alışverişiyle mi düzeltilecek? Bunu sormak istiyorum. Buna göz dikmek, buna tenezzül etmek ne kadar doğrudur, anlam veremiyorum. Diyorlar ki: "Yerli üreticiyi koruyacağız." Bunlar bahanedir, tıpkı soğuk savaş dönemi, 1980 öncesi duvarlar içerisine hapsedilen Türkiye'nin aynı günleri sahneye sürülmekte. Tabii, milletimiz o günlerde bu duvarları yıkmıştı, Başbakan Turgut Özal Türkiye'yi dünyaya entegre etmişti. Şimdi, görüyoruz ki bu duvarlar tekrar örülmekte.

Bugün gümrüksüz alışverişte yine yasakçı bir anlayışla karşı karşıyayız. Örnek verecek olursam, mesela, et kıyma makinesi yurt dışında 650 TL iken ülkemizde 3 bin TL'ye dayanmakta. Şarj kablosu "Type-C" kablo yurt dışında 150 TL civarındayken ülkemizde 1.600 TL'ye çıkmakta. Yine, gıda için vakum makinesi yurt içinde 14 bin TL'ye gelmişken yurt dışında ise 2.800 TL civarındadır. Bunun dışında fazlasıyla örnekler mümkün, verilebilir. Peki, vatandaş neden e-global sitelerine rağbet gösteriyor, keyfinden midir? Hayır, katiyetle değil. Tasarruf yapmak için, yüksek enflasyona ezildiği için, bu ürünlere erişemediği için, hatta ve hatta bu ürünleri yarı fiyatına, bir bölü üç fiyatına alabilmek için; kısacası, vatandaşın tenceresi kaynamadığı için, tenceresi boş olduğu için, hatta ve hatta tenceresinde taş kaynadığı için. Konteyner konteyner mal getirip bunları içeride 10 katına, 8 katına, 20 katına satan aracıları korumak yerine, milletin ucuz ürüne ulaşmasını engellemek anlamsızdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

BİLAL BİLİCİ (Devamla) - Unutmayın rekabet yoksa rehavet vardır. Ekonomi yüksek, dolaylı, indirekt gümrük duvarlarıyla değil, serbest piyasa ekonomisiyle, kalkınmacı üretim anlayışıyla büyür, vatandaşın 30 euroluk alışverişine göz dikerek ekonomiyi kimse kurtaramaz. Bunlar doğru değildir, bunlar ayıptır, yazıktır, günahtır ama şunu bilin ki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında siyasi olsun, ekonomik olsun tüm hürriyetler ve özgürlükler yeniden yeşerecektir.

Saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)